Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararının istinaf mahkemesince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı idarece yol ve kaldırım yapımı amacıyla kamulaştırmasız fiilen el konulan taşınmazının bedelinin tahsili talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesi üzerine, bedel tespiti ve faiz oranı gibi konularda davacı, husumet ve bilirkişi raporu eksiklikleri gibi konularda ise davalı idare istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, emsal karşılaştırması ve husumetin doğru yöneltildiği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiş, ancak kamu düzeni gereği harç hesabındaki maktu yerine nispi harç alınması hatasını düzelterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmak suretiyle, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili yönündeki davanın kabulüne karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8919 E.  ,  2026/2534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/853 Esas, 2025/794 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/88 Esas, 2023/24 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4389 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile 42,77 m²lik kısmının davalı idare adına tapudan yol olarak terkinine, kalan 467,23 m²lik kısmının ise davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının çok düşük belirlendiğini, dosyaya sunmuş olduğu emsal taşınmaz satışlarının değerlendirme yapılırken dikkate alınmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışlarının uygun olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, tazminat bedeline el atma tarihinden itibaren en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı içinde kaldığını, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın kamulaştırılmasından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmaza el atma tarihindeki niteliği esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı, taşınmaza fiilen el atma tarihinin somut olarak belirlenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve el atma tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazınn imar durumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özelliğine göre bedelin uygun olduğu, davanın niteliği gereği bedele yasal faiz işletilmesinde ve taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından karar harcının nispi alınması gerekirken yazılı şekilde maktu alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "park ve yol" alanı olarak ayrılan taşınmaza yol ve kaldırım yapılması suretiyle 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmaya başlanıldığı gözetildiğinde, proje bütünlüğü gereği taşınmazın tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
4. Dava konusu taşınmazın imar planında park ve yol alanı olarak planlandığı, fiilen yol ve kaldırım yapılması suretiyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve proje bütünlüğü kapsamında hüküm kurulduğu gözetildiğinde, eldeki davaya 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.