Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, eser sözleşmesinden doğan alacak iddialarıyla açılan bir davanın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu değerlendirilmiş; davacının malzeme eksikliği, işin gecikmesi, ek işçilik maliyetleri, metrekare farkları ve haksız kesintiler gibi çeşitli gerekçelerle talep ettiği alacakların tahsiline yönelik iddiaları, yapılan inceleme sonucunda hukuki dayanakları yeterli görülmeyerek esastan reddedilmiş ve böylece ilk derece mahkemesinin davayı reddeden kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/603 - 2026/815
T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)ESAS NO : 2026/603 KARAR NO : 2026/815T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 22/01/2026NUMARASI : 2025/20 Esas - 2026/46 KararDAVACI :VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.ADRES : DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 17/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 25.05.2018 tarihinde sözleşme aktedildiğini, davalının Katar’da asıl işveren ...’dan aldığı işlerin prefabrik kısımlarının montajını davacının yapması hususunda anlaşma yapıldığını, sözleşmede şantiyede çalışacak davacı işçilerinin günlük yevmiyelerinin müvekkili tarafından,; yeme, içme, barınma gibi giderlerinin ise davalı tarafından karşılanacağının belirlendiğini, müvekkilinin işçileri hazır etmesine rağmen, davalının vize işlemlerini ve biletlerin gönderilmesini zamanında tamamlayamadığını, müvekkilinin çalışanlarının gecikmeli olarak işlerin yapılacağı Katar'a ulaştığını, müvekkilinin işçilerinin davalı yükümlülüğünde olan malzemeler tedarik edildikçe çalıştığını, tedariklerin yapılamadığı zamanlarda mecburi olarak beklemek zorunda kaldıklarını ve buna rağmen, müvekkilinin maaş ve yevmiyeleri eksiksiz ödediğini, davalının yaşanan aksaklıktan dolayı müvekkilinden ekip sayısını yükseltmesini istediğini, müvekkilinin davalının kusuru nedeniyle çalışan sayısını yükseltmek ve fazla ücret ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin yükümlülüğünde olmamasına rağmen işlerin aksamaması için alçı, seramik, boya gibi malzemeleri yerel marketlerden temin etmeye çalıştığını, eksik malzemelerden oluşan kapılar yerine ham tahta gönderildiğini, bu tahtaların dahi sahada bulunan müvekkil işçileri tarafından önce kapı haline getirilip sonra monte edildiğini, 15 Eylül tarihinde prefabrik binalar, 30 Eylülde ise çelik binalar bitirilip teslimi yapılabilecekken, davalının malzeme temininde yaşattığı eksiklik vc aksaklıklardan dolayı belirlenen tarihlerde binaların yapımının tamamlanamadığını, müvekkilinin Ekim ayında 430, Kasım ayında 288, Aralık ayında 36, Ocak ayında 5 yevmiye fazla ödemek zorunda kaldığını, davalının yükümlülüğünde olan binaların yerleştirilmesi için gerekli temel beton döküm işlerinin dahi 03.11.2018’de bittiğini, prefabrik binaların 30.10.2018 tarihinde, çelik binaların 15.11.2018 tarihinde bitirildiğini, ancak davalının binaları teslim almaması sonucu teslimin 08.01.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkilce montajı yapılması planlanan çelik depolardaki kolon sayısı 7 iken davalının talebi ile sistemin değiştirilerek kolon sayısının 11'e çıkarıldığını, artıştan dolayı ise işçilikte %40 artış olduğunu, şantiyede çalışan her ekibin 6 adet çelik depo işçiliği yaptığını, bunların her birinin 450 m2 olduğunu, 450x6x10,9=29.430,00 USD fiyat farkı oluştuğunu, davalının müvekkiline yapacağı ödemelerin hesabında ölçüm yanlışı yapıldığını, davalı şirket müvekkili şirketin alacaklarını hesaplarken çelik depoları akstan aksa ölçmekte olduğunu, bu şekilde 450 m2 üzerinden ödeme hesaplandığını, ancak ölçümün dıştan dışa yapılması gerektiğini, bu durumda her binada 20,01 m2 fark ortaya çıkacağını, totalde ise 20,01*6*27,28=3.275,24 USD fark oluştuğunu, davalının bu miktarı ödemediğini, müvekkilinin sözleşmeden kalan hak ediş alacaklarının, plan değişikliği sonucu ortaya çıkan m2 farkı, işçilik farkının ve işçilere fazladan ödenmek zorunda kalman miktarların ödenmediğini, ödenmeyen alacaklar için Ankara 57. Noterliği 29.05.2019 tarih ve 15861 yevmiye numaralı ihtarname çekilerek m2 fark bedeli olan 3.275,24 USD, sistem değişikliği işçilik farkı olan 29.430,00 USD ve sözleşmeden haksız kesinti yapılan miktar 33.933,35 USD’nin ödenmesinin talep edildiğini, ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile, müvekkilinin sözleşme ile hak ettiği ancak eksik ödenen 33.933,35 USD’nin, yapılan iş ölçümünde m2 farkı bedeli olarak belirlenecek miktarın, davalı isteği üzerine sistem değişikliği nedeniyle meydana gelen işçilik farkının, davalının kusuru ile işin ve işçilerin çalışma süresinin uzaması, ek işçi getirilmek zorunda kalması nedeniyle çalışanlara fazladan ödenmek zorunda kalınan maaş/yevmiyelerin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işin belirtilen süre içerisinde bitirilmesi için gereken sayıda işçi çalıştırmakla yükümlü olduğunu, işveren davalının gerek gördüğünde her zaman taşeron davacı nam ve hesabına işçi alımı yapma, çalıştırma yetkisine haiz olduğunu, sözleşmede işin süresinin 98 takvim günü olarak belirlendiğini, müvekkilinin her zaman proje değişikliği yapabileceğini, davacının hizmetleri karşılığında itirazsız hak edişler ile davacıya ödemelerinin yapıldığını, işin süresinde asıl işveren...’a teslim edilemeyeceğinin anlaşıldığı ve asıl işverenin müvekkiline gecikme cezası uygulayacağı da kabul edildiğinden taşerona ilave işçi çalıştırma talimatı verildiğini, yine de davacının sözleşmeye aykırı fiilleri nedeni ile işin süresinde teslim edilemediğini, işin yapılması sırasında davacı işçilerinin ödemelerini kendilerinden alınan muvafakat kapsamında müvekkilinin yaptığını ve bunun hakedişlere yansıtıldığını, işin ana işverene gecikmeli olarak teslim edildiğini, Ankara 43. Noterliği 08.03.2019 tarih ve 034403 yevmiye numaralı ihtarname ile işin gecikmeli teslimi nedeni ile oluşan zararın hak edişten kesileceğinin davacıya bildirildiğini, 29.05.2019 tarihinde davacının alacak iddiasında bulunarak ödenmesini ihtar ettiğini, müvekkilinin Ankara 24. Noterliği 3105.2019 tarihli 19512 yevmiye numaralı ekinde hak ediş hesabı bulunan ihtarname ile hakedişi imzaya davet edildiğini, bu davete icabet etmeyip düzenlemesi gereken faturayı da düzenlemediğini, 13.12.2019 tarihinde davacıya keşide olunan ihtarname ile davacının hakedişine göre 128.435,27 USD tutarındaki faturayı düzenlememesi halinde bağlı olduğu vergi dairesine bildirim yapılarak hakedişe göre müvekkilin muhasebe kayıtlarının düzenleneceğinin bildirildiğini, 24.12.2019 tarihinde davacının ihtarnamede belirtilen tutarda faturayı düzenleyerek gönderdiğini, 26.12.2019 tarihinde müvekkilinin gecikme nedeni ile oluşan konaklama, yemek, saha temizlik bedeli ile gecikme cezasının ayrı ayrı gösterildiği fatura düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının faturayı iade ettiğini, davacının müvekkilinden alacaklı değil borçlu olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkilin vize işlemlerinin tamamlanması konusunda yükümlülüğü bulunmadığını, bunun ana işveren... sorumluluğunda olduğunu, Katar’da davacının işçilerinin çalıştığı dönemde davacının sorumluluğunda olan işler için günlü olarak yerel personel de istihdam edildiğini, bu yerel işçilere ödenen tutarların ana işveren ... İnşaat tarafından müvekkilinin hak edişlerinden mahsup edildiğini, bu kesintilerin davacının hak edişinden de hukuka uygun olarak mahsup edildiğini, davacının kesintiye bir itirazının olmadığını, malzeme teslim tutanaklarında ilk malzemenin gelmeye başladığı tarihten itibaren sahaya neredeyse her hafta sevkiyat gerçekleştiğinin görüleceğini, davacı bünyesinde 19.06.2018 tarihinde Katar’a gönderilen ekibin ilk malzemenin geliş tarihi olan ...'dan kaynaklı gümrük sebeplerinden ötürü 28.06.2018 tarihine kadar boş bırakılmadığını, ana işverence yapılması istenen çeşitli işlerde ücretleri hak edişlerde gösterilip ödenerek çalıştırıldığını, davacının iş esnasında bu duruma itiraz etmediğini, Haziran ayında 55 yevmiye Temmuz ayında ise 8 yevmiye taşeron final hak edişine ilave işçilik olarak eklendiğini, bu işçiliklerin ödemeleri için ...’ın müvekkiline ödeme yapmadığını, günlük yevmiye ücretinin davacının iddia ettiği gibi 65 USD değil 45 USD olduğunu, davacının ham kapılar ile ilgili iddiasının asılsız olduğunu, kaybolan veya hasar gören 5 kapı yerine yenilerinin tedarik edildiğini, ilgili kesim ve boyamanın taşeron tarafından rızaen yapıldığını, işin bitiş sürelerinin malzeme eksikliğinden değil tamamen işçi/taşeron (davacı) veriminin düşük olması sebebiyle aşıldığını, 15 Eylülde bitirilmesi gereken prefabrik binaların davacının kusuru ile tamamlanamadığını, bu nedenle müvekkilinin gecikme cezalarını tahakkuk edip faturaları düzenlediğini, ana işveren ve müvekkilinin çeşitli zamanlarda yaptıkları kontroller neticesinde davacının eksiklikleri gidermesi konusunda defalarca uyarıldığını, davacının kendi kusurundan kaynaklı kusur ve eksikliklerini ancak 12.01.2019 tarihinde giderebildiğini, prefabrik binaların işverene tesliminin 10.01.2019, çelik binaların ise 12.01.2019 tarihinde yapıldığını, davacının Ekim, Kasım, Aralık, Ocak ayında personele verdiği maaşları müvekkilden talep etmesinin anlamsız olduğunu, bütün işçi maaşlarının müvekkili tarafından zaten ödendiğini, davacının değişen projelere itiraz etmediğini ve ilave ücret talep etmediğini, davacı ile müvekkilinin bina ölçümlerini ve metrekareleri iş öncesinde belirlediklerini, ana işveren ile müvekkili arasında belirlenen ölçümün şekline davacının itiraz etmeden sözleşmeyi imzaladığını, şartnamede hangi bina kaç metrekare açıkça yazıldığını, davacının hakedişlerinin eksiklerini gidermediği, binaları teslim edemediği için bekletildiğini, teslimat sonrası ödemelerin eksiksiz yapıldığını, sahaya fazla personel gönderilmesinin sebebinin davacının personelinden verim alınamamış olması olduğunu, ek personel için ilave yemek, barınma maliyetleri oluştuğunu, bu husus ile ilgili maliyetler ile işçilikten kaynaklanan gecikme cezalarının davacıya yansıtıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ifası sırasında maliyet bedelinin artışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Ankara Batı (1.) Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/127 Esasına kayden görülen davada, mahkemenin 24/06/2021 tarih 2020/127 Esas, 2021/502 Karar sayılı kararı ile; "...Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ilgili hükümleri ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında; davacı ... Şti.’ne gecikme cezasının uygulanamayacağı, hakedişinden kesilen 33.933,35 USD gecikme cezasının iade edilmesi gerektiği, uygulama esnasında işverenin her zaman proje değişikliğini yapabileceği, proje değişikliği yapılması halinde meydana gelebilecek fiyat artışı için tarafların yazılı olarak anlaşmasının gerekli olduğu, söz konusu fiyat artışı ile ilgili dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin tetkikinde, taraflar arasında fiyat artışı için yazılı bir anlaşmaya rastlanmadığı, bu nedenle davacının davalıdan fiyat artışı talebinin mümkün olmadığı ve bu nedenle fiyat artışı ile ilgili bir zararının oluşmadığı anlaşılmış, ayrıca aralarında ayrıca bir anlaşma bulunmaması nedeniyle davacının davalıdan fazla çalışma tutarını isteyemeyeceği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 33.933,35 USD'nin davacıya iadesine, fazla yapıldığı iddia edilen iş, işçilik farkı ve bu nedenle oluşan maaş ve yevmiye ücretlerine ilişkin tazminat taleplerinin ise reddine..." karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin 09/06/2022 tarih 2021/673 Esas 2022/598 karar sayılı ilamı ile; "...1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözümlenebilmesi için dava dışı ana yüklenici ... Şirketi ile, davacı yüklenici arasındaki sözleşme dosyası örneği dava dışı ... İnşaat Şirketinden celbedilmeli, böylelikle davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye konu edilen işler ile ilgili olarak, dava dışı şirket ile davalı yüklenici arasında ne gibi işlemler yapıldığı incelenmeli ve bu işlemlerin somut uyuşmazlığa etkisi hususu değerlendirilmelidir. 2-Mahkemece yargılama aşamasında inşaat mühendisi, mali müşavir ve eser sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın teknik ve ayrıntılı itirazları bulunmasına rağmen, mahkemece bir ek rapor alınıp, davalının itirazları incelenip değerlendirilmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş yukarıda birinci madde de belirtilen eksik belgeler getirtildikten sonra, bilirkişi heyetinden ek rapor almak sureti ile, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmede iş süresinin 98 gün olmasına rağmen, davacının toplam çalışma süresinin bu sürenin çok üzerine çıkmasının hangi taraftan kaynaklandığını belirlemek, bu bağlamda davacının TBK. 472/2 maddesinde belirtilen ihbar yükümlülüğü ile ilgili yükümlülüklerinin gereğini yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise bu hususun davacı taleplerine etkisini değerlendirmek, davalı tarafın savunmasının, davacının işi süresinde bitirmemesi nedeni ile dava dışı ana yükleniciye cezai şart, gecikme tazminatı ve gecikme nedeni ile oluşan masraflar ve saha temizliği sebebi ile ödemeler yapmak durumunda kaldıkları noktasında toplandığı nazara alınarak; sözleşmenin 9. maddesinde öngörülen cezai şartın türü de gözetilmek sureti ile, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığını irdelemek, yine davalı tarafın davacıya söz konusu iş ile ilgili olarak gönderdiği 26/12/2019 tarihli ve 34.017,64 USD bedelli faturada gecikme nedeni ile oluşan masraflar olarak talep ettiği 14.287,86 USD'lik miktar ile 821,92 USD'lik saha temizlik bedeli olarak talep edilen miktar yönünden davalı istemlerini, dava dışı ana yüklenici ... Şirketi ile, davalı arasındaki sözleşme dosyasındaki bilgi ve belgeler de gözetilmek sureti ile inceleyip değerlendirmek ve taraflar arasındaki kesin hesabı bu şekilde çıkarıp, davacının davalıdan talep edebileceği alacakları olup olmadığını belirlemektir. Mahkemece eksik inceleme sureti ile karar verilmesi hatalı olmuştur." Gerekçesi ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Ankara Batı (1.) Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/767 esasına kaydedilmiş, mahkememizin kurulmasıyla dosyaların bölünmesi sonucu Mahkememizin 2025/20 esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur. BAM ilamı doğrultusunda Adalet Bakanlığı Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla dava dışı .... ile davacı yüklenici ... Şirketi arasındaki sözleşme dosyası örneğinin mahkememize gönderilmesi hususunda Katar Adli Makamlarına hitaben istinabe yazılmış, cevabi yazıda talep edilen belgelerin temin edilemediği bildirilmiştir. Yine BAM ilamı doğrultusunda dosya daha önce görev yapan bilirkişi heyetine yeniden tevdii edilerek 12/11/2025 tarihli ek rapor alınmış, alınan raporun BAM ilamında belirtilen hususları tartışmış olması ile dava dilekçesinde talep edilen her bir alacağı karşılamış olması ile bir kısım itirazların dava konusu dışında kalması gözetilerek reddine itirazların reddine karar verilmiş hükme esas alınmıştır. BAM ilamında belirtildiği şekilde dava dışı ... ... ile davacı yüklenici ... Şirketi arasındaki sözleşme dosyası örneği dosyaya kazandırılamadığından davadışı şirket ile davalı yüklenici arasındaki işlemlerin uyuşmazlığa etkisi hususu değerlendirilememiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile BAM ilamında belirtilen eksiklikler ve tespit edilen hususlar birlikte değerlendirilerek; dava dosyasında yer alan bütün bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin ilgili hükmünden; gecikmeli olarak teslim edilmesi ve çalışan işçi sayısının artırılmasından dolayı meydana gelebilecek muhtemel zarardan taşeron tarafın sorumlu olacağı, hükümlerde hangi durumlarda muhtemel zarardan taşeron tarafın muaf tutulacağının belirtilmediği, genel olarak her şart ve durumda fazla işçi çalıştırılmasın da taşeronun sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yine, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmede iş süresinin 98 gün olmasına rağmen davacının toplam çalışma süresinin bu sürenin çok üzerine çıkmasının temel sebebinin davacı taşeron firmanın yetersiz sayıda işçi çalıştırmasından kaynakladığı anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisinde davacı taşeron firma tarafından davalı yüklenici firmaya TBK 472/2 maddesi kapsamında yapılmış ihbara rastlanılmamış olduğu, bu nedenle TBK 472/2 maddesinde açıkça ifade edildiği üzere böyle bir ihbar olmadığı için malzeme temini bakımından doğacak sonuçlardan davacı taşeron firmanın sorumlu olduğu anlaşıldığından bundan kaynaklı taleplerinin de yerinde olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi haksız bir kesinti bulunmadığı, her iki taraf ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu üzere eksik ödenen bir bedel bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşmede iş süresinin 98 gün olarak kararlaştırılmasına rağmen, müvekkilinin toplamda çalışma süresinin hesaplanan sürenin üzerine çıkmasının temel sebebinin yetersiz işçi çalıştırılmasından kaynaklandığını, bu durumun müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, yaşanan gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını, davalının sorumluluğunda bulunan proje kapsamında çalışacak işçilerin vize işlemlerinin tamamlanması ve biletlerini gönderilmesi işlemlerinin gecikmeye uğradığını, bu nedenle proje başında davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, gecikmenin davalının bu kusurlu davranışından kaynaklandığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişilerce müvekkili tarafından davalıya karşı herhangi bir ihbara rastlanılmadığı söylenmişse de, bu tespitin hatalı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince yapılacak olan işte malzeme tedariki bakımından davalının sorumlu olduğunu, her halükarda davalı tarafından iş için gereken malzemelerin temin edilmesi gerektiğini, bunun yanında işin başlayacağı zaman işçilerin işin yapılacağı alana geç gitmesi ve bu sebeple yapılacak işe geç başlanması durumunun da davalının kusurundan kaynaklandığını, taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, bilirkişilerce bu hususların göz ardı edilerek, cezai koşulların oluştuğuna dair değerlendirmelerinin de doğru olmadığını, yine yapılacak ödemelerin hesaplanması hususunda da ölçüm yanlışlarının bulunduğunu, çelik depoların dıştan dışa ölçülmesi gerekirken, davalının yaptığı ölçümün akstan aksa yapılarak 450 m² olarak hesaplandığını, bu durumda her binada 20,01 m² fark ortaya çıktığını, davalı tarafın çıkan bu farkı müvekkiline ödemeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, mahkeme kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemece Dairemiz kaldırma ilamı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin ödendiğinden, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdırÜye E-imzalıdırÜye E-imzalıdırKatip E-imzalıdır