Kadastro Mahkemesi Kararının Yüzölçümü ve Parsel Konumlarındaki Hatalar Nedeniyle Tavzih/Tashih Talebiyle Yapılan Temyiz İncelemesi
Özet: Kesinleşmiş bir kadastro mahkemesi kararının ardından, davacı vekili, hükmedilen 184, 208 ve 274 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinde tapulama tespit tutanakları ve fenni evraklarla uyumsuzluklar bulunduğunu, 208 parselde önemli bir eksilme, 274 parselde yanlış yüzölçümü ve 184 parselde artış ile terkin işlemine konu olamayacak bir yer değişikliği gibi çelişkiler olduğunu, ayrıca kararın ekindeki krokilerin koordinatsız olduğunu iddia ederek hükmün tavzih veya tashih edilmesini talep eden ek kararın temyiz edildiği belirtilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/328 E.  ,  2026/2160 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ : 01.10.2025
SAYISI : 2005/22 E., 2014/32 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar tavzih/tashih talep eden davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Tavzih/tashihi istenen Bismil Kadastro Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2005/22 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararı ile; kadastro sırasında vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilen 39,375 metrekare yüzölçümündeki 184 parsel, ... ve müşterekleri adına tespit edilen 196.849,73 metrekare yüzölçümündeki 208 parsel ve 69,250 metrekare yüzölçümündeki 274 parsel sayılı taşınmazlar hakkında; tespite esas vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı ve vergi kayıtlarının taşınmazlara ait olması halinde ise kayıt miktar fazlası üzerinde zilyetlik ile kazanım koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açan Hazine; tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 2 08... parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava açan davacılar ..., ... ..., ..., ... ve ...; tapu kaydı, vergi kaydı ve irsen intikale dayanarak dava konusu 208 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davaya katılan asli müdahil ... ve arkadaşlarının davalarına ilişkin olarak, davacı Hazinenin 2 08... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının asıl talep yönünden reddine, fer'i talep yönünden kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 274 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine, davacılar ...nin davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacılar ......, ..., ..., ... ve ...'nin davalarının reddine, katılan ... ve arkadaşlarının davasının reddine, dava konusu 208 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından 26.05.2014 havale tarihli rapor ve eki haritada (C) harfi ile işaretli 40.000 metrekare yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline, (D) harfi ile işaretli 39.500 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacılar ... murisi ...'nin Bismil Sulh Hukuk Mahkemesinin 1985/19 Esas, 1985/4 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adlarına, (E) harfi ile işaretli 102.875 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, 96.625 metrekare yüzölçümündeki 274 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 184 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 03.03.2014 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 11.107,98 metrekare yüzölçümündeki bölümün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından terkinine, (B) harfi ile işaretli 29.742,66 metrekare yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/1230 Esas, 2020/1189 Karar sayılı ilamıyla onanarak 01.04.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı ... vekili tavzih tashih dilekçesinde; Bismil Kadastro Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2005/22 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararında, 208 no.lu parsele yönelik hükümde kararın eki sayılan krokinin koordinatsız olduğunu ve ifraz edilerek (C) (40.000 metrekare), (D) (39.500 metrekare) ve (E) (102.875 metrekare) harfleri ile gösterilen kısımların toplam miktarının 182.375 metrekareye geldiğini, ancak tapulama tespit tutanağında ve fenni evraklarında 208 no.lu parselin toplam yüzölçümünün 196.849,00 metrekare olarak hesaplandığını, bu durumda 14.474,00 metrekarelik bir fark (azalma) oluştuğunu, 274 parsele yönelik hükümde yüzölçümün 96.625,00 metrekare yazıldığını, ancak tapulama tespit tutanağında ve fenni evraklarında 274 parselin toplam yüzölçümünün 69.625,00 metrekare olarak hesaplandığını, 184 parsele yönelik hükümde kararın eki sayılan krokinin koordinatsız olduğunu ve ifraz edilerek (A), (11.107,98 metrekare) ve (B), (29.742,66 metrekare) harfleri ile gösterilen kısımların toplam miktarının 40.850,64 metrekare geldiğini, ancak tapulama tespit tutanağında ve fenni evraklarında 184 parselin yüzölçümünün 39.375 metrekare olarak hesaplandığını, bu durumda 1.475,64 metrekarelik bir fark (artış) oluştuğunu, 184 parselin 3.253,20 metrekarelik kısmına ayırma çapı uygulanarak toplulaştırma dışında bırakıldığını, geri kalan kısmının tamamı toplulaştırmaya tabi tutularak 1 33... parsele gittiğini, parselin yerinde korunmadığını, dava konusu yerden yaklaşık kuş uçuşu 2000 metre güneybatı yönüne taşındığını, taşındığı yerin konumu itibari ile kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını, bu durumda terkin işleminin yapılamayacağını ileri sürerek, hükmün tavzih/tashihini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile "...hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevinin taşınmazların kadastro tespit tarihinden önceki durumu ile sınır olduğu, bununla birlikte hükmün temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği, kesinleşen bu hüküm ile taraflara haklar tanındığı, mahkemece tavzih yolu ile taraflara dava neticesinde tanınan hakların değiştirilemeyeceği, dosya kapsamında açık hesap ve yazı hatasının da bulunmadığı..." gerekçesiyle yasal şartları bulunmayan tashih ve tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin ek kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün yeterince açık olmayıp tereddütlü olduğunu, İlk Derece Mahkemece, adlarına tespit yapılan tarafların kullanacakları kısımların belirtilmesi, ifraz yapılması ve mağduriyet oluşmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğini, diğer yandan hüküm kesinleşmiş olsa dahi tavzih ve tashih talebinde bulunulabileceğini belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 04... . maddeleri gereğince hükmün tashihi veya tavzihi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan hükme esas bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların yüzölçümlerinin kadastro tutanağında yazılandan farklı olduğunun belirlenmesine ve buna göre hüküm kurulmuş olmasına, dava konusu 274 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen yüzölçümü 69.625 metrekare olduğu halde hükümde 96.625 metrekare olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğunun anlaşılmasına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi 01.10.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.