Zorunlu mali sorumluluk sigortasında, 2015 öncesi trafik kazalarında ölen sürücünün kusurunun destekten yoksun kalan üçüncü kişi tazminat talebini etkilemeyeceği içtihadı.
Özet: Trafik kazasında oğlunu kaybeden davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi üzerine, mahkeme 2013 tarihli kaza için 2015 öncesi genel şartların uygulanması gerektiğini, ölen desteğin kusurunun aracın işleteni olmayan ve mirasçı sıfatıyla değil doğrudan zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulunan davacıya yansıtılamayacağını belirterek, sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken desteğin kusuru gerekçesiyle davanın reddine karar veren itiraz hakem heyeti kararını bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/264 E.  ,  2026/5693 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1487 D. İş 2024/1487 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı araçların çarpışması sonucunda 19.06.2013 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının oğlunun vefat ettiğini ve destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün müteveffanın kendisi olduğunu, müteveffanın kusurundan kaynaklı olduğunu ve destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddi gerektiğini, gerçek gelirin tespiti gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazada davalıya sigortalı araç sürücüsü olan desteğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 01.06.2015 tarihinden önce yapılan poliçelere yeni genel şartların uygulanamayacağını, kaza tarihinin 19.06.2013 tarihi olduğunu ve davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı araçların çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında davacının desteğinin vefat etmesine dayalı olarak destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı 19.06.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği ve davalı ... şirketinin aracı zorunlu trafik sigortası ile teminat altına aldığı görülmektedir. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'na göre değil, 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.02.20 12... /17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelidir.
Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun işleten olmayan davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak, davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde Üye ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı sürücüsü olduğu araç ile dava dışı aracın çarpışması sonucu desteği oğlunun vefat ettiği iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti desteğin yüzde yüz kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Bu karara davacı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazın reddine karar vermiştir. Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıların desteği kendisinin sevk ve idaresindeki araç ile yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazası yaparak öldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut dosyada ki uyuşmazlık, yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan desteğin sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından babasının destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyeceği ile ilgilidir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bir sorumluluk sigortası olup bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluk riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ve sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır.
Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Bu nedenle işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için bunların zararından trafik sigortası sorumlu değildir.
Sorumluluk sigortaları Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlıklı 1473 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 1473. maddesine göre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır.
Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Bu durumda ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz.
Kaza tarihinde geçerli Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde ; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse davalı zorunlu sorumluluk sigortasından da destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira bir zarardan işleteni sorumlu tutamadığımız durumlarda trafik sigortasını da sorumlu tutmamız mümkün değildir.
Bu gerekçelerle İtiraz Hakem Heyetinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin davanın reddine kararına karşı itirazın reddine kararının ONANMASI gerekirken davaya konu trafik kazasındaki kusurunun işleten olmayan davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak, davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Sayın Çoğunluğun vermiş olduğu BOZMA kararına katılmıyoruz.