Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim dolandırıcılığı suçunda kazanılmış hak ihlali nedeniyle cezanın düzeltilerek onanmasına, resmi belgede sahtecilik suçunda ise davanın zamanaşımından düşmesine hükmetti.
Özet: Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum olan sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde; dolandırıcılık suçunda, bozma öncesi aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek fazla ceza verildiği tespit edildiğinden, hükmedilen ceza 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak düzeltilip onanmış; resmi belgede sahtecilik suçunda ise ilk mahkumiyet kararının verildiği tarihten itibaren olağan dava zamanaşımı süresi dolduğundan, bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/375 E. 2017/286 K.SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;1. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenBozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan bozma öncesi verilen kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak sanık hakkında bozma öncesindeki cezadan fazla cezaya hükmedilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının ilgili kısmına “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanığın neticeten 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan ilk mahkumiyet kararının verildiği 01.06.2009 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.