Yargıtay 11. Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdiği içtihat metni.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla yapılan temyiz incelemesinde; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, suçun tamamlandığı halde teşebbüs olarak kabul edilmesine rağmen aleyhe temyiz bulunmadığından onanmış, ancak resmi belgede sahtecilik suçundan ise dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28764 E.  ,  2026/6387 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2014/7 E. 2015/270 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 19.10.2008, 10.10.2008
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Sanık hakkında Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında "2008" olarak yanlış yazılan suç tarihinin, "10.10.2008,19.10.2008" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesinin ve sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın suça konu çeki ... Aş. Yetkilisi katılana vermek sureti ile menfaat sağladığının anlaşılması karşısında, nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek, suçun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 35 inci maddesi gereğince teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2) Sanık hakkında Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 10.10.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
11.06.2026 tarihinde karar verildi.