Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin tapu iptali ve tescil davasında verilen ihtiyati tedbir kararına Akfen GYO tarafından yapılan itirazı değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, tapu iptali ve tescil davasında verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesini sunmaktadır. Davacılar, muvazaalı devir iddiasıyla taşınmazların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir talep etmiş, ilk derece mahkemesi belirli taşınmazlar üzerine 50.000 TL teminat karşılığında satış ve devri önleyici tedbir ile davalıdır şerhi konulmasına karar vermiştir. Davalı şirket ise, davacılarla hukuki ilişkisi bulunmadığını, talebin parasal nitelikte olduğunu ve yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını belirterek, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden bu tedbirin kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1361 - 2026/1535
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1361 KARAR NO : 2026/1535T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :08/04/2026 tarihli ara kararNUMARASI :2026/164 Esas (derdest dosya)DAVACILAR :1-...VEKİLİ :Av. ... :2-... (T.C.No:...) - ...VEKİLİ :Av. ...DAVALILAR :1-...VEKİLİ :Av. .. :2-...DAVA :Tapu İptali ve TescilDAVA TARİHİ :17/02/2026TALEP :İhtiyati Haczin KaldırılmasıTALEP TARİHİ :06/03/2026KARAR TARİHİ :17/09/2026KR. YAZIM TARİHİ :24/09/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Gebze ilçesi, Balçık Mahallesi’nde yer alan, kök 170 ada 6 parselden ifraz edilen 535 ada 1 parsel ve her halükarda davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı. A.Ş.'ye devredilen tüm taşınmazlara ilişkin devir işlemlerinin muvazaalı olduğunun tespitine, bu kapsamda davalı anonim şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... adına tesciline, Mahkeme aksi kanaate hasıl olunması halinde; dava konusu taşınmazların gerçek rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile belirlenecek tazminatın davalıdan, satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalılardan ...’nin yabancı uyruklu olması, Türkiye’de yerleşik ve süreklilik arz eden bir malvarlığı bulunmaması ve dava konusu taşınmazın daha önce el değiştirmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hakkın yargılama süresince etkisiz hale getirilmesi riski bulunduğundan; dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına ve tapu kayıtlarına davalıdır şerhi işlenmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 25/02/2026 tarihli ara karar ile;"... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE,Aleyhine tedbir istenen Kocaeli ili, Gebze İlçesi, Balçık Mahallesi 170 Ada 6 Parselin daha sonra ifraz edilmesiyle; 526 ada 1 parsel, 535ada 1 parsel, 546 ada 4 parsel ve 170 ada 20 parsel sayılı taşınmazların davalılara ait olan hisselerine, 50.000,00.-TL teminatın Mahkeme veznesine depo edilmesi durumunda üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına ve davalılara ait olan hisselerine davalıdır şerhi işlenmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.Davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davacılar ile müvekkili davalı şirket arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve vakıalar incelendiğinde; davacıların dayandığı hukuki ilişkinin, davacı ... ile diğer davalı ... arasında bulunduğu ileri sürülen iş geliştirme ve vekalet/danışmanlık niteliğindeki iç ilişkiye ve bu iç ilişkiden doğduğu iddia edilen "%33 hak ediş/kar payı" talebine ilişkin olduğunu, buna karşılık davalı müvekkili Akfen GYO ile davacılar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme, davalıyı borç altına sokan bir mutabakat veya taahhüt bulunmadığını, davacıların iddia ettiği hak ediş veya kar payına ilişkin davalı müvekkili şirket tarafından verilmiş bir kabul ya da beyan mevcut olmadığı gibi, davalı müvekkilinin davacıların ileri sürdüğü iç ilişkiden haberdar olduğuna veya bu ilişkiyi bertaraf etmeye yönelik bir tasarrufta bulunduğuna dair dosyada ortaya konulmuş herhangi bir somut olgu da bulunmadığını, HMK 390/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık ispat düzeyinde ortaya koymak zorunda olduğunu, yaklaşık ispat, salt iddia ve varsayıma değil; somut, objektif ve denetlenebilir verilere dayanması gerektiğini, davacılar tarafından taşınmazın aynına ilişkin bir mülkiyet iddiası ileri sürülmemekte; terditli talepte rayiç bedel üzerinden tazminat istenmekte olduğunu, bu durumun uyuşmazlığın parasal karakterini açıkça ortaya koyduğunu, davalı müvekkili şirketin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının davacının iddia ettiği hakkın elde edilmesini nasıl ve ne şekilde imkansızlaştıracağı yahut önemli ölçüde zorlaştıracağının somutlaştırılmadığını, Uyuşmazlığın hukuki niteliği ve talep sonucu dikkate alındığında, görevli mahkemenin belirlenmesi hususu dahi tartışmalı iken; mülkiyet hakkına ağır müdahale teşkil eden bir tedbirin herhangi bir delil olmaksızın uygulanması, usul ekonomisi ve görev kurallarının kamu düzenine ilişkin niteliği ile de bağdaşmadığını, davalı müvekkili şirket, davacıların iddia ettiği hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, davacı anlatımının merkezinde yer alan sözde hizmet ilişkisi ve hak ediş iddiası, tamamen davacı ile diğer davalı arasındaki iç ilişkiye dayandığını, davalı müvekkili şirketin bu ilişkiye taraf olduğuna, bu ilişkiden haberdar bulunduğuna veya bu ilişkiyi bertaraf etmeye yönelik bir tasarruf gerçekleştirdiğine dair dosyada tek bir somut delil bulunmadığını, tüm bu nedenlerle, ihtiyati tedbir kararı davalı şirket bakımından hem hukuki şartları hem de ölçülülük ilkesi yönünden geçerliliğini yitirdiğini, bu nedenle 25.02.2026 tarihli ara kararı ile davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ye ait taşınmazlar üzerinde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının, HMK m. 389 ve m. 390’da öngörülen şartlar müvekkil şirket yönünden gerçekleşmediğinden, HMK m. 394 uyarınca kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraza konu tedbirin reddine yönelik kararın gerekçesiz olduğunu ve denetime elverişli olmadığını, müvekkil şirket yönünden yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, davacıların iddialarının şahsi alacak haklarına yönelik olduğunu, bu nedenle üçüncü kişi konumundaki davalı yönünden ayni etkili tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, TMK'nın 1023. maddesinin göz ardı edildiğini, davacılar tarafından somut ve yakın tehlike ortaya konamadığını, davacıların muvazaa iddiasının dayanaksız olduğunu, itiraza konu tedbir ölçüsüz olup, hükmedilen teminat miktarının, taşınmazın satış fiyatının yaklaşık 28.000'de 1'i olduğunu, görev itirazları değerlendirilmeden tedbirin sürdürülmesinin hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararında, davacıların muvazaa iddiasını destekleyen somut olgulara (KAP bildirimi ile tapu bedeli arasındaki fark, satışın zamanlaması, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği) ve dosyanın mevcut durumuna atıf yapıldığını, HMK m. 389'da aranan şartların gerçekleştiğinin tespit edildiğini, yaklaşık ispat aşamasında bu düzeyde bir gerekçenin yeterli olduğunu, somut olayda bu iddia ve delillerin son derece güçlü olduğunu, HMK m. 390/3 yalnızca yaklaşık ispat aramakta olup kesin ve tartışmasız bir hukuki nitelendirme yapılmasını şart koşmadığını, bu itibarla istinaf edenin iddiasının şahsi/ayni hak ayrımına dayanan argümanının, esas hakkında tartışılması gereken bir mesele olup tedbir kararını ortadan kaldırmaya elverişli olmadığını, TMK m. 1023'ün göz ardı edildiği iddiası yerinde değildir KAP bildirimi şeffaflık kanıtı değil, muvazaanın kabulü niteliğinde olduğunu, bedelin bankadan ödenmesinin muvazaayı ortadan kaldırmayacağını, %17 iskonto ve KDV ödemesinin satıcının üzerine bırakılmasının ticari hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağını, HMK m. 390 kapsamında bu denli sınırlı bir tasarruf kısıtlamasının, müvekkilin hakkının güvence altına alınması amacıyla orantılı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının görev meselesinden bağımsız olarak değerlendirildiğini, zira tedbirin amacının, yargılama sonucunda verilecek kararın icra edilebilirliğini güvence altına almak olduğunu, görev itirazı esas hakkında incelenecek bir usul sorunu olduğunu, bu sorun çözüme kavuşturulmadan önce tedbirin kaldırılmasının, hakkın tamamen etkisiz kalması riskini doğuracağını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/04/2026 tarih, 2026/164 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Talep; ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde, mahkemece 17/02/2026 tarihli ara kararı ile dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesine ilişkin tedbir kararı verildiği, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine 08/04/2026 tarihli duruşmada değerlendirme yapıldığı ve itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda; davacılar tarafından davalı ...'ye taşınmaz alımı konusunda hizmet verildiği, davalının hizmet bedelini ödememek için diğer davalı şirkete muvazaalı olarak taşınmazı devrettiği iddia edilmektedir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1. fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nın 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir.Somut olayda; davacı tarafça davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine, diğer davalıdan olduğunu iddia ettiği alacak için muvazaa nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince 17/02/2026 tarihinde ihtiyati tedbire ilişkin verdiği karara davalıların itiraz ettiği, mahkemenin 08/04/2026 tarihli duruşmada, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verdiği, davacı davalılar arasında muvazaalı satış yapıldığını iddia etmiş ise de, bu iddialarına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, SPK bildiriminin tek başına muvazaa olgusunu ispatlamadığı, yaklaşık ispat koşulunu bu aşamada sağlanmadığı, bu sebeple mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin kararının yerinde olmadığından ara kararın kaldırılmasına, 17/02/2026 tarihinde verilen ihtiyati tedbirin de kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;1-Davalı Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi'nin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/04/2026 tarih, 2026/164 Esas sayılı ara kararı ile 17/02/2026 tarih, 2026/164 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,a)Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına,b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d)İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*