Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, taşınmazın arazi vasfı yerine arsa niteliğinde kabul edilerek emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesi sonrası bozulan karar üzerine yeniden verilen hükmün, fazla bedel iadesi talebiyle temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin taşınmazı arsa olarak kabul edip emsal karşılaştırmasıyla değer biçmesi, Yargıtay tarafından taşınmazın imar planı ve kullanım özellikleri göz önüne alındığında arazi niteliğinde olduğu ve net gelir yöntemiyle değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur; bozma sonrası yeniden yargılamada davanın kabulüne karar verilse de davacı idare, bilirkişi raporundaki hesaplama hataları ve fazla yatırılan bedelin iadesi talebiyle kararı tekrar temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9240 E.  ,  2026/2537 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/320 Esas, 2025/86 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 13 21... parsel sayılı taşınmazın 1.018,17 m²lik kısmının (ifrazen 13 21... parsel) kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelinin çok düşük olduğunu savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2022/269 Esas, 2023/188 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1499 Esas, 2023/1742 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı kapsamında olmadığı, 1/25000 ölçekli Çevre Düzenleme Planına göre bir kısmının tarım alanı, bir kısmının organize sanayi bölgesi alanı, bir kısmının ise DSİ Genel Müdürlüğü sulama alanı içerisinde kaldığı, yerleşim alanı dışında olup belediyenin hizmetlerinden faydalanmadığı anlaşıldığından arsa niteliğinde kabul edilemeyeceği, bu durumda arazi niteliğindeki davaya konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelirine göre değerinin tespit edilmesi gerekirken, taşınmazı arsa niteliğinde kabul edip emsal karşılaştırması yapmak suretiyle değer biçen geçersiz rapora göre hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 08.11.2022 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.03.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki payları oranında ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idarece fazla depo edilen 377.109,79 TL bedelin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından fazla depo edilen 377.109,79 TL bedelin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 377.109,79 TL bedelin işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.