Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin üçüncü şahıs tarafından 89/3 haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davasında borç ilişkisi ve görev yetkisi incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki belge, üçüncü bir şahıs tarafından, kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerine karşı, ilgili icra takibine konu borçtan gerçekte sorumlu olmadığını iddia ederek açtığı menfi tespit davasına ilişkin gerekçeli kararın başlangıcını oluşturmaktadır; davacının borçsuzluk talebine karşılık davalının yetkisizlik itirazı ve davacının kendi kusurunu öne sürdüğü bu süreçte, mahkeme görev ilişkisinin kamu düzeninden olduğunu ve ticari davaların asliye ticaret mahkemelerince görülmesi gerektiğini vurgulayarak hukuki değerlendirmelere giriş yapmaktadır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/483 Esas - 2024/193

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/483 Esas
KARAR NO : 2024/193
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : ...
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı şahıs tarafından Bursa 16. İcra Dairesi 2011/... Esas dosyasıyla dava dışı borçlu ... aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin icra dosyasının taraflarıyla hiçbir borç, alacak verecek ilişkisi bulunmamasına rağmen müvekkilinin dosyaya üçüncü şahıs olarak eklenerek 89/1, 89/2 ve 89/3 ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin 89/3 ihbarnamesinden şans eseri haberdar olduğunu, müvekkiliinin ilgili icra dosyasına eklenmesinin açıkça usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların müvekkilu yönünden kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin sahibi ... 'ın icra dosyasının alacaklısı davalı ... 'yı tanımadığını ve borç hakkında bilgi sahibi bile olmadığını, icra dosyasının borçlularından olan dava dışı ... 'in müvekkili şirket nezdinde figuran oyuncu olarak yalnız 1 gün çalıştığını, figuran oyuncu olması hasebiyle 1 günlük aldığı rol sebebiyle usulüne uygun olarak 1 günlük sigortasının müvekkili şirket tarafından yaptırıldığını, müvekkilinin takip dosyasında herhangi bir ilişiği bulunmadığını, dava dışı borçlu ... 'e veyahut müvekkilice tanınmayan diğer borçlulara müvekkilinin hiçbir şekilde bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulünü, Bursa 16. İcra Dairesi 2011/... Esas icra takibinin iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemelerde açıldığını, davanın yetkili yer olan Bursa Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, davacının icra dosya borçlusuna borçlu olmadığına ilişkin dosyaya kesin ve inandırıcı deliler sunamadığını, davayı yetkili olmayan yer mahkemesinde açtığını, usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin icra hukuk mahkemesince verilmiş bir karar dosyaya sunamadığını, dosyada yapılan tebligatlardan 89/1 ve 89/2 tebligatları muhatap tarafından bizzat tebliğ alındığını buna rağmen herhangi bir itiraz gerçekleştirilmediğini, itiraz edilmemesi üzerine davacıya 89/3 gönderildiğini, yine bu tebligata da itiraz etmediğinden dolayı dosyada taraf olarak eklendiğini, davanın açılmasına bizzat kendi kusuruyla davacı sebep olduğundan davanın kabulü halinde taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, İİK 89/3 maddesi uyarınca 3.haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3.kişi tarafından takip alacaklısına karşı açılan menfi tespit davasıdır.
6100 sayılı HMK'daki göreve ilişkin düzenlemeler gereğince, "görev" konusunun kamu düzeninden olduğu ve mahkemece tarafların itirazı üzerine ya da re'sen yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Bursa 16. İcra Dairesi 2011/... Esas dosyasıyla davalı tarafından dava dışı takip borçlusu hakkında başlatılan icra takibinde davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerei üzerine takip karşısında üçüncü kişi durumunda bulunan davacının İİK'nın 89.maddesine göre eldeki menfi tespit davasını açtığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, eldeki uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, İİK'nın 89.maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında genel mahkemelerin görevli olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/15365 E-2016/3253 K. ve yine 19. Hukuk Dairesinin 2016/3568 E-6425 K.sayılı ilamlarında da genel mahkemelerin görevli olduğunun benimsendiği, HMK'nın 2.maddesine göre hukuk yargılamasında genel görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmış, mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olmadığı ve görevli mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tespit edilerek davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 05/03/2024
Katip ...
Hakim ...