Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararını aleyhe temyiz olmaması nedeniyle onarken, mala zarar verme suçunda zamanaşımından düşme kararı vermiştir.
Özet: Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, mala zarar verme suçu yönünden 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek kamu davasının düşmesine karar verilirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık şartları oluşmamasına rağmen uygulanması bir bozma nedeni teşkil etse de aleyhe temyiz olmadığından, bu suçtan verilen mahkumiyet kararı onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/6151 E.  ,  2026/10756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/1033 E., 2026/189 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanığın üzerine atılı eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin, 05.05.2016 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 17.02.2026 olan karar tarihine kadar geçtiği nazara alınarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanığın, temyiz dışı sanık ... ile birlikte şikâyetçinin iş yerinden çaldıkları içecekleri tanık ....’ye satmak istedikleri sırada tanığın şüphelenerek sorması üzerine hırsızlık olayını öğrenerek polise haber vermesi neticesinde sanıkların yakalandığı, suça konu içeceklerin bir kısmının kolluk tarafından şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediği, kaldı ki sanık tarafından gerçekleştirilen herhangi bir rızai iade ve tazminin bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.