Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem zararı nedeniyle itirazın iptali ve rücu talepli sigorta davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Kasko sigorta şirketinin, trafikte kusurlu bulunan karşı aracın işleteninden, kendi sigortalısına ödediği hasar bedelini rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için açtığı davada; davacı, arabuluculuk sonrası icra takibinin devamı ve icra inkar tazminatı isterken, davalı işleten görevsiz mahkeme, sözleşmesel ilişki yokluğu, zamanaşımı, delil eksikliği ve sigortacılar arası anlaşma gibi savunmalarla davanın reddini talep etmiş, davalıya ihbar olunan kendi sigorta şirketi ise, hasar bedeline iskonto uygulanması, parça mevzuatının geçerliliği ve KDV sorumluluğu bulunmadığı yönünde iddialarla sorumluluğunun olmadığını belirtmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 22/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/02/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av..... Av.....
DAVALI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
İHBAR OLUNAN: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 22/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ........ plakalı araç müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı araç, davalı ........ işleteni, olduğu ........ plakalı aracın kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda hasara uğradığını, dava konusu trafik kazası, 24.03.2023 tarihinde Konya ili Selçuklu ilçesinde gerçekleştiğini, söz konusu tazminatın davalılardan rücuen tahsili amacıyla borçlulara rücu mektubu gönderilmiş ve fakat davalı taraflarca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ancak borçlular tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle takip durduğunu, itirazın iptal edilerek takibin devamının sağlanabilmesi için gerekli dava şartı yerine getirilerek arabulucuya başvurulmuş ise de, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçluların İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itiraz iptal edilerek takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Dava görevsiz mahkemede ikame edildiğini, huzurdaki davada davacı şirketin kasko sigortası ile poliçelendirdiği taraf arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket taraflar arasındaki kasko poliçesi sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu noktada Sigortacı tarafından açılan rücu davaları KTK.95/2 ve Genel Şartların 4/2 maddeleri uyarınca sigorta ettirene karşı açılabilecek olup sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücü ile sigortacı arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığından anılan madde hükümlerinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, bu noktada müvekkilinin sigorta şirketi olan ........'ne davanın ihbar edilmesini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, takibe dayanak ekspertiz raporu hükme esas alınabilir nitelikte olmadığından bilirkişi raporu tanzim ettirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın müvekkili şirketin sigortacısı olan ... Mah. ... Sk. ........ Sitesi No: ..... İç Kapı No: ..... Ataşehir / İstanbul adresinde faaliyet gösteren ........'ne ihbar edilmesini akabinde davanın görev yönünden, Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol nedeniyle davacının dava açma hakkı olmadığı hususuna binaen husumet yönünden usulden reddini, haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddini, davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı’na hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle ........ tarafından müvekkili şirkete yapılan bir başvuru olmadığından bu hususta ödeme yapılmadığını, bu nedenle yargılama sırasında Kasko poliçesi ile ZMMS Genel ve Özel şartları yönünden farklılıklar söz konusu olduğundan eşdeğer ve ömrünü tamamlamış parça mevzuatının uygulanarak, eğer araç müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu bir tamirhanede onarılmış olsa idi uygulanacak iskonto ve yedek parça tedarik iskontolarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davalı taraf sigortalı olsa da aralarında müteselsil sorumluluk ilkesi geçerli olduğundan tarafları gibi sorumlu olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket KDV'den sorumlu olmadığını, bu nedenlerle müvekkili ........'nin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve sigortalı açısından da ret kararı verilmesi gerektiğini gösterdiğini, bu hususun dikkate alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 24/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı tarafından sigortalanan ........ plakalı araçta zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde manevra kurallarına aykırı olarak hareket eden ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 84/j maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza esnasında hareket halinde olmayan ........ plakalı araç sürücülerine atfı mümkün bir kusur olmadığı, 28/11/2025 Tarihli KÖK rapor ile 30/01/2026 Tarihli EK Bilirkişi Raporuyla tespit edildiği üzere kaza tarihinde dava dışı 3. Kişinin aracının tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV dahil olmak üzere onarım bedelinin 55.759,47 TL olduğu, KDV hariç onarım bedelinin 47.253,79 TL olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından takibe KDV hariç olmak üzere 47.253,79 TL üzerinden takibe geçildiği, yukarıda detayıyla izah edildiği üzere davacının talep edebileceği takip öncesi işlemiş faiz miktarının 24.216,28 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile T.C. İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 47.253,79 TL ve takip öncesi işlemiş faiz 24.216,28 TL olmak üzere toplam 71.470,07 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(10) İCRA-İNKAR TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı tarafından icra-inkar tazminatı talep edilmiş ise de T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/09/2017 Tarih ve 2016/1720 Esas-2017/4335 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacının talebi uğranılan zararın rücuen tahsiline ilişkin olup alacak likid olmadığından yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
T.C. İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin alacak aslı 47.253,79 TL ve takip öncesi işlemiş faiz 24.216,28 TL olmak üzere TOPLAM 71.470,07 TL üzerinden DEVAMINA,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Yasal şartları olmadığından davacının icra-inkar, davalının ise kötüniyet tazminatı taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin, kaza mahali ve müvekkile ait araç üzerinde detaylı inceleme yapmaksızın, iskonto ve işçilik dahil tüm hesaplamaları denetime elverişsiz şekilde icra takibine dayanak ekspertiz raporundan aynen alarak kolaya kaçtığını, davacı tarafın tacir olması ve hasar onarım faturalarını gider göstererek vergi indirimi sağlaması karşısında tazminat hesabının KDV dahil olarak yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaza anına ilişkin kamera kayıtları ile dosyadaki belgesizlikler incelenmeksizin ve resmi bir kaza tespit tutanağı bulunmaksızın sadece Google Maps görüntüleri üzerinden usulsüz kusur tayini yapıldığını, sigorta şirketleri arasında imzalanan rücu protokolü uyarınca davacının öncelikle müvekkilin sigortacısı olan şirkete başvurması gerekirken doğrudan müvekkile dava açmasının ve husumet itirazı ile davanın sigorta şirketine ihbarı taleplerinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, Türk Ticaret Kanununun TTK 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından KASKO poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili amaçlı yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin kusura yönelik itirazının incelenmesinde;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkemece alınan kusur raporuna göre davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu dosya kapsamınca sabit bulunduğundan, hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, ayrıntılı ve gerekçeli, hükme elverişli bulunması nedeniyle buna yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin husumete yönelik itirazının incelenmesinde;
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi (6762 sayılı TTK madde 1301) gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilecek, olup 43 ABC 472 plakalı araç işleteni olan davalıya husumet yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Husumete yönelik itiraz yerinde değildir.
3-Davalı vekilinin hasara yönelik itirazının incelenmesinde;
Davalı gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edildiği, yapılan bu değerlendirmeye göre de, hasar bedelinin piyasa rayiç değerinin belirlendiği ve davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı)
4-Davalı vekilinin kdvye yönelik itirazının incelenmesinde;
Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kaldı ki mahkemece taleple bağlı kalınarak kdv hariç tutar üzerinden karar verildiği nazara alınarak itiraz yersizdir.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 4.882,12 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.220,53 TL nin mahsubu ile bakiye 3.661,59 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
22/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.