Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 6769 sayılı SMKnın 5/1(ç) maddesi uyarınca benzerlik gerekçesiyle reddedilen marka tescil başvurusunun iptali davasında tarafların ayırt edicilik iddialarını inceliyor.
Özet: Dava, davacının 16. sınıfta tescilini talep ettiği ... ibareli markasının, benzerlik gerekçesiyle 6769 sayılı Kanunun 5/1(ç) maddesi uyarınca reddedilmesi üzerine açılmış olup, davacı marka ailesi oluşturma amacı, görsel tasarımı ve uzun süreli kullanımıyla ayırt edicilik kazandığını, ortalama tüketici nezdinde karışıklık riski bulunmadığını iddia ederek ret kararının iptalini isterken, davalı taraf emtiaların aynı veya benzer olduğunu, ... ibaresinin markalarda birebir aynı şekilde yer aldığını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/198 Esas - 2026/19

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/198
KARAR NO : 2026/19
....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 09/05/2025
KARAR TARİHİ : 15/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin 1996 yılından beri kalite odaklı bir üretim anlayışıyla Türkiye’nin kâğıt sektöründeki dışa bağımlılığını azaltma misyonuyla .... çalışmaları ve önde gelen bilim kuruluşlarıyla yapmış olduğu iş birlikleri sayesinde sürekli olarak gelişen ve ilerleyen; endüstriyel ve kişisel kullanım kâğıt üreticiliği konusunda Türkiye’nin en büyük şirketi olduğunu, “...” ibaresinin 16. Sınıfta tescil ettirmek üzere başvuru yaptığını, marka başvurusunun 6769 sayılı SMK’nın 5/1(ç) hükmü gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili itirazının .... sayılı markalar olduğunu, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, yıllara yayılan tescil faaliyetleriyle “...” ibaresini çeşitli grafik formlarda ve farklı kelime kombinasyonlarıyla bir marka ailesine dönüştürdüğünü, uzun yıllardır anılan markasını çeşitli ibare ve sınıflarda tescil ettirerek kullanan müvekkilinin, ayırt ediciliği sağladığı markasının ilgili kanunun 5/1-ç maddesi uyarınca reddedilmesinin hatalı olup müvekkili şirketi zarara uğratabilecek mahiyette olduğunu, “...” gibi üç harfli kısa ibarelerin ayırt edicilik gücü, görsel yapı, stil, kullanım bağlamı ve pazar algısı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının, sade ve kurumsal grafik stilindeyken emsal markanın ya karikatürize yapıdadır ya da düz metin olduğunu, “...” ibaresi ortak unsur olsa da genel izlenimin (tasarım, hedef kitle, sunum şekli) tamamen farklı olduğunu ve ayırt ediciliği sağladığını, müvekkilinin ...kararına konu markasının bir seri marka oluşturma maksadı taşıması, ibareler ve hizmet verilen ürünler bakımından farklılıklar taşıması sebepleriyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını.... sayılı kararının iptali ile markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ret kararına mesnet markaların kapsamında yer alan emtialar ile aynı veya aynı türde olan malların başvuru kapsamında da yer aldığını, başvuruya konu işaret ile redde mesnet markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun da mevcut olduğunu, başvuru konusu markanın, siyah zemin üzerine beyaz renkte, “...” ibaresinden müteşekkil olduğunu, redde mesnet.... sayılı markanın beyaz zemin üzerinde yeşil renkte çerçevelenmiş “...” ibaresini içerdiğini, başkaca şekil unsurunun yer almadığını; ... sayılı markanın ise beyaz zemin üzerinde siyah renkte “...” ibaresinden müteşekkil olduğunu ve başkaca renk ve şekil unsuru ihtiva etmediğini, başvuruya konu işaret ile redde mesnet markaların asli ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bahse konu bu ibarenin markalarda birebir aynı şekilde yer aldığını, mevcut farklılıkların karşılaştırılan markalar arasındaki ayniyet veya ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelik taşımadığını, davacı vekilince dava dilekçesinde ....sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talep edilmiş ise de işbu talebin yasal dayanağı bulunmadığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, .... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu .... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER;
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun mutlak ret nedenlerini düzenleyen 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca; “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” marka olarak tescil edilemez. Madde metninde de belirtildiği üzere, bir marka başvurusunun 5/1(ç) kapsamında reddedilebilmesi için aşağıdaki koşulların ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Bunlar;
Önceki tarihli bir marka tescilinin ya da başvurusunun bulunması,
Karşılaştırılan markaların aynı olması veya
Karşılaştırılan markaların aynı olmasa da ayırt edilemeyecek kadar benzer olması,
Karşılaştırılan markalara ait mal veya hizmetlerin aynı veya aynı türdeki mal veya hizmet olması şeklindedir.
Emtiaların Aynı veya Aynı Tür Mal ve Hizmetler Olup Olmadığı;
Davacıya ait dava konusu marka başvurusu, 16. Sınıfta yer alan emtia bakımından tescil edilmek istenmiş olup, .... sayılı markalar, 16. Sınıf emtia bakımından tescilli olduğu,
Sonuç olarak, davacıya ait dava konusu marka kapsamında yer alan ve redde konu olan emtia, redde mesnet kabul edilen markalar kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı türdür. Dolayısıyla somut olayda reddedilen emtia yönünden sınıfsal ayniyet şartının gerçekleştiği,
Dava Konusu Marka Başvurusu ile Redde Mesnet Markaların Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Derecede Benzer Olup Olmadığı;
6769 sayılı SMK’nun 5/1-ç bendi ile aynı doğrultuda düzenlenen mülga 556 Sayılı KHK'nin 7/1-(b) bendi ile ilgili olarak .... tarihli kararında; “aynı olma” kavramını; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit vb. olmaları şeklinde tanımlamış, işaretlerin örneğin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakteri ya da tipini farklılaştırılması gibi değişikliklerin de "aynı" olma durumunu etkilemeyeceğini ifade etmiştir. Aynı kararda "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ise, “karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması sebebiyle aynı işaret gibi algılanmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır. Karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan fıkra uyarınca ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır. Bu bakımdan, bir ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut ise ... tarafından re'sen başvurunun reddine karar verilebilecektir.
Dava konusu marka başvurusu siyah arka plan üzerine beyaz renk ile küçük harflerle yazılmış "...” ibaresinden oluştuğu,
Dava konusu marka başvurusu, herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markasıdır.
Redde mesnet .... sayılı marka ise beyaz arka plan üzerine beyaz-yeşil renk ile yazılmış “...” ibaresinden oluşmaktadır. Markayı oluşturan kelime kavisli olarak yazılmış ve “O” harfinin içinde mavi renkli noktaya yer verildiği, marka kapsamında herhangi bir şekil unsuru bulunmadığı,
Redde mesnet diğer marka ise standart bir yazı karakteri ile siyah renkle yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, marka kapsamında başka bir unsur bulunmadığı,
Dava konusu marka başvurusu ve redde mesnet markalar, aynı kelime unsurundan oluşmakta olup, markalar kapsamında farklı bir kelime bulunmadığı, karşılaştırılan markaların tamamında tek kelime unsuru “...” ibaresi olduğu, benzer şekilde markalarda herhangi bir şekil unsurunun da bulunmadığı,
Markalar arasındaki tek fark, dava konusu markanın siyah-beyaz renkler kullanılarak, redde mesnet .... sayılı markanın ise yeşil-beyaz renkler kullanılarak oluşturulmuş olmasıdır. Redde mesnet ... sayılı marka ile dava konusu marka başvurusu arasındaki farklılık ise, dava konusu markanın siyah arka plan üzerine beyaz renkle, redde mesnet markanın ise beyaz arka plan üzerine siyah renk ile yazılmış olmasıdır. Bu farklılıklar karşısında, dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında aynılık bulunmadığı, fakat markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir işaretin diğerine ayırt edilemeyecek derecede benzer kabul edilebilmesi için markalar arasındaki farkların ilk bakışta görülemeyecek derecede önemsiz/küçük olması gerekir. “Karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan KHK'nin 7/1- (b) bendinde ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır.” ....
Karşılaştırılan markalar ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bakımından değerlendirildiğinde ise, redde mesnet kabul edilen markalar ile dava konusu marka başvurusu, “...” ibaresini aynen içermektedir. Aralarındaki tek fark, renk unsurudur. Bu farklılık, markaları görsel olarak ayırt edilebilir hale getirmemektedir. Markalar arasında, kelimelerin aynılığı, şekil unsurunun bulunmaması gibi hususlar benzerlik taşırken, markalar arasındaki tek farklılık, renk unsuru olarak tespit edilmiştir. Bu husus, markaları aynı olmaktan çıkarmakta, fakat markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak değerlendirilmesinin önüne geçememektedir.
Açıklanan nedenler çerçevesinde, markaların işaretsel bazda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının Önceki Tarihli Tescilli Markalarına Binaen Kazanılmış Hakkının Bulunup Bulunmadığı;
Davacının iddiaları kapsamında davacı adına kayıtlı önceki tarihli markalarının, dava konusu başvuruya müktesep hak oluşturup oluşturmadığı hususu incelenmiştir.
Yargıtay kararlarında kazanılmış hak sağlayan önceki markaların belirlenmesi yönünden bazı ölçütler getirilmiş ve getirilen bu kriterler güncel kararlarda da geçerliliğini korumuştur. Buna göre;
.... K. sayılı ilamda da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için şu üç koşulun birlikte bulunması gereklidir:
Kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması,
Karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması,
Yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması.
Dava konusu marka başvurusu 19.12.2023 tarihinde tescil başvurusuna konu edilmiştir. Davacının .... sayılı markalarının 16. Sınıfta tescilli olduğu, zira kazanılmış hak şartlardan biri “Yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması”dır.
Davacının önceki tarihli markaları incelendiğinde, “....” ibarelerinden oluştuğu, önceki tarihli markaların görselleri incelendiğinde, hiçbirinde “...” ibaresinin ön planda olmadığı, dolayısıyla önceki tarihli markaların esas unsurunun “...” ibaresi olmadığı, müktesep hakkın bir diğer şartı olan “Kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması” koşulunun, somut olayda bulunmadığı, dolayısıyla kazanılmış hak için aranan şartların, somut olay bakımından gerçekleşmediği, davacının önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı,
Netice itibariyle,
Dava konusu marka başvurusunun emtiaları ile redde gerekçe olarak kabul edilen markalar kapsamında yer alan emtianın aynı/aynı tür olduğu,
Dava konusu marka başvurusu ile redde gerekçe olarak kabul edilen markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu,
Kurumun vermiş olduğu kararın hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır