Hacizli malın yediemine teslimi ve satışında aldatıcı hile unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları aracıyla dolandırıcılık mahkumiyetinin bozulması kararı.
Özet: Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı, haczedilen menkulün özellikleri konusunda tutanaklar arasında farklılıklar bulunsa da, sanığın katılan şirketin iradesini fesada uğratacak ve denetimini ortadan kaldıracak nitelikli bir hilesinin tespit edilememesi nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu sebeple beraati gerektiği tespitiyle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/28765 E.  ,  2026/4803 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/291 E., 2015/239 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan şirket tarafından borçlu tanık ... hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle 06.12.2010 tarihinde yapılan ve sanık ...'nin de bulunduğu haciz işleminde haciz tutanağında özellikleri "... 01... " olarak belirtilen fırının haczedilerek yediemin ve muhafaza yeri temin edilemediğinden yerinde bırakıldığı, 25.03.2011 tarihinde tekrar aynı yere gidilerek özellikleri "... 01... " olarak belirtilen fırının sanığa yediemin olarak teslim edildiği, yine dosyada bulunan açık artırma tutanağında satışa konu malın özelliklerinin "... 01... " olarak belirtildiği, satışa çıkarılan fırının ikinci açık artırma sonucunda alacaklarına mahsuben katılan şirket tarafından satın alındığı, 04.04.2012 tarihli teslim tutanağında ise menkul malın haczedildiği gibi yediemin olarak sanıktan alındığının ve katılan vekilinin "haciz edildiği gibi teslim aldım" beyanı ile katılan şirket vekiline teslim edildiğinin belirtilmesi nazara alındığında, sanığa ikinci haciz işlemi sonrası yediemin olarak teslim edilen malın ilk haciz işlemi sırasında haczedilen maldan farklı özellikler ihtiva etmesi, bu hususun düzenlenen tutanaklarda açıkça belirtilmiş olması, nitekim satış işlemi yapılan mal ile yediemin olarak sanığa ve yapılan satış işlemi sonrası katılan şirket vekiline teslim edilen malın aynı mal olması, sanığın katılan şirketin iradesini fesada uğratacak ve denetimini ortadan kaldıracak mahiyette nitelikli bir hilesinin bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.