Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiil kaynaklı trafik kazası nedeniyle yabancı plakalı aracın maddi hasar, ikame araç ve ekspertiz giderleri talepleri hakkında gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının yabancı plakalı aracının karıştığı trafik kazası sonucu oluşan maddi zararların tazmini talebiyle açılmıştır; davacı, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu eylemi nedeniyle aracında meydana gelen hasar, ikame araç bedeli ve ekspertiz raporu ücretlerinin Euro cinsinden, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak, faiziyle birlikte tahsilini istemektedir. Davalılar ise talep edilen meblağların fahiş olduğunu, yabancı para taleplerini reddederek zararın Türk Lirası olarak hesaplanması gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olduğunu savunmuş; ayrıca yetkisizlik ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi gibi usule ilişkin itirazlarda bulunmuştur.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/932 Esas - 2026/328
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/932 KARAR NO : 2026/328DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/11/2025KARAR TARİHİ : 20/04/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.08.2025 tarihinde, .... .... .... .... .... .... ... ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, taraf beyanları ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümlerini ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, kusurlu araç arasında kaza tarihi itibarıyla geçerli, ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı sigorta şirketi de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebimizi artırım ve Islah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik, 40,00 Euro hasar tazminatının; davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 11.08.2025 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, bakiye poliçe teminat limitleri olan 262.891,20 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (11.10.2025 + 8 iş günü) 23.10.2025 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Belirsiz alacak olarak şimdilik, 10,00 Euro ikame araç bedelinin; sadece davalı sürücü ve araç malikinden, kaza tarihi olan 11.08.2025 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Alman BVSK ücret listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, TTK 1426 gereği ve davacı tarafından ödenmiş olan 129,14 Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Reysaş Taşımacılık ve Lojistik Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen hasar ve değer kaybı miktarlarının fahiş olup müvekkili şirketçe kabul edilmesi mümkün olmadığını, her ne kadar davacı taraf aracın yurt dışında onarıldığı iddiasında ise de dosyaya bu yönde belge sunmadığını, bu sebeple araç Türkiye'de onarıldı ise Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilen onarım faturalarının esas alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak TL karşılığı üzerinden verilmesi gerektiğini, davayı kabul edildiği anlamına gelmemekle birlikte kazaya karışan müvekkili şirket aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup, sigorta poliçesi kapsamında kalan davacı tarafın taleplerinin sigorta şirketi tarafında karşılanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle Davanın USULDEN REDDİNE, Davanın esastan reddine yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle, dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, bu nedenle davanın usulden reddine akrar verilmesi talep ettiklerini, davacı tarafça arabuluculuk başvurusu dava şartı olup yerine getirilmediğini, huzurdaki dava ile Davacı yan müvekkilinden hasar bedeli, ikame araç bedeli ve ekspertiz işlemleri içi yaptığını iddia ettiği giderleri talep ettiğini, ancak davacı talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik ve dava şartı noksanlıkları sebebiyle davanın usulden reddine, Aksi kanaatte olunması halinde Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının tümden reddine, vekalet ücretleri ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacıya ait (FF GD 80) yabancı plakalı aracına, 11/08/2025 tarihinde, davalı İsmail Kaya'nın sevk ve idaresindeki, davalı REYSAŞ ..A.Ş adına kayıtlı, davalı sigorta tarafından ZMMS sigortalı olan, 34 HPB 340 plakalı aracına çarpması sonucunda zarar gördüğünün iddia edildiği, davacının aracında meydana gelen zararlardan doğan alacak ve kusur konusunda tarafların anlaşamadıkları ve davacının davalılarda alacaklı olup olmadığı var ise miktarı hususlarında anlaşamadıklarının yönündedir. HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.Somut olayda, davacı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası açmıştır.Dava, dava tarihinde (29/04/2019) yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır. Davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraflar vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesap ve takdir olunan 2.458,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair; Bir kısım davalı ve davacı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.04.2026 ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]