Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf başvurularını inceleyerek bir sanık hakkındaki hükmü onamış, diğer sanık yönünden tekerrür uygulamasındaki hatayı bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan iki sanıktan ilki hakkında, sanık müdafiinin sanığın kandırıldığı, menfaat sağlamadığı ve zararı gideremediği yönündeki temyiz istemleri reddedilerek, hakkında kurulan hırsızlık hükmünün hukuka uygun bulunması nedeniyle onanmasına karar verilmiş; diğer sanık hakkında ise, diğer sanığın iftirası, beyan çelişkileri ve somut delil yetersizliği iddiaları içeren temyiz itirazlarının bir kısmı reddedilmekle birlikte, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında daha ağır ve kesinleşmiş eski bir cezanın esas alınması gerekirken, daha hafif bir cezanın tekerrüre esas alınmasının hatalı bulunması nedeniyle, hükmün bozulmasına ve bu hatanın yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/259 E., 2024/358 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın, diğer sanık ...’un malzemeleri taşımak için erken bir saatte yardım istemesinden şüphelenmediği, sanığın diğer sanık tarafından kandırıldığı, sanığın bu olaydan hiçbir menfaat elde etmemesine rağmen cezalandırıldığı, zarararı gidermek istemesine rağmen maddi imkansızlıklar nedeniyle gideremediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında şikâyetçilere ve katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...’ın temyiz isteminin diğer sanığın kendisine iftira attığı, diğer sanığın beyanlarında ciddi çelişkiler görüldüğü, hakkında somut delil bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı, diğer sanığın hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına nazaran sanığın beyanlarının nazara alınması gerektiği, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt hadden uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;Sanık hakkında İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/217 Esas, 2020/65 Karar sayılı ilamıyla verilen 5 ay 25 gün hapis cezası tekerrüre esas alınmış ise de, sanığın adlî sicil kaydına göre daha ağır cezayı içeren Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli ve 2010/124 Esas, 2012/188 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca verilen, 02.07.2014 tarihinde kesinleşen ancak suç tarihinde henüz infaz edilmemiş olan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2.maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan "İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/217 Esas, 2020/65 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması" şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine "Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli ve 2010/124 Esas, 2012/188 Karar sayılı ilâmındaki TCK'nun 142/1-b maddesi uyarınca verilmiş 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, ancak aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/217 Esas, 2020/65 Karar sayılı ilamıyla verilen 5 ay 25 gün hapis cezasına göre belirlenmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.