Uluslararası taşımacılıkta sürücü ihmaliyle beton santralinin hasar görmesi sonucu taşıyıcının zarardan sorumluluğu ve zamanaşımı itirazının reddi.
Özet: Davacı şirketin, beton santralinin uluslararası nakliyesi sırasında taşıyıcının alt yüklenicisinin şoförünün neden olduğu trafik kazaları sonucu oluşan hasarlar nedeniyle uğradığı tazminat ve masrafları talep ettiği, davalının zamanaşımı ve aracılık savunması yaptığı, ilk derece mahkemesinin kısmi ödeme nedeniyle zamanaşımını reddederek taşıyıcı olarak davalıyı şoförün ihmalinden sorumlu tuttuğu, ancak bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi sonucunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5571 E.  ,  2026/2453 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1247 Esas, 2025/1367 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/483 E., 2023/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Moldova Cumhuriyetinde faaliyet gösteren ... Şirketi arasında beton santraline ilişkin alım-satım sözleşmesi aktedildiğini, müvekkilinin de beton santralinin Ankara'dan Moldova'ya nakledilmesi için davalı şirket ile anlaştığını, müvekkilinin nakliye ücretini davalıya ödediğini, taşımanın davalı şirketin emir ve talimatı altında 27... plaka sayılı araçla gerçekleştiğini, araç şoförünün aracı önce bir elektrik direğine sürterek kazaya sebebiyet verdiğini, kesilen cezayı ödedikten sonra yola devam ederken virajı alamayıp aracın dorsesini kanala düşürdüğünü, kaza nedeniyle yükün alıcıya hasarlı bir şekilde teslim edildiğini, beton santralinin vaktinde nakledilmemesi ve nakil sırasında hasar görmesi üzerine müvekkili şirketin 23.06.2021 tarihinde ... Şirketi ile arabulucuk toplantısında anlaşarak ... Şirketi'nin 15.000,00 euro zararını tazmin ettiğini, ayrıca arabuluculuk toplantısında arabulucuya 5.933,00 TL, ... Şirketi vekiline de 500,00 euro vekâlet ücreti ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 875. maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun düzenlendiğini, taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden ... zararlardan sorumlu olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek müvekkilinin yaptığı 15.500,00 euro ve 5.933,00 TL tutarındaki ödemenin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlığa Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (...) hükümlerinin uygulanacağını, ...'nın 32. maddesi karşısında talebin zamanaşımına uğradığını, son kaza tarihi 14.01.2019 olup, bir yıllık sürenin 14.01.2020 tarihinde üç yıllık sürenin ise 14.01.2022 tarihinde dolduğunu, davacının, dava dışı şirket ile gerçekleştirdiği ara buluculuk görüşmelerinde müvekkiline haber vermediğini, kendi tek taraflı iradesini müvekkili şirkete yükleyemeyeceğini, zararın emtianın davacı tarafından belirtilen özellikleri taşamaması nedeniyle meydana geldiğini, taşımayı müvekkilinin gerçekleştirmemesi nedeniyle müvekkiline kusur da yöneltilmeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'nın 23/2 hükmü uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 21.12.2021 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 154. maddesi gereğince kısmi ödemenin zamanaşımını kestiği, zamanaşımı definin reddedildiği, rücuen tazminata konu davacıya ait beton santralinin 27... plaka sayılı araçla taşınırken meydana gelen trafik kazasında hasarlandığı ve dava konusu taşıma işinde davalı şirketin cevap dilekçesinde belirttiği üzere aracılık-tedarikçilik ettiği noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının 6102 sayılı TTK'nın 875. ve 879. maddeleri ile ... Konvansiyonu'nun 3. maddesi gereğince taşıma sırasında mallarının taşıyıcının ihmali nedeniyle hasar görmesinden dolayı taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu, nitekim taşıyıcının, çalıştırdığı kişi olan şoförünün ihmalinden dolayı iki kere trafik kazası yapması nedeniyle zikredilen hükümler uyarınca bu ihmali kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, bu kapsamda fiili taşıyıcı dava ihbar edilen dava dışı ... Lojistik iken uyuşmazlık davalı aracı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davacıya taşıma faturasının davalı tarafından kesildiği, taşıma bedelinin davalıya ödendiği, aldığı taşıma işini başka firmaya taşere etmesi veya yaptırmasının kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı, taşıma işini yapan ve bu kapsamda faaliyet gösteren bir şirketin malın gideceği yere güvenle ulaşması için trafik kurallarına riayet edecek şoförleri istihdam etmesi gerektiği, aynı güzergah içerisinde dosya kapsamında sabit olduğu üzere iki kere trafik kazası yapılmasının bu dikkat ve tedbirin gösterilmediği ve bu hususun pervasızca hareket olarak değerlendirilmesi gerektiği, çalışanlarının ihmalinden taşıyıcıların da sorumlu olacağı, bu nedenle sınırlı sorumluluk halinin istisnasının oluştuğu, bilirkişi raporuyla davacının üçüncü kişiye ödediği zararların piyasa rayiçlerine uygun olduğunun anlaşıldığı, ödeme dekontlarıyla sabit olan kısımlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 13.700,00 euro ve 5.933,00 TL tazminatın 28.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa uygulanması gereken ...'nin 32/1 hükmü uyarınca, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği, ancak bilerek kötü hareket veya Mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu sürenin üç yıl olduğu, bu sürenin teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren başlayacağı, dava konusu hasarın 14.01.2019 tarihinde tek taraflı bir trafik kazası sonucu meydana geldiği, bu kazanın öncesinde 28.12.2018 tarihinde ise, sürücünün emtianın yüklü olduğu aracı bir elektrik direğine sürttüğü, Mahkemece, davalı şirketin, aynı güzergahta iki kere kaza yapan bir sürücü seçiminde dikkatli ve tedbirli davranmadığı ve bu hususun pervasız bir hareket olduğunun değerlendirildiği, ancak dosya kapsamında, söz konusu kazaların sürücünün taksiri dışında bilinçli taksiri ya da kasti bir hareketi ile gerçekleştiği yönünde bir delil bulunmadığı, kaldı ki, sürücünün kendisinin de zarar görme ihtimalinin bulunduğu bir kazayı öngördüğü halde söz konusu bilinçle hareket ettiğinin söylenemeyeceği, böyle bir kazanın pervasız bir hareket olarak kabul edilemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2022/3253 E., 2023/6976 K. sayılı kararı ile 25.01.2023 tarihli, 2021/4749 E., 2023/525 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu hale göre, dava dışı sürücünün pervasız bir hareketi ispat edilemediğinden, taksirli olarak emtiaya zarar veren sürücü seçiminin de bilerek kötü hareket veya bilerek kötü hareket olarak kabul edilen bir kusur olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda dava konusu taşımaya dayalı olarak açılan eldeki davanın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığı, taşımaya konu emtianın 17.01.2019 tarihinde teslim edildiği sabit olduğuna göre, davaya konu talebin 17.01.2020 tarihinde zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın 14.03.2022 tarihinde arabuluculuk sürecini başlattığı, 07.04.2022 tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlenmesinden sonra 29.04.2022 tarihinde eldeki davayı açtığı, öncesinde davalı taraftan yazılı bir istemde de bulunmadığı, ...'nin 32/2 hükmü kapsamında zamanaşımı süresinin kesilmesinin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.