3402 sayılı Kanun kapsamında uygulama kadastrosu kaynaklı parsel yüzölçümü farklarının giderilmesine ilişkin davada, bir davalı aleyhine usulüne uygun dava açılmadığı gerekçesiyle verilen ilk kararın bozulması üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla düzeltme talebiyle dava açmış, komşu parsel maliklerini de davaya dahil etmiştir; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak ilgili parsellerin uygulama tespitlerini iptal edip alanlarını yeniden belirleyerek tapuya tesciline karar vermişse de, Yargıtay, hükme esas bilirkişi raporundaki bir kısım alanın devri için usulüne uygun dava veya müdahale talebi bulunmadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2024/4391 E.  ,  2026/2164 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/2 E., 2024/6 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... tarafından ve duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma isteminin davanın vasfı itibarıyla reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1560 parsel sayılı 912 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 15... parsel numarasıyla 798,11 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1558 parsel sayılı 928 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 15... parsel numarasıyla 949,04 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1559 parsel sayılı 960 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 15... parsel numarasıyla 928,27 m² yüzölçümlü olarak ve tapuda ; davalı ... İnce ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 160 parsel sayılı 2.840,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 2 15... parsel numarasıyla 2.791,45 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait ... Mahallesi eski 1560 (yeni 2 15... ) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, yeniden ölçüm yapılarak yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiş; bilahare, yargılama sırasında eski 1558 (yeni 2 15... ), eski 1559 (yeni 2 15... ), eski 160 (yeni 2 15... ) ve eski 158 (yeni 2 15... ) parsel maliklerini davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; şirkete ait dava konsu taşınmazı satın aldıktan sonra sınırlarını ölçtürüp buna göre sınırı tellerle ve ağaçlarla çevirdiklerini, uygulama kadastrosundan sonra da sınırdaki değişiklik nedeniyle bir kısım ağacın yerini değiştirmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli ve 2019/60 Esas, 2021/4384 Karar sayılı kararı ile, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 2 15... , 87, 88, 89... parsellerin uygulama tespitlerinin iptali ile 05.06.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun Ek-13'teki krokisinde; 2 15... parsel içerisinde (C) harfiyle mavi renkle gösterilen 15,84 m², 2 15... parsel içerisinde (F) harfiyle yeşil renkle gösterilen 22,71 m², 2 15... parsel içerisinde (H) harfiyle kırmızı renkle gösterilen 182,73 m² alanların, 2 15... parsele eklenmek suretiyle, 2 15... numaralı parselin 1.019,39 m² olarak tapuya tesciline, 2 15... parsel içerisinde (B) harfiyle mavi renkle gösterilen 11,90 m², 2 15... parsel içerisinde (E) harfiyle yeşil renkle gösterilen 26,34 m², 2 15... parsel içerisinde (G) harfiyle sarı renkle gösterilen 182,73 m² alanların, 2 15... parsele eklenmek suretiyle, 2 15... parselin 927,05 m² olarak tapuya tesciline, 2 15... parsel içerisinde (A) harfiyle mavi renkle gösterilen 13,58 m², 2 15... parsel içerisinde (D) harfiyle yeşil renkle gösterilen 24,95 m² alanların, 2 15... numaralı parsele eklenmesi, 2 15... parsel içerisinde (G) harfiyle sarı renkle gösterilen alanın, 2 15... numaralı parselden çıkarılması suretiyle, 2 15... parselin 844,30 m² olarak tapuya tesciline, 2 15... parsel içerisinde (A) harfiyle mavi renkle gösterilen 13,58 m², (B) harfiyle mavi renkle gösterilen 11,90 m², (C) harfiyle mavi renkle gösterilen 15,84 m²lik alanların, 2 15... parselden çıkarılması suretiyle, 2 15... parselin 2.750,13 m² olarak tapuya tesciline, 2 15... parsel içerisinde (D) harfiyle yeşil renkle gösterilen 24,95 m², (E) harfiyle mavi renkle gösterilen 26,34 m², (F) harfiyle yeşil renkle gösterilen 22,71 m² alanların, 2 15... parselden çıkarılması suretiyle, 2 15... parselin 2.974,32 m² olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.10.2018 tarihli ve 2019/60 Esas, 2021/4384 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.05.2021 tarihli ve 2019/60 Esas, 2021/4384 Karar sayılı ilamıyla "... dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ... tarafından 2 15... parsel aleyhine usulünce açılmış bir dava veya açılan davaya müdahale istemi bulunmadığı halde hükme esas bilirkişi raporunda (G) harfi ve sarı renkle gösterilen kısmın 2 15... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 2 15... parsel sayılı taşınmaza eklenmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle önceki bozma ilamında detaylıca açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... dava konusu parsellerin komşu 90 parsel sayılı taşınmaz ile geçerli sınır tipi ile sınırlandırılmasına rağmen pafta ve takeometrik ölçü değerleri ile uyumlu olmadığının tespit edildiği, yine dava konusu 87, 88... sayılı parsellerin tek parça iken 3 parçaya ayrıldığı, parseller arasındaki sınırın geçerli sınır olmasına rağmen ifraz krokisindeki cephe değerine uyulmaması nedeniyle farklılıkların oluştuğu, davalı 88 parsel sayılı taşınmaz malikinin yargılama sırasında müdahale talepli dilekçe sunarak davaya katıldığı anlaşılmış, bilirkişi raporunda kroki 7'de gösterilen düzeltme sınırlarına uyularak karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle, davacı ... ve asli müdahil-davalı ...'ın davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne ve kısmen reddine temyize konu 2 15... , 88, 89... parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline, 10.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda kroki 7'de yer alan düzeltme krokisi ve kroki 8'de yer alan düzeltme sınırları ve ortofoto çakıştırılmış görüntüdeki gibi 2 15... parselin 932,64 m², 2 15... parselin 928,04 m², 2 15... parselin 865,23 m² ve 2 15... parselin 2740,96 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... temyiz dilekçesinde; taşınmazının yüzölçümünde artma değil azalma olduğunu, davacı ile ortak sınırında lehine bir değişiklik olmadığını, tarafına husumet yöneltilmesini gerektirecek bir neden bulunmadığını, hükme esas kroki 7 ve kroki 8 deki tespitleri çelişen bilirkişi raporuna göre hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili olan şirkete ait 2 15... parsel yönünden usule uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, 2 15... parsel sayılı taşınmaz maliki ...'ın asli müdahale talebi ve bu yönde bir beyanı olmadığı halde asli müdahil olarak kabul edilmesinin ve müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, önceki bozma ilamında belirtilen aykırılıklar giderilmeden karar verildiğini, hükme esas bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve hükme elverişli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre davalı ...'ın aşağı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın UYAP sistemi üzerinden yapılan TAKBİS sorgulamasında 1/2 hissesinin 22.12.2016 tarihinde yapılan satış işlemi ile kayden ... adına intikal ettiği anlaşılmakta olup, dava konusu taşınmazda hisse satın alarak paydaş olan ... adına dava dilekçesi ekli, duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılarak, adı geçenin davadan haberdar edilmediği, davada taraf olarak yer alması sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca; 2 15... ve 88 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından, 2 15... parsel hakkında usulünce açılmış bir dava veya açılan davaya yöntemine uygun şekilde katılımları söz konusu olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince, 2 15... , 88 parseller sayılı taşınmazla 2 15... parsel sayılı taşınmazın sınırının, 2 15... parsel sayılı taşınmazdan, 2 15... ve 88 parsel sayılı taşınmazlar lehine ekleme yapılmak suretiyle belirlenmesi cihetine gidilmiştir.
Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince; bozma sonrası yapılan yargıla neticesinde, 2 15... parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ...'ın davaya asli müdahil olduğu kabul edilerek, 2 15... ve 88 parsel sayılı taşınmazların sınırı, 2 15... parsel sayılı taşınmazdan, 2 15... parsel sayılı taşınmaza ekleme yapılmak suretiyle belirlenmiştir.
Ne var ki; yargılama sırasında davalı ... tarafından asli müdahale dilekçesi verilmediği gibi, bu yönde herhangi bir beyanda da bulunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince duruşmada, davalı ...'a asli müdahale harcını yatırması için resen süre verilmesi üzerine, davalı tarafından sadece bu harcın yatırılmış olması, davaya usulünce müdahale de bulunulduğu anlamına gelmez.
Öte yandan; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğu halde İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2 15... ve 90 parsel sayılı taşınmazlardan davacıya ait 2 15... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gereken kısımların yüzölçümleri açıkça belirtilmeksizin doğrudan krokiye atıf yapılarak infazı mümkün olayacak şekilde karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yargılama sırasında hisse satın alarak 2 15... parsel sayılı taşınmaza paydaş olan ...'ın davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilini sağlaması için davacıya süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde ...'dan savunma ve delilleri sorularak, bildirme halinde delilleri toplanmalı, ayrıca 10.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 11. sayfasında yer alan "2 15... , 89... numaralı parsellerin düzeltme krokisi" alt başlıklı kroki 8'e göre, dava konusu 2 15... ve 90 parsel sayılı taşınmazlardan davacıya ait 2 15... parsel sayılı taşınmaza eklenecek miktarların belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmalı ve bundan sonra davacı taşınmazına eklenecek miktarlar açıkça belirtilmek suretiyle infazı mümkün olacak şekilde hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte acıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.