Hırsızlık suçundan bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararında sanık müdafiinin gerekçesiz temyiz isteminin reddi ile katılan vekilinin temyiz talebi üzerine hükmün hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Sanık müdafiinin, yasal uyarıya rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmaması nedeniyle temyiz istemi usulden reddedilirken; katılan vekilinin, sanığın hırsızlık suçundan üst sınırdan cezalandırılması gerektiği yönündeki temyiz nedenleri, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden kurduğu mahkûmiyet hükmünün hukuka uygun bulunması ve gerekçedeki suç tanımına ilişkin maddi hatanın esasa etkili olmadığının tespiti üzerine yerinde görülmeyerek reddedilmiş, böylece bölge adliye mahkemesinin hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2833 E., 2021/679 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden mahkûmiyet kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaI) Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeBursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/2833 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Sanık müdafii tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 19.03.2021 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun gerekçe içermemesi sebebiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince sanık müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğ edilerek eksikliğin giderilmesine rağmen 08.09.2025 tarihinde sunulan temyiz dilekçesinin de ilk dilekçe ile aynı içerikte ve gerekçesiz olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, TCK'nın 62. maddesine göre indirim uygulanması şartlarının oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Mahkeme kararının gerekçe kısmında sanığın "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık" suçunu işlediğinin kabul edildiği yazılmış ise de yargılamada, sanığa 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinden ek savunma hakkı verildiği de gözetilerek, karar başlığında suç tanımının "Kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık" olarak belirtildiği ve hüküm kısmında da somut olayla uyumlu olarak 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesine göre uygulama yapıldığı anlaşıldığından, karar gerekçesindeki suç tanımlamasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu değerlendirilmiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan hüküm hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.