Yargıtay 8. Ceza Dairesi, çocuk mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmünün onanması ve bakanlık vekalet ücreti talebinin reddi.
Özet: Bir kişinin küçük yaştaki mağdureyi hürriyetinden yoksun bırakıp istismar ettiği ve gitmesini engellediği suçundan, Yargıtay bozma ilamı sonrası ilk derece mahkemesince verilen 6 yıl hapis cezasını, tüm delilleri değerlendirerek sanığın eylemi gerçekleştirdiğini ve hükmün hukuka uygun olduğunu tespit eden Yargıtay, sanık müdafiinin beraat talebi ile katılan bakanlık vekilinin vekalet ücreti talebini, bakanlığın katılımının doğrudan zarardan kaynaklanmadığını belirterek reddetmiş ve hükmü oy birliğiyle onamıştır.
8. Ceza Dairesi         2025/10357 E.  ,  2026/5488 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/553 E., 2025/203 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2016/397 Esas, 2018/251 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.07.2024 tarihli ve 2024/18451 Esas, 2024/5611 Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2025 tarihli ve 2024/553 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 3-f, 5, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
2. Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, somut delil bulunmadığına yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın yaşı küçük mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkin olarak,
1. Katılan ifadeleri, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın katılanı bakkalın arka odasına götürerek burada istismarda bulunduğu sanığın oğlunun olay yerine gelmesi üzerine eylemine son verdiği oğlu olay yerinden ayrıldıktan sonra gitmek isteyen katılanı kolundan tutarak gitmesini engellemeye çalıştığı olayda yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilini ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
 
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2025 tarihli ve 2024/553 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.