Danıştay 10. Daire, ceza infaz kurumunda gerçekleşen intihar olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında temyiz istemini reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Davacılar, ceza infaz kurumunda intihar eden yakınlarının ölümünde idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri davayı reddetmiş; Danıştay ise davacıların temyiz istemini reddederek, idarenin hizmet kusuru bulunmadığına ilişkin alt mahkeme kararını hukuka uygun bularak onamıştır, ancak oy çokluğuyla alınan karara düşülen karşı oyda, vefat eden kişinin sağlık durumu ve özel ihtiyaçları nedeniyle idarenin kusurunun olabileceği belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1201 E.  ,  2025/3834 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1201
Karar No : 2025/3834
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten; çocukları ... ve
... adına velayeten ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları ...'ın ceza infaz kurumunda bulunmakta iken 14/12/2018 tarihinde intihar ederek vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ..., oğlu ..., oğlu ..., annesi ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat ile kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Davacılar tarafından; yakınları ...'ın ceza infaz kurumunda bulunmakta iken 14/12/2018 tarihinde banyoda bulunan duş başlığına kendisini ayakkabı ipi ile asmak suretiyle intihar ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ..., oğlu ..., oğlu ..., annesi ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat ile kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden; davacılar yakınının çölyak ve crohn hastalığı bulunduğu, bu sebeple çeşitli tarihlerde hastaneye sevkinin sağlandığı, gerekli tedavisinin yapıldığı, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarihli sağlık kurulu raporunda; crohn hastalığı tanısıyla opere olduğu, ileokolostomi yapıldığı, anemi, beslenme bozukluğu ve buna bağlı sık sık genel durum bozukluğu ile yatışının gerektiği belirtilerek R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun olduğunun ceza infaz kurumuna bildirildiği, Ceza İnfaz Kurumunca rehabilitasyon merkezi olan başka bir cezaevine nakil istemi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce davacılar yakınının bakıma muhtaç olup olmadığı ile ilgili alınan Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarihli sağlık kurulu raporunda, tedavi ve takibinin ileri bir merkezde yapılmasının uygun olacağı, hastalığın aktivite dönemlerinde tıbbi tedavi ve bakıma muhtaç olduğu, bununla birlikte müteveffanın ihtiyaçlarını karşılama ve kendi bakımını yapma gibi hususlarda bakıma ihtiyacının bulunmadığının belirtilmesi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce hastalık nedeniyle başka bir ceza infaz kurumuna naklinin uygun görülmediği, psiko-sosyal servis raporunda, davacılar yakınının fiziksel ağrılarının çok olduğunu ve ağrılara dayanamadığını beyan ettiğinin belirtildiği, revire ve psikiyatra yönlendirildiği, anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu ve ilaç yazıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; davalı idarenin, davacılar yakınının rehabilitasyon merkezi olan başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmemesi sebebiyle olayda hizmet kusuru bulunduğundan davacıların, yakınlarının vefatı nedeniyle uğradığı zararların tazmini gerekmekte olup bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.