Yargıtay, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen istinaf kararını inceleyerek, konut dokunulmazlığı temyizini reddederken hırsızlık hükmünü tekerrür ve yargılama gideri düzenlemelerinde düzelterek onadı.
Özet: Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aldığı ceza, temyize kabil olmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz istemi reddedilirken; hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz incelemesinde, ikinci defa tekerrür hükümlerinin koşullu salıverilme süreleri ve yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsili konularında hukuka aykırılıklar tespit edilerek, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hataların düzeltilmesi suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/6223 E.  ,  2026/10892 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2513 E., 2023/3479 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyetine dair İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/2513 Esas, 2023/3479 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin mahkemeye yardımcı olmasına rağmen, lehine hükümlerin uygulanmadığı, mal zararının da oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
2- Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulandığı hüküm fıkrasına "04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına," cümlesinin yazılması; İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünde yer alan “...yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile Hazine adına irad kaydına," ibarelerinin çıkarılarak yerine, "...sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına," ibarelerinin yazılması suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.