Yargıtay bozma ilamı sonrası uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde suç vasfı, etkin pişmanlık ve ceza tayini çelişkileri nedeniyle temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin, Yargıtayın önceki bozma ilamına rağmen istinaf mahkemesince yeniden kurulması ve bu yeni hükümlerin tekrar temyiz edilmesi sürecini incelemektedir; Yargıtay, bozma kararında bir sanık için eylemin uyuşturucu kullanmaya yardım niteliğinde olduğunu belirterek suç vasfında yanılgı bulunduğunu, diğer sanık için ise etkin pişmanlık, temel ceza ve zincirleme suç hükümleri ile tekerrür uygulamasında hatalar tespit etmesine rağmen, istinaf mahkemesinin her iki sanık hakkında da uyuşturucu ticareti veya bu suça yardım etme suçlarından yeniden hüküm kurarak cezalandırma yoluna gitmesi üzerine, sanıklar kararı delil yetersizliği, suç vasfı yanlışlığı ve ceza miktarındaki hatalar gerekçeleriyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1689 E., 2024/1597 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıErzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2020/134 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanıklar ve müdafileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve 2024/16183 Esas, 2024/7260 Karar sayılı kararı ile " Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSuçun işlenmesine yardım etmek eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 39 uncu maddesinin ikinci maddesinin (c) bendinde " suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" olarak asli sanığa yardım etmek olarak düzenlendiği, somut olayda; uyuşturucu madde kullanıcıları ... ve ....'nin beyanları, fiziki takip tutanakları, tape kayıtları dikkate alındığında, sanık ...'in, kullanıcı tanıkların isteği üzerine sanık ... ile görüştüğü, ...'tan kullanmak için uyuşturucu maddeyi alarak kullanıcılara verdiği, bu haliyle sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti eylemine değil, tanıkların uyuşturucu kullanma eylemlerine yardımcı olduğu anlaşılmakla; mükerrer yargılanmanın önlenmesi bakımından mahkemece sanık hakkında kullanıcı tanıklar ile birlikte uyuşturucu kullanmak suçundan açılmış dava olup olmadığı da araştırılarak, sonucuna göre Türk Ceza Kanunu 1 91... uncu maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek uyuşturucu madde ticaretine yardım etmek suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanık ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;1.Dosyada mevcut tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, Kriminal raporlar dikkate alındığında sanıklar ...'ın ve .....'ın eylemlerinin dosya kapsamı ile sabit olduğu ayrıca sanık ......'ın tevil yollu ikrarının bulunduğu bu nedenle sanığın diğer sanıkların isimlerini vermiş olmasının onların suçunun ortaya çıkmasına bir katkısının olmadığı anlaşılmakla; mahkemece sanık ... hakkında sanıklar...ve ......'ın eylemlerinin ortaya çıkmasına hizmet edecek beyanlarda bulunduğu gerekçesi ile uygulama koşulları bulunmadığı halde Türk Ceza Kanunu 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, 2. Hükmün gerekçe bölümünde sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği yazılmasına rağmen hüküm fıkrasında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, 3. Hükmün gerekçe bölümünde sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken Türk Ceza Kanunu 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasında 1/4 oranında artırım yapıldığı kabul edilmesine karşın, hüküm fıkrasında 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,4. Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/1689 Esas, 2024/1597 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 13... ay hapis ve 27.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 39/2-c, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, esrar yakalandığı halde tutanağa sentetik kannobinoid olarak yazıldığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın eylemle ilgisinin bulunmadığına,2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hatalı olduğuna, sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 39/2-c kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nun 1, 2, 6 ve 7 numaralı ara yakalamalara konu 24.12.2019, 24.12.2019, 09.03.20 20... .03.2020 tarihli olaylarda, sanık ...'in (7) numaralı ara yakalamaya konu 10.03.2020 tarihli olayda uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık ... YönündenYargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu itibarla; Dairemizin bozma ilamı üzerine, Mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının "bozmaya eylemli uyma" olarak kabulü ile Dairemizce yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçirilen maddelerin türü ve miktarı, hükme esas alınan arama ve el koyma tutanakları, tape kayıtları, araştırma tutanakları, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporu, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... YönündenAdli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçirilen maddelerin türü ve miktarı, hükme esas alınan arama ve el koyma tutanakları, tape kayıtları, araştırma tutanakları, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporu, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hükümde aşagıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.1. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 24.12.2019, 24.12.2019, 09.03.20 20... .03.2020 yerine 10.03.2020 olarak gösterilmesi,2. Sanık hakkında tayin olunan cezanın kazanılmış hak nedeniyle, "5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca 13... ay hapis ve 27.500 TL adli para cezası üzerinden infaz edilmesine" şeklinde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın neticeten 13... ay hapis ve 27.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARAR1. Sanık ... YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/1689 Esas, 2024/1597 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/1689 Esas, 2024/1597 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin çıkarılarak yerine 04.12.2019, 24.12.2019, 09.03.20 20... .03.2020 yerine 10.03.2020 yazılması, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün 6 no.lu bendinde yer alan" sanığın neticeten 13... ay hapis ve 27.500,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına", ibaresinin çıkarılarak yerine ''Bozma öncesi aleyhe istinaf bulunmadığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak hükümleri gereği, sanığa hükmedilen cezanın 3 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.