11. Ceza Dairesi, kamu kurumlarını araç kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını eksik inceleme ve duruşmasız yargılama nedeniyle hukuka aykırı buldu.
Özet: Yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanan sanıklar hakkında, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararına rağmen, eksik araştırma ve duruşma açmaksızın verdiği beraat kararını; sanıkların vekaletle edindikleri taşınmazı bedelsiz devrettikleri iddiası, tapu kayıtlarındaki satış bedelleriyle beyanlar arasındaki tutarsızlıklar, tanıkların dinlenmemesi, sanık savunmalarındaki çelişkiler ve ödeme imkanlarına ilişkin araştırma eksiklikleri gibi maddi gerçeğin tüm yönleriyle aydınlatılmaması gerekçesiyle hukuka aykırı bularak bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/42540 E.  ,  2026/6306 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/3690 E., 2021/296 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2018/3690 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararının, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2018 tarihli ve 2016/352 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 150.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2018/3690 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarına ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mirasçıları vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların, katılanın torunu olan temyiz dışı sanık ... ile iştirak iradesi içerisinde hareket ederek hileyle iradesini fesada uğrattıkları katılandan aldıkları 09.12.2011 tarihli vekaletname ile katılan adına kayıtlı taşınmazı katılana herhangi bir bedel ödemeden önce sanık ...'e ve sonrasında sanık ...'a tapuda satış ve devir yapmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; temyiz dışı sanık ...'ın, Tarım Kredi Kooperatifinden çekilen kredi nedeniyle davaya konu taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu beyan etmesi, jandarma personeli tarafından yapılan araştırma sonucu düzenlenen 19.05.2016 tarihli tutanakta, söz konusu taşınmazın 2011 yılındaki rayicinin 200.000 TL olduğu belirtildiği hâlde, taşınmazı 13.12.2011 tarihinde satın alıp 01.03.2012 tarihinde sanık ...'a satan sanık ...'in, taşınmazı yatırım amacıyla 40.000 TL'ye satın alıp 50.000 TL'ye sattığını beyan etmesi, sanık ...'ın, 22.08.2013 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye satışını yaptığı taşınmazı 65.000 TL'ye sattığını beyan etmesi ancak tapu kayıtlarında satış bedellerinin 1.000, 00... .5000,00 TL olarak gösterildiğinin anlaşılması katılanın soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan beyanında isimlerini bildirmiş olduğu kişilerin dinlenmediği, temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'in savunmalarının aşamalarda değiştiği ve sanıkların savunmalarının birbirleriyle uyumlu olmadıklarının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, 5271 sayılı CMK'nin 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak tarafların da çağrılması, temyiz dışı sanık ...'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, katılanın soruşturma evresinde bildirmiş olduğu ... ve ... isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitiyle tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMKnin 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra olaya ilişkin görgü ve bilgilerinin sorulması, söz konusu vekaletnamenin düzenlendiği 09.12.2011 tarihinden önce dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek olup olmadığı, varsa bu ipoteğin ne şekilde ve kim tarafından kaldırıldığı, sanıkların beyan etmiş oldukları satış bedellerini (40.000 - 50.000 TL) suç tarihi itibarıyla ödeme imkanlarının araştırılması ve varsa yapılan ödemeleri tevsik edici belgelerin sanıklardan sorulup getirtilmesi, dosyadaki tüm taraf beyanları ve deliller gerekçede tartışılıp irdelenerek hangi beyana ve delille itibar edildiğinin açıklanması, her bir sanık yönünden ayrı ayrı delil değerlendirmesi yapılarak iştirak durumunun belirlenmesi suretiyle hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2018/3690 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.