Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın para tahsil yetkisi bulunmadığından eyleminin basit güveni kötüye kullanma suçu teşkil ettiği ve ceza hesaplamasında hatalar bulunduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Sanığın, satış elemanı olarak görev yaparken müşterilerden aldığı paraları şirket yerine kendi hesabına aktarması eyleminde, tahsil yetkisi bulunmadığından eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yerine basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması, ayrıca mahkumiyet kararında adli para cezasına hükmedilmemesi, hapis cezası miktarında hesap hatası yapılması ve katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gibi usul ve yasaya aykırılıklar nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2026/2016 E.  ,  2026/6254 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3410 E., 2025/2079 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2017/459 Esas, 2017/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı kanunun 155/2, 43/1, 62/1 ,52/2-4 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 2.200,00 TL adli para cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
kararı verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.01.2019 tarihli ve 2018/23 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43/1 62/1, 52... maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 27.05.2025 tarihli ve 2021/39099 Esas, 2025/6651 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 17.12.2025 tarihli ve 2025/3410 Esas, 2025/2079 Karar sayılı kararı sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı kanunun 155/2, 43/1, 62/1,51 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine , hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine , erteleme kararı verilmemesi kararın bu sebeple bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinin sanığın hesabına paranın en son gönderildiği 02.06.2016 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
1. Suç tarihinde katılana ait mobilya satış mağazasında satış elemanı ve müşteri temsilcisi olarak çalışan sanığın, yapmış olduğu satışlar sırasında bir kısım müşterilere şirket hesabı yerine kendi hesap numarasını vermek suretiyle toplam 26.338 lirayı katılanın hesabına yönlendirmeyip kendi hesabına yatırmasını sağladığı olayda; sanık savunması ve katılan beyanlarından sanığın para tahsil yetkisi olmadığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin zincirleme şekilde 5237 sayılı yasanın 155/1 maddesinde düzenlenen '' güveni kötüye kullanma'' suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 155/2 maddesi kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ,
2. Kabule göre ;
a.5237 sayılı yasanın 155/2 maddesi gereğince sanığın hapis ve adli para cezası ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ,
b.5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesi gereğince temel hapis cezası olarak belirlenmiş olan 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nun 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırılıp sonra TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hapis cezasının 1 yıl 6 ay 22 gün olarak belirlenmesi gerekirken 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla hapis cezası belirlenmiş olması
c. hüküm fıkrasının 6.bendinde "suça sürüklenen çocuğa " ibaresi yazılmak suretiyle cezanın ertelenmesi kısmında çelişkiye düşülmüş olması yasaya aykırı olduğundan,
d. Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine sanık aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu Avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.