Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, haksız şikayet iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, hak arama özgürlüğünün sınırları aşılmadığına karar vererek, yerel mahkeme hükmünü onadı.
Özet: Davacı, hakkında yapılan haksız şikayet sonucu uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiş; davalı ise yasal şikayet hakkını kullandığını savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının şikayet hakkını aşmadığı ve zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; temyiz incelemesinde de davalının eyleminin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacıya zarar verme kastı bulunmadığı ve maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı belirtilerek kararlar onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/3923 E.  ,  2026/5698 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/230 E., 2024/388 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/453 E., 2023/557 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili hakkında haksız şekilde şikayette bulunulduğunu, hakkında beraat kararı verildiğini, hiçbir hukuki delil bulunmamasına rağmen müvekkilinin üzerine atılı suçlamalar nedeniyle yaklaşık 1,5 yıldır toplumdan soyutlandığını, suçlandığı tarihten itibaren maddi gelir kaybı yaşadığını ekonomik anlamda sarsıldığını, hiç bir somut delil olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak isnat edilen suçlamalar nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini belirterek, 10.000,00 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya iftira atmadığını, yasal şikâyet hakkını kullandığını, müvekkilinin davacı hakkında duyduklarını ve kendisine yaptıklarını beyan ettiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça davacıya borç para verildiği, borç olarak verilen paranın davacı tarafça davalıya ödenmediği ve bu sebeple borçlu olan davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu maddi ve manevi zararın ispatlanamadığı, şikayet hakkının yasal sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bu olay nedeni ile müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, uğranılan zarar olarak avukatlık ücretinin somutlaştırıldığını, ispat külfetinin davalıda olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.