Trafik kazası sonrası yolcuya zorunlu mali sorumluluk sigortasından ödenecek sürekli iş göremezlik tazminatında, daha önce alınan geçici iş göremezlik ödemelerinin mahsubu ve usuli kazanılmış haklar üzerine temyiz kararı.
Özet: Davacı yolcunun trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı belirsiz alacak davasında, uyuşmazlık hakem heyetinin zamanaşımı nedeniyle ret kararının itiraz hakem heyetince kaldırılarak 310.000 TL tazminata hükmedilmesi üzerine davalı sigorta şirketi temyiz yoluna gitmiştir. Yüksek Mahkeme, davalının zamanaşımı ve maluliyet raporu geçerliliği itirazlarını reddederken, aktüer bilirkişi raporunda davacının başka bir dosyada tahsil ettiği geçici iş göremezlik tazminatının sürekli iş göremezlik tazminatı hesabına dahil edilmesinin hatalı olduğunu, bu ödemenin sürekli sakatlık limitinden düşülmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2024/14773 E.  ,  2026/5721 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1387 Değişik İş, 2024/1384 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.02.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 310.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kusur oranının araştırılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, tek taraflı alınan maluliyet raporunun teyit edilmeden hükme esas alınamayacağını, yeniden rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçe limitinden davacıya ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri toplam 6.356,86 TL'nin düşülmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine mevzuata uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, aldıkları medikal firma raporunda maluliyet bulunmadığının tespit edildiğini, davacının tek taraflı aldığı rapora itiraz ettiklerini, itirazların değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından; davacının, başvuru sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu ve davacının geçici iş göremezlik tazminatı bakımından talebinin olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatını Sigorta Tahkim Komisyonunun başka bir dosyasına konu etmiş ve almış olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren hesaplamanın yapıldığı, davacının geçici iş göremez olduğu 120 günlük sürenin de sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasına dâhil edildiği anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince, sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatının aynı poliçe limitinden karşılanması gerektiği dikkate alınarak, geçici iş göremezlik ödemesinin sürekli sakatlık limitinden düşülerek, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekir.
3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.