Marka Hükümsüzlüğü ve YIDK Kararının İptali Davasında İltibas, Tanınmış Marka ve Kötüniyet İddialarının Reddi Sonrası Onama Kararı.
Özet: Bu dava, davacının sahip olduğu tescilli markalar ile davalı şirketin marka başvurusu arasında benzerlik, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla açılmış, yeniden inceleme ve değerlendirme kurulu kararının iptali ile davalı markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği bir uyuşmazlık olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davalı markası ile davacı markaları arasında ortalama tüketiciyi yanıltacak derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik, mal benzerliği, tanınmışlık veya kötü niyet bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda bu kararların usul ve esas yönünden isabetli olduğu tespit edilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5450 E.  ,  2026/2450 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1049 Esas, 2025/1256 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 Esas, 2023/77 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ...'in 2022-M-5444 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkil markası ile dava konusu markanın sınıflarının aynı olduğunu, renk ve fonun aynen kullanıldığını, taraf markaların karıştırılacağını, davalının müvekkilinin markasını aynen taklit ettiğini, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, diğer yönden mal benzerliğinin de oluşmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ve "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ve "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak veya yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak veya yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşmediğinden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafça SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca da tescil engeli bulunduğu ileri sürülmüş ise de davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin de somut delil bulunmadığı, öte yandan ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülen mutlak ret nedeni bulunduğu iddiasının da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357/1. maddesi hükmü uyarınca dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.