3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında Hazine ve asli müdahil idarenin kanal ve kamulaştırılan alanların parsel dışı bırakılması taleplerinin değerlendirildiği temyiz davası.
Özet: Davacı Hazine ve asli müdahil Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, uygulama kadastrosu sırasında bir taşınmaza dahil edildiğini ileri sürdükleri kanal ve kamulaştırılmış alanların tespiti harici bırakılması veya adlarına tescili talepli davasında, ilk derece mahkemesi, önceki bozma ilamı sonrası yaptığı yargılamada, taşınmazın tesis kadastrosunun 1974te kesinleştiğini ve kamulaştırma ile ifraz işlemlerinin uygulama kadastrosu sırasında henüz tamamlanmadığını belirterek, 22/2-a çalışmaları sonucu yapılan tespitin doğru olduğunu ve bir hata bulunmadığını gerekçe göstererek davanın reddine ve parselin uygulama tespiti gibi tesciline karar vermiş, bu karar davacı ve asli müdahil tarafından bilirkişi raporlarındaki eksiklikler ve kamu yararına aykırılık iddialarıyla yeniden temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/3828 E.  ,  2026/2165 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/102 E., 2024/79 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... Genel Müdürlüğü (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 142 parsel sayılı 14.950,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 31... parsel numarasıyla ve 14.634,93 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kanal ve kanal yolunun 1 31... parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, bu kısmın tespit harici bırakılmasını talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili İdarece kamulaştırılan alanın 1 31... parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, bu kısmın İdare adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tescil harici bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/65 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin ve asli müdahil ...'nin davasının reddine, 1 31... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.02.2019 tarihli ve 2016/5059 Esas, 2019/1222 Karar sayılı ilamıyla "...somut olayda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tesis kadastro tutanağı, tesis kadastrosu ölçü ve sınırlandırma krokisi, tesis kadastro paftası, tesis ve uygulama kadastrosuna ait hesap cetvelleri, ölçü cetvellerinin getirtilmediği; bilirkişiden yukarıda açıklandığı şekilde rapor alınmadığı, dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca uygulama paftası ile tesis fotogrametrik kadastral paftası çakıştırıldığından rapor içeriğinin denetlenmesinin mümkün bulunmadığı, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle belirtilen eksik belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınması, bundan sonra harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun 1974'te kesinleştiği, ... Müdürlüğü XXI. Bölge Müdürlüğünün 16.11.1992 tarihli ve 2471 sayılı krokili yazısı ile taşınmaz üzerine kamulaştırma şerhi konulduğu, bozma sonrası dosyaya celbedilen cevabi yazılara göre 1 31... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak yapılan ifraz işlemi sonrasında 1 31... ve 132 parsellere ayrıldığı, 1 31... parselin ... adına tescil edilerek kanal ve servis yolu niteliğinde aktif olarak kullanıldığı, 1 31... parselin ise davalılar adına kayıtlı parsel olduğu, dolayısıyla davacı Hazine ile asli müdahil ...'nin kanal ve servis yolu olarak tescil harici alan olarak bırakılmasını talep ettikleri alanın kamulaştırma neticesinde ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile tescil edilmiş olduğu, 22/2-a çalışmaları yapılırken henüz ifraz işlemi yapılmamış olduğundan doğru uygulama yapılarak kamulaştırmanın dikkate alınmadığı, tesis kadastrosunda 1/5000'lik pafta ile doğru bir şekilde kesinleşen eski 142 sayılı parselin sınır hatlarının 22/2-a çalışmasında doğru olarak ölçü ve sınırlandırma yapıldığı, 22/2-a çalışmalarında herhangi bir hatanın olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, 1 31... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve araştırma neticesi tanzim edildiğini, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile tanık beyanlarının hükme elverişli nitelikte olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; kamulaştırması ve ifraz işleri tamamlanmış dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma alanlarının ve vasıflarının korunarak yeni ifraz ve kamulaştırma gibi kamu zararına yer vermeyecek şekilde karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, yargılama sırasında 1 31... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma nedeniyle 12.09.2018 tarihinde ifraz edilerek 1 31... ve 132 parsellere ayrıldığı, 1 31... parselin 13.567,61 m² yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalı ... ve müşterekleri adına, 1 31... parselin 1.067,32 m² yüzölçümü ve kanal ve servis yolu vasfıyla ... adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, infazda tereddüte yol açacak şekilde dava konusu taşınmazın ifraz öncesi parsel numarasıyla uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde "... Mahallesi 1 31... parsel (eski 142 parsel) sayılı taşınmazın" ifadesinden sonra gelen "uygulama kadastro tespiti gibi tesciline" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "ifrazı sonucu oluşan 1 31... ve 132 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma sonucu oluşan yüzölçüm ve vasıflarıyla güncel tapu kaydında yazılı tapu malikleri adına tesciline" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.