Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari defterler ve BA-BS bildirimleriyle sabitlenen cari hesap alacağına ilişkin itirazın iptali davasında, borcun ödenmesiyle konusuz kalan davada icra inkar tazminatına hükmetti.
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, tarafların ticari defterleri ve BA-BS bildirimleri incelenerek alacağın ve mal tesliminin ispatlandığı, davalının borcu yargılama sırasında ödemesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak davacının başlangıçtaki haklı durumu dikkate alınarak davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/22 Esas - 2026/496

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/22 Esas
KARAR NO : 2026/496
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile fatura düzenlendiğini, kısmen ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine ... .... .... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki borç ilişkisine konu faturadaki malın teslim edildiği hususunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, BA bildiriminin yapılmasının teslimi tek başına ispatlayamayacağını, davacı defterlerinin delil olarak kabul edilebilmesi için defterlerin birbirini doğrulaması gerektiğini, alacağın muaccel olmadığını, ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... .... .... esas sayılı dosyası, BA-BS bildirimleri dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 29/04/2026 tarihli raporunda özetle, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip ve dava tarihi itibari ile taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin de karşılıklı olarak birbirini doğruladığı, ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile alacağının 66.096,52 TL olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, satış sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2025/42365 esas sayılı icra takibi başlatıldığı, davalının yetki itirazı ve davacının kabulü üzerine dosyanın Çubuk İcra Dairesi'ne gönderildiği, davalının borca itirazı üzerine Çubuk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/538 esas sayılı davanın açıldığı, mahkemenin 2025/645 karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında cari hesaba konu edilen faturalardaki malların teslim alınmadığına ilişkin davalı savunmasına karşın, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki taraf defterinde cari hesaba konu faturaların kayıtlı olduğu ve defterlerin alacak/borç hususunda birbirini doğruladığı, yine tarafların karşılıklı olarak BA-BS bildirimlerini yaptığı, bu hali ile ticari ilişkinin ve teslimin karine olarak ispat edildiği, aksinin ispatı hususunda davalı yanca ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, böylelikle icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı, icra dosya borcu yargılama sırasında davalı tarafça ödenmekle davanın konusuz kaldığı, ancak davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi ve alacak cari hesaptan kaynaklandığından ve defterler birbirini doğrulamakla alacağın likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
Alacağın %20 oranında hesaplanan 13.219,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan harcın talep halinde iadesine,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 14.800,00 TL yargılama gideri ile 732,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026
¸¸ ¸¸