Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, yaralamalı trafik kazası sonucu 100% kusurlu sürücüden ve sigorta şirketinden istenen maddi ve manevi tazminat davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı tarafın, 25/09/2018 tarihinde Adanada minibüs sürücüsünün tam kusuruyla yaralanmasına neden olan trafik kazası sonucunda uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla açtığı davada, sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında manevi tazminattan sorumlu olmadığını savunmasına rağmen, olayda minibüs sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunun tespit edildiği ve davacının, önceki ödemeye ek olarak 1.000 TL maddi ile 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği bir haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/912 Esas - 2023/593
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2019/912 EsasKARAR NO : 2023/593HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALI : 1- ... - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALILAR : 2- ... - ... 3- ... - ...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/12/2019KARAR TARİHİ : 24/10/2023KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ... 25/09/2018 tarihinde Adana İli ... İlçesi ... Mah. ... Caddesi ile ... Sokak kesişiminde meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazanın ... plakalı ... marka minibüs sürücüsü ...'in asli ve tam kusuru sebebiyle meydana gelmiş olup, müvekkilinin söz konusu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan ve davalı ....Ltd.Şti.adına kayıtlı araç olan ... plakalı ... marka minibüs kaza nedeniyle ... A.Ş ...- poliçe numarası ile ZMMS kapsamında sigortalandığını, davalı ... A.Ş'ye tazminat hususunda ... başvuru numaralı dosya ile başvuru yapılmış olup, başvuru neticesinde sigorta şirketince taraflarına 127.840,74 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ... plakalı ... Marka minibüs davalı ... A.Ş'ce ... Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında 22/02/2018 başlangıç-22/02/2019 bitiş tarihli ... numaralı poliçe ile ... numaralı acenteden yapılan sigorta poliçesi kapsamı ile manevi tazminattan da sorumlu olduğunu belirterek 25/09/2018 tarihinde Adana İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi ile ... sokak kesişiminde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında nedeniyle davacı müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkin olarak fazlaya ve tüm yönlere ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak ve ticari faiz işletilmek üzere şimdilik davalılardan müştereken ve müteselsilen 1.000,00 TL maddi tazminat ile yine davalılardan müştereken ve müteselsilen 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, uygun görülmediği takdirde yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sigortalısının kusur oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlık durumu Adli Tıp Kurum 3.İhtisas Dairesinden alınarak rapor ile ispatlanmalı ve maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabı aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki veriler dikkate alınmalı ve ödeme tutarının güncellenmesi gerektiğini, mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olup, davacı yanın manevi tazminat taleplerinden gerek Karayolları Trafik Kanunu gerekse zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince sorumluluğu bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup, taralarınca kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece belirlenecek manevi tazminat miktarının tayininde haksız belirlenecek manevi tazminat miktarının tayininde haksız fiili oluşturan olayın özelliğinin yanında tarafların sıfatı, sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiğini, diğer taraftan belirlenecek miktarın ceza olarak tayin edilemeyeceği gibi zenginleşme amacı olarak da kullanılamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlı dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır. Kusur bilirkişi tarafından 07/01/2021 tarihli raporunda; ... plakalı minibüsün sürücüsü ...'in asli ve tam (%100) kusurlu, diğer tescilsiz(plakasız) motosikletin sürücüsü ...'un ise kusursuz olduğunu belirtmiştir. Davacı tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 2 İhtisas Kurulu Başkanlığının 28/12/2022 tarih ... karar sayılı raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülüre Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğe göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %24 olduğunu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğini, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini bildirmiştir. Dosyanın hesap bilirkişisine sunmuş olduğu 30/03/2023 tarihli raporunda; olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre davacı ... için geçici işgöremezlik tazminatının 15.694,33 TL, bakiye kalıcı işgöremezlik tazminatının 903.878,54 TL olduğu, bakıcı giderinin 6.088,50 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından 27/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak talep ettikleri toplam 903.878,54 TL'ye kaza tarihinden itibaren ticari faiz, uygun görülmediği takdirde yasal faizin davalı ... A.Ş yönünden başvuru sonucu yapılan ödeme sonrası kalan poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile tahsiline, diğer davalılar .... Ltd.Şti.ve ... yönünden ise talep ettikleri miktarın tamamı için müştereken ve müteselsilen tahsili yönünden hüküm kurulmasını, geçici iş göremezlik tazminatı olarak toplamda 15.694,33 TL'ye kaza tarihinden itibaren ticari faiz, uygun görülmediği takdirde yasal faiz işletilmek kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakıcı gideri taleplerinin 6.088,50 TL'ye kaza tarihinden itibaren ticari faiz, uygun görülmediği takdirde yasal faiz işletilmek kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54/1-2-3-55-56 maddeleri kapsamında açılan çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden(maluliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6098 sayılı TBK mad.56.maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurunda kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasıda gerekebilir. Davacı tescilsiz motosiklet sürücüsü olup, kaza anında kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, A2 sürücü belgeli olduğu, alkol ölçümüne ilişkin bilgi bulunmadığı, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunda davacının maluliyetinin omurgaya ve alt ekstremiteye ait sorunlardan kaynaklandığı anlaşıldığından davacının müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hatır taşıması ise, bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşıması iddiası; davacı tescilsiz motosiklet sürücüsü olup, davalı ... şirketi tarafından sigortalanan aracın ... plakalı minibüs olduğu, hatır taşıması şartları oluşmuş olsa bile bu indirimden yalnızca taşımayı yapan araç ilgilerinin yararlanabileceği anlaşılmakla, aktüerya bilirkişisi tarafından belirlenen zarardan hatır indirimine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili tarafından sulh dilekçeleri ile sunmuş olduğu makbuz ve ibranamede davalı sigorta şirketi tarafından 183.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat yönünden ödeme yapıldığını beyan etmiştir. Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davalılardan ... A.Ş ile aralarında sulhen anlaşma sağlandığını, poliçe limiti dahilinde ödeme yapan davalı sigorta şirketi ile dava kapsamındaki taleplerinden yalnızca davalı sigorta şirketi lehine feragat ettiğini, davalı sigorta şirketi ile sulhen anlaşma sağladıklarını, sigorta şirketi, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, yalnızca poliçe limiti dahilinde, başvuru aşamasında ödediği bedeli mahsup ederek ıslah ettikleri bedelle ilgili kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin hak edeceği tazminat miktarı bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, sigorta şirketinin ödediği miktardan daha fazla olduğundan, sigorta şirketi ile sulhen anlaşma gereği yalnızca davalı sigorta şirketi lehine feragat ettiğini, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet raporu ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı ... için geçici işgöremezlik tazminatının 15.694,33 TL, bakiye kalıcı işgöremezlik tazminatının 903.878,54 TL olduğu, bakıcı giderinin 6.088,50 TL olduğu, davalı ... A.Ş tarafından dava açıldıktan sonra 183.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat yönünden ödemeler yapılmıştır. Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince davalılar ... ve ... Ltd.yönünden manevi tazminat davası konusu kalmıştır. Davalı ... A.Ş tarafından 08/11/2019 tarihinde 127.840,00 TL, dava açıldıktan sonra yapılan 183.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat yönünden yapılan ödemeler düşüldükten sonra hüküm kurulmuş olup, davacı vekili tarafından davalı ... A.Ş ile sulhen anlaşma sağlandığından davalı ... A.Ş yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davalı ... A.Ş tarafından sulh nedeni ile manevi tazminatın ödendiği anlaşıldığından, Davalılar ..., .... A.Ş yönünde açılan manevi tazminat davasının konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmakla; Davacı ... tarafından açılan sürekli işgücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüyle; 720.878,54 TL maddi tazminatın davalılar ..., .... A.Ş'den kaza tarihi olan 25/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ... tarafından açılan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüyle; 15.694,33 TL geçici işgöremezlikten kaynaklanan 6.088,50 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat davasının davalılar ..., .... A.Ş'den kaza tarihi olan 25/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya yönelik talebin reddine, Davalı Sigortalı ... A.Ş yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Davalılar ..., .... A.Ş yönünde açılan manevi tazminat davasının konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-a)Davacı ... tarafından açılan sürekli işgücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüyle; 720.878,54 TL maddi tazminatın davalılar ..., .... A.Ş'den kaza tarihi olan 25/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, b)Davacı ... tarafından açılan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüyle; 15.694,33 TL geçici işgöremezlikten kaynaklanan 6.088,50 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat davasının davalılar ..., .... A.Ş'den kaza tarihi olan 25/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, c)Fazlaya yönelik talebin reddine, d)Davalı Sigortalı ... A.Ş yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, e)Davalılar ..., .... A.Ş yönünde açılan manevi tazminat davasının konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı, 2-Alınması gereken 50.315,29 TL karar harcından, peşin alınan 1.297,89 TL ve ıslah ile alınan 3.158,18 TL olmak üzere toplam 4.456,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.859,22 TL harcın davalılar ..., .... A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden ileride karşılanacak olan arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, harç tahsil müzekkeresi yazılmadan önce arabuluculuk ücretinin tahsil edilip edilmediğinin Arabuluculuk Bürosundan sorulmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 109.120,20 TL vekalet ücretinin davalılar ..., .... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, 5- Davacı tarafından yapılan 1.297,89 TL peşin harç ve 3.158,18 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.456,07 TL harcın tamamının davalılar ..., .... A.Ş'de alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 44,40TL, posta gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 2.310,00 TL Adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 3.635,10 TL yargılama giderinin davalılar ..., .... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındıı. 24/10/2023Katip ... Hakim ...