Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, borçlu tek ortaklı ticaret şirketinin ortağının vefatı ve mirasın reddi neticesinde oluşan organ eksikliği nedeniyle kayyım atanması kararı.
Özet: Davacı alacaklı, tek ortaklı davalı limited şirketin tek ortağının vefat etmesi ve mirasçıların mirası reddetmesi sonucu yönetim organından yoksun kalması nedeniyle, alacağının tahsili amacıyla şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etmiş; mahkeme, tüzel kişiliğin gerekli organlardan yoksun kalması durumlarında kayyım atanmasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu maddelerini esas alarak, şirketin yönetimsizliğini ve yasal temsilci eksikliğini değerlendirerek bir kayyım atanması gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine Mahkememize açılan "Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 12.01.2026 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Kayyumu talep edilen şirkettin, müvekkiline borcunun bulunduğunu, bu borç karşılığında müvekkiline çek verildiğini, Kayyumu talep edilen şirketin, müvekkiline olan borcunu ödemediğini, alacağını tahsil etmek amacıyla müvekkilinin alacaklı, kayyumu talep edilen şirketin ise borçlu olduğu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, Kayyumu talep edilen şirketin tek ortaklı limited şirketi olup şirketin tek ortağının ... olduğunu, şirketin tek ortağı olan ...'nin vefat ettiğini, ...'nin en yakın mirasçılarının da mirası reddettiğini, bu nedenle şirketi temsil edecek hiçbir yönetim organı, özel veya tüzel kişiliğin kalmadığını, şirketin tek ortağı olan ...'nin tüm mirasçıların mirası reddetmesi sebebiyle mirasın tasfiyesini sağlamak üzere Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile tereke temsilcisi olarak ...'ın atandığını, icra dosyası borçlusu olan şirketin tek ortağının ölmüş olmasından dolayı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesinin gerektiğinden; Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olan ... Ticaret Limited Şirketine temsil kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalının davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davalı şirketin ticari kayıtları ve Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne yönetim kayyımı atanması talebinde bulunduğu, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilen davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre şirketin tek kişilik limited şirketi olduğu ve şirket sahibi ile yönetim kurulu başkanının ... olduğu ve şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, ...'nin 30/01/2025 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçıları tarafından Konya .Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyasından mirasın reddi talebinde bulundukları, Mahkemece mirasın reddinin hüküm altına alınarak mirasın TMK'nun 612.maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, Yönetim kayyımı atanabilmesi için bir malvarlığının bulunması ve bu malvarlığının yönetimden yoksun olmasının gerektiği, bunun da gerçek kişilerde malvarlığını yöneten kişinin ölümü veya malvarlığını yönetmesinde engellerin ortaya çıkması, tüzel kişilerde ise organ eksikliğinin bulunması hallerinde ortaya çıkacağı, Anonim şirketlerde yönetim kayyumu atanmasına ilişkin 6102 sayılı TTTK'nun 530/1.maddesinde düzenlemenin bulunduğu, TTK'nun 530/1. maddesinde;"(1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir." şeklinde düzenlendiği, yine yönetim kayyumu atanacak hallerin TMK'nun 427. Maddesinde düzenlendiği, TMK'nun 427. Maddesinde; "Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar: 1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse, 2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa, 4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, 5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, mirasın reddine ve tasfiyesine ilişkin TMK'nun 612/1.maddesinde;"En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir." şeklinde, iflasa ilişkin düzenlemelirin yapıldığı 2004 sayılı İİK' nun 180. maddesinde; "Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur." şeklinde düzenlendiği, davalı şirketin temsile yetkili yönetim organı ve tek ortağı olan ... 'inin 30/01/2025 tarihinde vefatı nedeniyle organ boşluğunun olduğu, Konya Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyasından ... 'in terekesinin TMK'nun 612. Maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verildiği, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine ilişkin olarak Sakarya BAM 1. Hukuk Dairesi Başkanlığının 10/01/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamında;"....4721 s. TMK' nun 612. maddesinde; "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir." şeklinde, yine aynı kanunun 636. maddesinde ise; "Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır." şeklinde hüküm altına alınmıştır. 2004 s. İİK' nun 180. maddesinde; "Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenen, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır. Her ikisi de terekenin (mirasın) tasfiyesini amaçlamakla birlikte; "terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi" ve "terekenin resmen tasfiyesi" farklı kurumlardır. Her şeyden önce, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi İcra ve İflas Kanuna göre (İİK. m. 180; 208 vd); terekenin resmi tasfiyesi ise, Medeni Kanun hükümlerine göre (TMK m. 632-635) gerçekleştirilmek durumundadır. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından TMK'nun 605/1, 609. maddelerdeki prosüdüre uygun olarak mirası reddolunduğundan; burada uygulanacak tasfiye usulü, "terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi" usulüdür. İİK'nun 180. maddesi; reddolunan mirasın tasfiyesinin sekizinci bap (m. 208-256) hükümlerine göre; ait olduğu mahkemece yapılacağını hükme bağlamıştır. Öyleyse, mahkemece iflas masası teşkil edilip (m. 208), iflas dairesi oluşturulması, iflas dairesince tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılmasına karar verildikten (m. 208/3) sonra seçilecek tasfiye yöntemine göre gerekli işlemlerin yapılmasının izlenmesi, terekeye (masaya) dahil hiçbir malvarlığı bulunmaz ise, iflas dairesince tasfiyenin tatiline karar verilip, bu hususun ilan edilmesi (m. 217), bu ilanda tereke alacaklıları tarafından otuz gün içinde iflasa müteallik muamelelerin tatbikine devam edilmesinin istenmemesi halinde iflasın kapatılacağının açıkça yazılması (m. 217); en son olarak da yürütülecek işlemlerin sonucuna göre iflasın kapanmasına (m. 254) karar verilebileceği gözönüne alınmalıdır. Bu tasfiye, İcra ve İflas Kanunu'nun iflasa ilişkin hükümlerine göre yapılır." hükmünü içermektedir. Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde "iflas idaresi" yerine "tasfiye memuru" ve "Ticaret Mahkemesi" yerine "Sulh Hukuk Mahkemesi" geçmektedir. Tasfiye memurunun işlemlerine karşı yapılacak şikayetleri, sıra cetveline itirazları incelemek ve tasfiyenin son bulduğuna karar vermek sulh hukuk mahkemesine aittir. 4721 S.K. M.612/1, MK 636: En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiye edilmesinde, doğrudan doğruya iflâs hükümleri uygulanır. Zira, terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesini düzenleyen madde, İcra ve İflâs Kanunu’nda "Doğrudan Doğruya İflâs Halleri" başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrıca, terekenin tasfiye edilmesinde, adi iflâs yolundakine benzer bir takip aşaması ve bir yıl içinde iflâs davası açmasındaki gibi bir süre mevcut değildir." şeklinde kabul edildiği, TTK., TMK., İİK'nın yukarıda anılan hükümleri ile aynı nitelikteki Sakarya BAM . Hukuk Dairesi Başkanlığının 10/01/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde müteveffa ve davalı şirketin tek ortağı ve yetkili müdürü ...'nin vefatı nedeniyle terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesi nedeniyle terekesinin tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılmasına karar verildikten (m. 208/3) sonra seçilecek tasfiye yöntemine göre temsil edileceği, davalı şirketinde ...'nin terekesinin bir parçası olduğu bu hali ile davalı şirkete davacının yönetim kayyumu atanması talebinde hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın varlığının 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarından olduğu, HMK'nun 115. maddesi gereğince dava şartlarının varlığının davanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2026Başkan Üye Üye Katip * Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.