Nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetinin basit dolandırıcılık olarak nitelendirilmesi ve dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hakkında Yargıtay kararı.
Özet: Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanıkların şirket sıfatı kullanmadan gerçekleştirdiği eylemlerin aslında basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve uzlaştırma kapsamına girmesi gerektiği tespit edilmiş olsa da, bu husustan bağımsız olarak, sanıkların sorgularından temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bozulmasına ve kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/395 E., 2016/64 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların faaliyetlerini bir şirket kuruluşu olmaksızın icra ettikleri ve şirket veya tacir sıfatı kullanılmadan haksız menfaatin elde edildiği anlaşılmakla, somut olayda, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde öngörülen nitelikli hâlin gerçekleşmediği gibi galerici olduğu belirtilen sanık ...'in, bu görevinin serbest meslek olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde öngörülen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıkların eylemlerine uyan "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olarak sanıkların sorgularının yapıldığı 09.02.20 16... .02.2016 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafi ile sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.