Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyetin, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması süreçleri sonrası olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle bozulup kamu davasının düşmesine karar verilmesi.
Özet: Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira suçun işlendiği 14.01.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar geçen sürede, taraflar arasında uzlaşma sağlanmış ve uzlaşma şartlarının yerine getirilmemesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bozulması gibi süreçlerdeki durmalar göz önünde bulundurulduğunda dahi, kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
11. Ceza Dairesi         2025/5119 E.  ,  2026/6307 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/361 E., 2025/141 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı "dolandırıcılık" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, sanığın uzlaşmaya konu toplam 14.150,00 TL parayı, 30.09.2018 tarihinden başlamak üzere birer ay arayla ve 19 taksitte ödemesi koşuluyla, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması üzerine Mahkemenin 10.09.2018 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, sanık tarafından 31.10.2018 tarihinde muaccel hale gelen 2. taksit ve sonraki taksitlerin ödenmemesi suretiyle, uzlaşmanın gereği olan edimin yerine getirilmediği, 7531 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 5271 sayılı CMK'nin 254/2. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.10.2018 tarihinden, hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu 31.10.2018 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu, ayrıca 5271 sayılı CMK'nin 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesi gereğince sanık ve katılana uzlaşma teklifinde bulunulduğu 03.07.2018 tarihinden, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek büroya verdiği 07.08.2018 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 14.01.2013 olan suç tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.