Özelleştirme kapsamında edinildiği iddia edilen, hazine adına orman vasfıyla tescilli eski fabrika arazisinin tapu iptali ve tescili davası uyuşmazlığı.
Özet: Bir şirket, özelleştirme yoluyla edindiğini iddia ettiği ve sehven Hazine adına orman vasfıyla tescil edildiğini öne sürdüğü bir taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir; davalılar, taşınmazın orman vasfında olduğunu, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve daha önceki benzer davaların reddedilerek kesinleştiğini belirtmişlerdir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın orman vasfında olması ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı şirket ise taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığı, ölçüm hatası olduğu ve kesin hüküm değerlendirmesinin hatalı olduğu iddialarıyla kararın bozulması için temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2146 E., 2024/931 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2015/215 E., 2021/92 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... Mahallesinde bulunan 1193 parsel sayılı 21.100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır.2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... Mahallesinde bulunan 1193 parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti başlangıçta İskenderun ... Fabrikalarına ait iken taşınmaz üzerinde fabrika tesislerinin inşa edildiğini, çimento fabrikasının özelleştirilmesi sonucunda 02.12.1992 tarihli hisse satış sözleşmesi ile şirkete ait tüm taşınmazların... Yardımlaşma ... Holding A.Ş ortaklığına devredildiğini, dava konusu taşınmazın İskenderun ...Sanayi Ticaret A.Ş tarafından kullanılmakla birlikte satış bedeli kapsamında İskenderun ... Fabrikaları A.Ş’ye ait taşınmazlar arasında yer aldığını, ancak taşınmazın sehven Hazine adına devredildiğini, ayrıca Hazine tarafından yapılan vasıf değişikliği sonucunda taşınmazın vasfının orman olarak değiştirildiğini, halen şirket kullanımında bulunan taşınmazın bir kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, bu nedenle İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/883 Esas sayılı dosyasında orman şerhinin kaldırılması istemiyle dava açıldığını, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2010 tarihli ve 2010/8657 Esas, 2010/12640 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapu kaydının cinsinin orman olduğu ve ormanla ilgili bir şerh bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğunu, bozma sonrası yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay tarafından onandığını, bununla birlikte Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen yazılarda dava konusu taşınmazın satış sözleşmesi kapsamında bulunduğunun ve satış bedelinin müvekkili şirket tarafından ödendiğinin bildirildiğini, ancak tapu kaydı üzerindeki istimlak şerhi nedeniyle devrin gerçekleştirilemediğini, taşınmazın bu nedenle sehven Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilli olduğunu, aynı taşınmaza ilişkin olarak İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/528 Esas, 2011/522 Karar sayılı dosyasında açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca taşınmazın tamamen orman ağaçlarıyla çevrili, sulak ve doğal niteliği korunması gereken bir alan olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfıyla tapuya kayıtlı olduğunu, bölgede yapılan orman kadastrosu sonucunda parselin bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını ve bu yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman vasfında olması, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunması ve bu yerlerin zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı gibi kamu yararı dışında irtifak hakkına da konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro haritasında orman sayılmayan alan içinde kaldığını, taşınmazın tamamen ölçüm hatası ile fenni ölçüm hataları düzeltilmeden sehven Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın özelleştirme kapsamında kendilerine ait bulunduğunu ve kesin hüküm meselesinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.