Müteahhitlik şirketinin inşa ettiği binadaki su baskını zararı sonrası tüketiciye ödenen bedelin kamu idaresinden rücuen tahsiline ilişkin tazminat davası.
Özet: Bir müteahhit şirket, inşa ettiği binada aşırı yağış nedeniyle meydana gelen su baskını sonucu üçüncü bir kişiye ödediği 178.918 TL tazminatın, önceki bir bilirkişi raporuyla kusurun %50 oranında davalı kamu kuruluşuna ait olduğunun tespiti üzerine, 89.459 TLlik kısmının ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ederken; davalı kamu kuruluşu, su baskınının yoğun yağıştan ve mücbir sebepten kaynaklandığını, yağmur suyu tahliye sorumluluğunun belediyelerde olduğunu, kendisinde kusur ve illiyet bağı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/877 EsasKARAR NO : 2026/583DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 30/01/2025KARAR TARİHİ : 16/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmelerine istinaden müteahhitlik işi ile iştigal etmektedir. Kuruluş yılından bugüne kadar yaklaşık 65 binadan fazla inşaat yapmış özellikle ... ve ... bölgesinde çokça daire teslimi gerçekleştirdiği, yine müteahhitliğini üstlendiği ... adresindeki binada dava dışı ...'ye bodrum kat 1 no'lu bağımsız bölümün satışı 07.01.2015 tarihinde gerçekleştiği, 28.06.2016 tarihinde evinde ciddi bir su baskını olması sonrasında dava dışı ... tarafından ... 1.Sulh Mahkemesi'nin 2016/... sayılı dosyası ile delil tespiti sonrasında ....Tüketici Mahkemesi'nin 2017/... dosyası üzerinden zararının karşılanması adına dava açtığı, Davacı müvekkil aleyhine ....Tüketici Mahkemesi’nin ....sayılı ilamı ile dava dışı ... lehine evini su basmasından kaynaklı olarak tazminat talebi kabul edilmiş yine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile İstanbul BAM 46.HD’nin 2021/1503e 2024/929K sayılı ilamı ile de Yerel Mahkeme ortadan kaldırılarak yeni bir karar tesis edilmiştir. Dilekçe ekinde BAM kararı sunulmuş olup, karara göre tarafımıza ... İcra Dairesinin 2024/... dosyasından ilamlı icra başlatılmış ve tarafımızdan 152.599TL ve Yerel Mahkeme’nin ilk kararında da yine ....İcra Dairesinin 2021/... sayılı dosyasından yapılan icra takibi sebebi ile 26.317,67TL ödeme yapıldığı, Mahkemeye sunulan 14.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil şirket ile davalı idarenin %50’şer oranda kusurlu oldukları belirlendiğinden, dava dışı ...’ye ödenen 178.918TL’den kusur oranı göre 89.459TL’nin iadesi edilmesi adına davalı kuruma yapılan başvuruya dönüş olmaması sebebi ile ve arabuluculuk başvurusunun da sonuçsuz kalması sebebi ile eldeki davanın açıldığı ve açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak üzere açılan davanın kabulü ile 89.458TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı idarenin kusuru sabit olması dikkate alınarak rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın davacı şirketin yapımını üstlendiği binada dava dışı Daire sahibi ...'ye ait dairede 28.06.2026 tarihinde meydana gelen yoğun yağış kaynaklı su baskını sebebiyle ödenen hasar bedelinin yüzde 50'sinin müvekkil idareden rücuan tahsilinin talep edildiğini, ancak müvekkil idare ... 2560 sayılı kanun uyarınca kurulduğunu, dava konusu ödemenin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, yoğun yağışın meydana gelmesinde müvekkil idarenin herhangi bir kastı, kusuru veya ihmalinin bulunmadığını, iddia edilen hasar ile müvekkil idarenin eylemi arasında illiyet bağı kurulamayacağını, zararın idari eylemden değil üçüncü kişilerin veya doğal olayların etkisinden kaynaklandığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca yağmur sularının uzaklaştırılması görevinin belediyelere ait olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen kusur tespitinin müvekkil idarenin bilgisi ve savunması alınmadan gıyapta yapıldığını, bu nedenle ödeme talebinin hukuksal dayanağının bulunmadığını, 28.06.2026 tarihinde İstanbul genelinde etkili olan yağış nedeniyle idareye ait atıksu hatlarında herhangi bir tıkanıklık veya işletme problemi yaşanmadığını, yüzeysel akışın yolun topoğrafik yapısından kaynaklandığını, 2560 sayılı kanunun 25. maddesi gereği yağmursuyu tesislerinin yapım ve bakım harcamalarının ilgili belediyelerce karşılanması gerektiğini, sorumluluğun ...Belediyesi'ne ait olduğunu, söz konusu yağışın afet boyutunda olduğunu ve mücbir sebep teşkil ettiğini, bu hususta İstanbul 13.İdare Mahkemesi, ....İdare Mahkemesi, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ve İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş emsal nitelikteki ret kararlarının mevcut olduğunu, yağmur sularının uzaklaştırılmasına dair ... ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokolün sorumluluğun belediyede olduğunu teyit ettiğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu ve faiz başlangıcının ödeme tarihi değil dava tarihi olması gerektiğini belirterek, 28.06.2026 tarihinde ... Mahallesi 2120 Sokak No: 16/1 .../İstanbul adresine metrekareye düşen yağış miktarının Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ve ...'dan sorulmasını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizin 2025/... Esas sayalı dosyasında 14/02/2025 tarihinde 2025/138 karar sayılı kararında, "...Davacının dava konusu yaptığı rücuen tahsili istenen alacağın dayanağının dava dışı ...'y satılan taşınmazda gerçekleşen su baskını neticesinde oluşan hasara ilişkin olduğu ve hasarın gerçekleşmesinde, eldeki davada davacı ile davalının %50'şer oranında kusurlu olmasına istinaden davacının davalıdan rücuen tahsil talebinde bulunduğu ve bu alacağa dayanak olayın gerçekleşmesindeki sebebin haksız fiil niteliğindeki su baskını olayı olduğu anlaşılmış, ayrıca davacının rücu talebine dayanak gösterdiği ....Tüketici Mahkemesi’nin ....sayılı dosyası incelendiğinde, tazminatın ödendiği dava dışı ...'nin tüketici konumunda bulunduğu ve anılan kararda, hasarın gerçekleştiği taşınmazın niteliğinin mesken olduğu görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık dikkate alındığında davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmış, nispi ticari dava olup olmadığı yönünden yapılan incelemede, davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir olmadığı, ayrıca alacağın dayanağının haksız fiil niteliğindeki su baskınına dayanması da dikkate alındığında, davalının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava için tarafların tacir olması koşulu gerçekleşmediği gibi, uyuşmazlık kapsamında haksız fiilin tarafların ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulunun da gerçekleşmemesi nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkememizce resen yapılan inceleme neticesinde Ticaret Mahkemelerinin görev alınana girmediği belirlenen uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin belirlenmesi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde de, davacı taraf her ne kadar dava dışı tüketicinin zararına ilişkin ödediği bedelin davalının kusuruna isabet eden tutara ilişkin rücu talebinde bulunmuşsa da burada davacı tarafça dava dışı tüketiciye ödenen bedele ilişkin halefiyet hükümlerinin uygulanması mümkün görünmemektedir, zira davacının dayanağı, haksız fiil niteliğindeki su baskını olayının gerçekleşmesinde davalının da kusuru bulunduğundan bahisle davalıdan haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğu tutarın tahsilini talep ettiğinden ve tarafların da tüketici vasfı bulunmadığından uyuşmazlığın çözümlenmesinde genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderildiği ve tevzi işlemi neticesinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edildiği ve 2025/... esas sırasına kaydedildiği görülmüştür. .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyasında 09/04/2025 tarihinde 2025/... Karar sayılı kararında, "... uyuşmazlığın konusunun davacı şirketi (müteahhit-satıcı) tarafından dava dışı (...) alıcısına gayrimenkul satım sözleşmesi kapsamında satılan taşınmaza (su sızması) sebebiyle ayıba karşı tekellüf hükümleri kapsamında aleyhine açılan .... Tüketici Mahkemesi'nin 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı ilamı ile hükmedilen ve ödenen tazminatın haksız fiile (su sızmasına) sebebiyet veren davalıdan TBK 69. maddesi nezdinde yapı malikinin sorumluluğuna dayalı zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacının tacir olup, davalının ise kamu kurumu olduğu, kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yaptığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; "kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları" belirtilmiş olduğu, ayrıca 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtildiğinden, bu kapsamda İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı gözetilerek, iş bu davanın tacirler arasında bir dava niteliğinde olduğu, TTK m.4'ün amir hükmü uyarıncaher iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak nitelendirildiğinden, tazminat davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmekle dosya merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 18/11/2025 tarih 2025/1217 esas 2025/2960 karar sayılı ilamında; "...Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/168 E. 2012/397 K. sayılı kararında, 2560 sayılı kanuna tabi olan ... gördüğü hizmet, kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, TTK'nın 16/1 maddesi anlamında tacir sıfatını taşıdığı belirtilmiştir.Dava, taşınmazda meydana gelen su basması nedeniyle dava dışı zarar gören kimseye ödenen tazminatın davalının kusuruna denk gelen kısmın rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı taraf ticaret kanunua göre kurulmuş anonim şirket olup, TTK 19. madde uyarınca tüm iş ve işlemlerinin ticari olduğuna ve az yukarıda açıklandığı üzere davalı ... de tacir sıfatını haiz ve tacirlerin haksız fiil dahil tüm işlerinin de ticari iş olarak kabul ediliyor olduğu nazara alındığında, tacirler arasındaki uyuşmazlığın nisbi nitelikte ticari dava teşkil ettiği dolayısıyla davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." gerekçesiyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesi üzerine dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir.Dava; davacının dava dışı ...'ye sattığı taşınmazın 28.06.2016 tarihinde gerçekleşen su baskını neticesinde hasarlanması nedeniyle uğradığı zararlarına ilişkin yapılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali için .... Tüketici Mahkemesi’nde açılan 2017/... esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının %50 kusurlu olduğunun belirlenmesi üzerine dava dışı ...'ye ödenen 178.918,00-TL’den davalının kusuruna isabet eden 89.459,00-TL’nin davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir. .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyası incelendiğinde; taşınmazın ayıplı olmasından kaynaklı meydana gelen maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkin olduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/... D. İş sayılı dosyası, su baskınına ilişkin görüntüler, tanık beyanları, mahallinde keşif yapılarak .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyasında alınan rapor dikkate alınarak 24/02/2021 tarihinde 2021/... karar sayılı kararı ile "...davanın kısmen kabulüne, 40.100,00 TL semenden tenzil talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 11.725,00 TL maddi tazminat talebinin 07/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ve 10.000 TL lik Manevi tazminat talebinin reddine..." karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilerek İstanbul BAM 46. HD'nin 2021/1503 esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul BAM 46. HD'nin 10/05/2024 tarih 2021/1503 esas 2024/929 karar sayılı ilamında; "...Taşınmazın ayıplı olmasından kaynaklı olarak meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine yönelik eldeki davada; Öncelikle yasal mevzuat hakkında bilgi verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.6502 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde, malın ayıplı olması durumunda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki, tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır.6502 sayılı Yasa 11/3. maddesinde “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.” düzenlemesi mevcuttur. Yine aynı Yasanın 83/1. maddesi ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümlerin uygulanacağı düzenlemesi yapılmıştır. Görüleceği üzere yasa koyucu, 11. maddenin birinci fıkrası ile tüketicinin seçimlik haklarını sıralama yoluyla düzenlemiş, bu seçimlik haklardan “ücretsiz onarım” ve “malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi” seçimlik haklarının kullanılması halinde karşı taraf için hakkaniyete aykırı olarak orantısız güçlüklerin ortaya çıkması halini ise tüketici insiyatifinde olan seçim hakkının bir istisnası olarak aynı maddenin üçüncü fıkrasında hüküm altına almıştır. Bu bağlamda davacının kullanmış olduğu seçimlik hakkın davalı açısından hakkaniyete aykırı olup olmadığının tespitinde bilirkişi raporu dikkate alınacaktır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/929 E. 2020/2698 K. sayılı ilamı)TKHK m.56/3'de; Tüketici bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmışsa, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hâllerinde 11 inci maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur." şeklinde düzenleme mevcuttur. 6502 sayılı TKHK nin 11/6.maddesinde tüketicinin bu seçimlik hakları ile birlikte TBK dan kaynaklanan zararlarının da tazminini talep edebileceği açıkça düzenlenmiştir.Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazda ayıplı imalat nedeniyle evini kanalizasyon ve yağmur suyu bastığı, bu su basması sebebiyle evin zarar gördüğü, elektronik eşya ve mobilyalarının, giyim ve özel eşyalarının zarar gördüğü iddiasıyla .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/... Diş sayılı dosyasındaki tespitler doğrultusunda öncelikle ayıbın onarımla giderilmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatı davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının ise; ayıplı bir imalat yapmadığı, davacıya ait meskenin rutubetlenmesi nedeniyle henüz yan komşu parsele bina yapılmadığı için binanın etrafını kazarak rutubet ve nem önleyici izalasyon işlemi yaptığını, davacının evinin rutubet gören yerlerini boyattığını, davacıya 2.000,00 TL maddi yardım yaptığını, davacının zarar görev eşyalarına ilişkin iddialarının ispata muhtaç ve maddi ve manevi tazminat sebeplerinin afaki olduğu savunmasında bulunmaktadır. Yargılama sırasında, ihbar olunan ... müzekkere yazıldığı, ... Müdürlüğünün cevabı yazısında, Su ve Kanal İşleri Personelince yapılan incelemede, ilgili adreste bulunan bina projesinin onaylı olmadığı, temel üstü ve İskan görüşünün Şube Müdürlüğü nezdinde verilmediği, ayrıca rabıt bağlantısı ve parsel bacası bağlantısının ... Müdürlüğünce yapılmadığının belirtildiği, bina yağmur suyunun uzaklaştırılmasının veya yağmur suyu kanalına bağlanması görevinin İlçe Belediyesinin sorumluluğunda olduğu, binaya ait fen ve sanat kurallarına uygun atık su parsel bacası ve yağmur suyu parsel bacasının olmadığı, bina çatı yağmur sularının da yönetmeliklere uygun olarak bağlantısının yapılmadığı, binadan parsel bacasına bağlanan su gideri borusu ucuna geri tepmeyi önleyecek tedbirin alınmadığı, pompa sisteminin kurulmadığı, hasara maruz kalan binanın inşaat tekniğine uygun yapılmadığı yönünde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.Davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığı, bu tespitte rapor sunan bilirkişiler inşaat mühendisi ... ve makine mühendisi Mustafa Sönmez 20/08/2016 tarihli raporlarında; mahallinde mahkemece yapılan incelemede dairenin iç kapılarının söküldüğü, tüm eşyaların toplandığı ve yüksek yerlere konulduğu, daire içinde taşan suyun yaklaşık 0,50 cm olduğu, geri tepme işinin bina önünden geçen kanalın bodrum katta bulunan davaya konu 1 nolu dairenin taban kotunun çok altında kalması, normal zamanlarda bu dairenin giderinin çalışır durumda olmasına rağmen yağmurların yağması ile bu kanaldaki pis suların yağmur suyu ile karışıp kot seviyesi düşük olan bodrum kattaki daireye dolmasından kaynaklandığı, pis suların davaya konu daireye girişinin önlenmesi için daha fazla meyil sağlayacak şekilde kanala bağlanması ve bodrum kattaki dairenin giderinin bina giderinden ayrılıp ayrı bir foseptik çukuruna bağlanması ve bu çukurda biriktirilip motopompa ile kanala aktarma yapılması sayesinde çözümleneceğini, bu işlerin yapımı için malzeme ve işçilik dahil 9.750,00 TL, sudan zarar görüp çalışmıyor olduğu anlaşılan buzdolabı için 1.600,00 TL, sudan zarar görüp çalışmıyor olduğu anlaşılan bulaşık makinesi için 1.000,00 TL , toplam eşyaların temizliği, darenin boyanması ve taban kaplaması olarak laminant parkelerin yeniden yapılması için malzeme ve işçilik dahil 7.750,00 TL olmak üzere toplam 20.100,00 TL maddi zararın hesaplandığını, tüm bu işlerin yapımı için 10 iş gününe ihtiyaç olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince taraf delillerinin toplandığı ve davaya konu taşınmazda inşaat mühendisi bilirkişi ... ve jeoloji mühendisi ...'dan 11/03/2019 tarihli raporun alındığı, bilirkişilerin raporlarında, yaptıkları incelemeler neticesinde her ne kadar delil tespit dosyasında bilirkişiler tarafından onarımın mümkün olduğu belirtilmişse de, olay mahallinde çukur yapılarak motopompa ile deşarjın sağlanmasının mümkün olmadığı, binaya foseptik çukuru yapılacak bir yer de bulunmadığı, böyle bir şeyin ifa imkansızlığının bulunduğu, delil tespitinde belirtilen ev içi ahşap parkelerin yenilenmesi bedeli olan ve badana yapılma bedeli olan 7.750,00 TL'nin kadri maruf olup aynı görüşte oldukları, keşfen yapılan incelemede davaya konu evin duvarlarında halan rutubetlenme, boya kabarmaları olması nedeninin inşaat yapım aşamasının ayrılmaz bir bütünü olan izalasyon işinin zamanında ve usule uygun bir şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, sonradan yapılan izalasyonun ise somut durumdaki neticeyi değiştirmeyeceği dikkate alındığında, davacının kabaran boyanın kazınması, tekrar macunlanması ve boyanması bedeli için dava tarihi itibarıyla keşfen yerinde görülen durum sebebiyle 2.000,00 TL daha malzeme ve işçilik bedeli gerektiğini, üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğu anlaşılan evin ayıbının onarımının mümkün olmadığı anlaşıldığından; Yargıtay'ın gösterdiği şekilde satış tarihi itibarıyla dairenin ayıplı ve ayıpsız değerinin nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplaması sonucunda dairede 40.110,00 TL değer kaybı oluştuğunu, bundan yüklenicinin sorumlu olduğunu, yoğun yağışlarda ... ana şebekesi deşarj kanalının çap küçüklüğünden dolayı parsel bacasının pis su ile dolması, parsel bacasına dolan pis suyun bina bağlantı hattından geri tepmesi sureti ile oluşan 9.750,00 TL hasar ve zarardan ve de davacıların evinde zarar gören elektronik eşya, mobilya ve ikinci el giyim eşyaların uğradığı zarardan(bu konuda uzmanlıkları bulunmadığı için kendilerinde hesaplanamayan) davalı yüklenici ile ihbar olunan ... %50 oranında sorumlu olduklarına dair kanat bildirdikleri anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince davacının evinde zarar gördüğü iddiasında bulunduğu eşyaların zarar tespiti için bilirkişi endüstri ürünleri tasarımcısı, mobilya uzmanı ...'tan kapsamlı rapor alındığı, bilirkişinin mevcut deliller, tespit dosyası ve video kaydı ile seyrettiği eşyaların hasar bedellerinin bir adet bulaşık makinesi 1.600,00 TL, bir adet buzdolabı 1.500,00 TL, parke ve boya giderleri 9.500,00 TL, iki adet kanepe 3.000,00 TL, bir adet tekli koltuk 750,00 TL, bir adet TV ünitesi 1.500,00 TL, halı takımı 1.600,00 TL, sehpalar ve ayakkabı dolabı 750,00 TL, mutfak dolabı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 21....,00 TL tutarında olduğunu beyan ettiği görülmektedir.Davacı vekili tarafından yargılamanın devamı esnasında ıslah dilekçesinin sunulduğu, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda onarımı mümkün olmadığı anlaşılan mesken için 40.110,00 TL değer kaybı talebinde bulunulduğu, 9.750,00 TL parke ve boya badana masrafı, 23.900,00 TL zayi olan mobilya ve elektrikli beyaz eşyalar gideri, 10.000,00 TL fotoğraf albümleri ve kıyafetler için, 10.000,00 TL de manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince, usul ve yasaya aykırı olacak şekilde ; ayıbın onarımla giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmasına ve davacı tarafından seçimlik hakkın bu durumda mahkemece bedel indirimine dönüştürülmesi şeklinde talepte bulunulmasına rağmen; 6502 sayılı TKHK'nın yukarıda anılı 11.ve 56.maddesindeki düzenleme dikkate alınmayarak; davacının dava dilekçesinde bu hususa ilişkin talebi bulunmadığından keza davacının dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerinin mobilya ev eşyası ve kıyafetler olduğu ve ıslahla neticeyi talebe yeni talep eklenmesi mümkün olmadığından bahisle değer kaybına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, gerek davalı ... cevabı yazısı gerekse bilirkişi raporundaki belirleme doğrultusunda; ... inşaat yapımı ve ruhsat belirlemesi aşamasında üzerine düşen denetim sorumluluğunu yerine getirmediğini, ayıplı inşaatın yapı kullanma izin belgesi alınmak suretiyle kullanılmasında %50 oranında sorumlu olduğu düşüncesi ile gerekçe oluşturulduğu ve dosyada taraf olmayan ... sorumluluk yüklenilerek yüklenicinin maddi tazminattan 1/2 oranında sorumlu olacağına ilişkin hüküm kurulduğu, yine yükleniciden kredi borcu ile ev alıp almış olduğu ev tamamen lağım pis suları ile dolan tüm eşyaları, kıyafetleri, manevi değeri olan fotoğrafları zarar gören davacının manevi tazminata hak kazandığı dikkate alınmaksızın bu talebinin de reddi yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.O halde, tüm bu anlatılanlar ışığında; davacının istinaf isteminin kısmen kabulü ile 6502 sayılı TKHK'nın 11 ve TKHK m.56/3 gereğince onarımının mümkün olmadığı anlaşılan taşınmaz hakkında nispi metod yöntemi suretiyle hesaplanan değer kaybına hükmedilmesi, davacının mobilya ,ev eşyası ve elektronik eşya bilirkişisi tarafından tespit edilen 21....,00 TL maddi zararının ve her ne kadar mahkemece bu hususta bilirkişi raporu alınmamış olsa da; davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar ve eşyaların 0 ve 2.el fiyatlarına ilişkin sosyal medyadaki ilanlarından 10.000,00 TL civarında olabileceği kadri maruf olan kıyafet ve fotoğraf albümlerinin hasarı sebebiyle 10.000,00 TL' maddi zararının ve uğranılan manevi zararın giderilmesi için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı tarafından zararın giderilmesi amacıyla daha önce ödenen 2.000,00 TL'nin mahsubu ile hükmün bu şekilde düzeltilmesine dair 6100 sayılı HMK m.353/1-b-2 gereğince karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "A.Davacının İstinaf Başvurusu Yönünden;1.Davacının istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği, .... TÜKETİCİ MAHKEMESİnin 24/02/2021 tarihli ve 2017/... Esas 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,...B.Davanın Esası Yönünden;1.Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,-Davacının taşınmaz bedelinden semen tenziline ilişkin talebinin, hasar görmüş eşyalara ilişkin talebinin, boya, badana, işçilik talebinin ve kıyafet ve fotoğraf albümlerinin bedeline ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL'nin 12/08/2016 (tespit) tarihinden itibaren, 29.310,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminata yönelik talebinin kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 12/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-6502 sayılı kanunu 73/2 md uyarınca tüketici harçtan muaf olduğundan davanın reddedilen kısmı açısından davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,4-Alınması gereken 5.417,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,5-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat talebi yönünden davanın kabul/ red oranına göre hesaplanan 11.089,60 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı taraf kendisini vekili ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT kapsamında red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.000,00 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 9.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafça sarfolunan toplam 1.796,70-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.519,... TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, (HMK 326. ve 332. Md) kalanının davacı üzerinde bırakılmasına..." KESİN olarak karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Davacı taraf iddiasında, dava dışı ...'ye sattığı taşınmazın 28.06.2016 tarihinde gerçekleşen su baskını neticesinde hasarlanması nedeniyle uğradığı zararlarına ilişkin yapılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali için .... Tüketici Mahkemesi’nde açılan 2017/... esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının %50 kusurlu olduğunun belirlenmesi üzerine dava dışı ...'ye ödenen 178.918,00-TL’den davalının kusuruna isabet eden 89.459,00-TL’nin davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği, davalı tarafın ise savunmasında, kusur tespitine göre ödeme talebinin dayanağı olmadığını, bahse konu su baskını olayına konu yağışın afet boyutunda olduğunu ve sorumluluğun idareye yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. .... Tüketici Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyası incelendiğinde, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davanın 40.110,00-TL semen tenzili/ değer kaybı, 43.650,00-TL maddi zarar ve 10.000,00-TL manevi zarar olmak üzere toplam 83.760,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği, .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas 2021/... karar sayılı kararının kaldırılması üzerine İstanbul BAM 46. HD'nin 10/05/2024 tarih 2021/1503 esas 2024/929 karar sayılı ilamı ile tüm maddi tazminat talepleri için toplam 69.310,00-TL tutarında maddi tazminat ve 10.000,00-TL tutarında manevi tazminata hükmedildiği, yargılama gideri olarak 11.089,60-TL vekalet ücreti (maddi), 9.000,00-TL vekalet ücreti (manevi), 1.519,...-TL yargılama giderine hükmedildiği görülmüştür. .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyasında alınan 14/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, 40.110,00-TL tutarındaki semen tenzilinde sadece davalının (Mahkememiz iş bu doyasında davacı) sorumlu olduğu ve hasar ve zarar bedelleri toplamı olan 9.750,00-TL ile diğer eşya, mobilya ve sair eşya zararlarından ise davalının (Mahkememiz iş bu doyasında davacı) ve ... (Mahkememiz iş bu doyasında davalı) %50'şer oranında kusurları ile sorumlu oldukları belirlenmiş, .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyası içerisinde yer alan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/... D.iş sayılı dosyasında alınan 20/08/2016 tarihli tespit raporunda malzeme - işçilik bedeli 9.750,00-TL, buzdolabı için 1.600,00-TL, bulaşık makinesi için 1.000,00-TL ve temizlik - parke - boya - badana için 7.750,00-TL olmak üzere 20.100,00-TL tutarında hesaplama yapıldığı ve bu tutarın da İstanbul BAM 46. HD'nin 10/05/2024 tarih 2021/1503 esas 2024/929 karar sayılı ilamında esas alındığı, .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyasında sunulan ıslah dilekçesi incelendiğinde, maddi tazminat talebi yönünden mesken için 40.110,00-TL değer kaybı/ semen tenzili istendiği, parke - boya bedene için 9.750,00-TL, zayi olan mobilya - beyaz eşya için 23.900,00-TL ve fotoğraf albümü - kıyafet için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 43.650,00-TL talep edildiği İstanbul BAM 46. HD'nin 10/05/2024 tarih 2021/1503 esas 2024/929 karar sayılı ilamında 6. Sayfada yer alan gerekçe kısmında hükme esas alınan hususların, değer kaybı/ semen tenziline hükmedilmesi gerektiği, 21....,00-TL mobilya - ev eşyası - elektronik eşya için maddi zarar, fotoğraf ve eşya - kıyafet için 10.000,00-TL kadri maruf maddi zarar, daha önce ödenen 2.000,00-TL'nin tenzili de dikkate alındığında karar ilamında hüküm altına alınan maddi tazminatın 40.110,00-TL tutarındaki kısmının değer kaybı/ semen tenzili, 29....,00-TL'nin ise diğer maddi zararlara ilişkin olduğu, istinaf ilamı ile davacı lehine hüküm altına alınan tutarların ise; 40.110,00-TL semen tenzili/ taşınmaz değer kaybı, 29....,00-TL diğer maddi zararlar, 10.000,00-TL manevi tazminat, 11.089,60-TL maddi tazminat için vekalet ücreti, 9.000,00-TL manevi tazminat için vekalet ücreti, 1.519,...-TL yargılama gideri olduğu belirlenmiştir. Mahkememizin işbu dosyasında dava konusu edilen alacağa dayanak olarak gösterilen .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda semen tenzili/ değer kaybı zararından sadece .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas sayılı dosyasında davalı/ MAhkememizin işbu dosyasında davacı şirketin sorumlu olduğu, diğer zararlar yönünden ise ... %50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas 2021/... karar sayılı kararına istinaden ... ... Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyası nedeniyle 26.317,67-TL tutarında ödeme yapıldığını, İstanbul BAM 46. HD'nin 10/05/2024 tarih 2021/1503 esas 2024/929 karar sayılı ilamına istinaden ise ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası nedeniyle 152.599,00-TL ödeme yapıldığını belirterek ödenen toplam 178.918,00-TL'nin %50'si olan 89.459,00-TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava dilekçesi ekinde sunulan davacının davalıya düzenlediği 15/10/2024 tarihli rücu yazısında tebliğden itibaren 5 gün süre verildiği ve yine eklerin devamında yer alan PTT gönderi barkodundan yapılan sorgulamada tebligatın 24/10/2024 tarihinde yapıldığı, 5 günlük sürenin bitimini müteakip temerrütün 30/10/2024 tarihinde gerçekleştiği değerlendirilmiştir. Yine dava dilekçesi ekinde ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası nedeniyle 152.599,00-TL ödemeye dair "K.çek İcra 24/... dosya borç kapama" açıklaması bulunan 27/09/2024 tarihli dekontun sunulduğu görülmüş, .... Tüketici Mahkemesi 2017/... esas 2021/... karar sayılı kararına istinaden yapıldığı belirtilen 26.317,67-TL ödemeye dair Kapatılan ... ... Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyası'nın ... İcra Dairesinin 2024/... esas sırasına kaydedildiği belirlendiğinden uyap sistemi üzerinden ... İcra Dairesinin 2024/... esas (Kapatılan ... ... Dairesinin 2021/... esas) ve ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyaları eklenmiştir. Anılan takip dosyalarının incelenmesinde; ... İcra Dairesinin 2024/... esas (Kapatılan ... ... Dairesinin 2021/... esas) sayılı dosyasında; takip talebinde 11.725,00-TL asıl alacak, 1.966,50-TL yargılama gideri, 2.040,00-TL vekalet ücreti, 5.654,98-TL işlemiş faiz, 127,53-TL yargılama gideri işlemiş faizi, 1321,29-TL vekalet ücreti işlemiş faizi olmak üzere toplam 21.646,30-TL talep edildiği, dosyada kapak hesabı bulunduğu ve 10/01/2022 tarihli Avukat Portal Genel Talebi adlı evrakta alacaklı vekilince 10/01/2022 tarihinde 26.317,67-TL haricen tahsil edildiğinin bildirildiği görülmüş, ilk derece Mahkemesince alınan raporda yer alan kusur değerlendirmesine göre ilk derece Mahkemesince de Semen tenzili/ değer kaybı zararı talebinin reddi nedeniyle ... %50 kusuru nedeniyle, takibe konu alacak kalemleri nedeniyle kusuruna isabet eden tutardan sorumlu olacağı, 26.317,67-TL'nin haricen tahsil edildiğinin bildirilmesi üzerine davalı ... 26.317,67-TL'nin yarısı olan 13.158,84-TL tutarındaki kısmından sorumlu olduğu değerlendirilmiş, ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında; takip talebinde 57.585,00-TL maddi tazminat, 10.000,00-TL manevi tazminat, 18.049,00-TL vekalet ücreti, 37.770,00-TL maddi tazminat işlemiş faizi, 7.698,00-TL manevi tazminat işlemiş faizi 1.308,00-TL vekalet ücreti işlemiş faizi olmak üzere toplam 132.410,00-TL talep edildiği görülmüş, takibe konu edilen maddi tazminat tutarının 40.110,00-TL tutarındaki kısmının semen tenzili/ taşınmaz değer kaybı zararına ilişkin olduğu ve bu zarardan sadece davalının (Mahkememiz iş bu doyasında davacı) sorumlu olduğu belirlendiğinden bu tutarın mahsubu neticesinde, takip konusu toplam 132.410,00-TL'nin dava dilekçesi ekinde yer alan dekontta 152.599,00-TL olarak ödendiği görülmekle (132.410,00TL-40.110,00TL=) 92.300,00-TL'nin ödeme tarihinde dekonta göre ödeme tarihindeki karşılığının 106.373,29-TL olduğu hesaplanmış, bu tutarın da yarısı olan 53.186,65-TL tutarındaki kısmından davalı ... sorumlu olduğu değerlendirilmiş, netice olarak davacının davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği toplam tutarın (13.158,84-TL+53.186,65-TL=) 66.345,49-TL olduğu belirlendiğinden 66.345,49-TL'nin yukarıda açıklamalı olarak belirlenen 30/10/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacının fazlaya dair (89.458,00TL-66.345,49TL=) 23.112,51-TL tutarındaki talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın kısmen kabulüne;66.345,49 TL'nin temerrüt tarihi olan 30/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya dair talebin reddine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.532,07-TL harçtan peşin alınan 1.527,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.004,35-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 2.664,00-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 936,00-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 507,90-TL tebligat/ posta giderinin haklılık durumuna göre 375,85-TL tutarındaki kısmı ile 615,40-TL başvurma harcı, 1.527,72-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.606,47-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücreti reddedilen kısmı geçemeyeceğinden; 23.112,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır