Küçük davacının babası tarafından kusurlu kazada yaralanması sonucu sigorta tazminatı talebinde menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanması gerekliliği.
Özet: Babasının sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında malul kalan davacı küçük çocuğun zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği uyuşmazlıkta, alt komisyonlarca tazminat talebinin kabul edilmesine rağmen, temyiz incelemesinde, kazaya sebebiyet veren sürücünün aynı zamanda davacı çocuğun kanuni temsilcisi olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğu ve 4721 sayılı Kanunun 426. maddesi gereğince temsil kayyımı atanması gerektiği, hatta soyut bir tehlike olasılığının dahi yeterli olduğu gerekçesiyle usuli bir eksiklik tespit edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/450 E.  ,  2026/5713 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1584 D. İş, 2024/1584 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek duvara çarpması sonucunda 19.02.2022 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 439.576,19 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 439.576,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur takdirinin oluşa uygun olmasına, müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum veya olgunun somut olayda bulunmamasına göre itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek duvara çarpması ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Somut olayda; davacı, babası olan ...'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 19.02.2022 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ...'ın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve babasının ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2021 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan babası ... tarafından açıldığı görülmektedir.
4721 sayılı Kanun'un 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir.
Eldeki davada davacı baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci baba küçüğü temsil edemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.