Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, davacının yaygın kullanılan mobil terimi içeren seri markalarına benzerliği nedeniyle yapılan marka tescil başvurusu itirazını, kötü niyet, iltibas ve kullanım ispatı yönünden değerlendirdiği temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, sahip olduğu çok sayıda tescilli “...” ve “...” ibareli seri markalarla, davalının tescilini talep ettiği “...” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, kötü niyetli bir başvuru olup itibarından faydalanmayı amaçladığını ileri sürerek itirazlarının reddine dair kararın iptali ile davalı markasının tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasını talep etmiş; davalı ise markalar arasındaki kavramsal ve görsel farklılıkları, “...” ibaresinin mobil telefonları ifade eden yaygın bir kelime olması nedeniyle tekelleştirilemeyeceğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise davacı markalarının dava tarihinde beş yıldır tescilli olmaması veya kullanım ispatının yetersizliği gibi gerekçelerle, davalının başvurusundaki mal ve hizmetlerin davacının bazı markalarıyla ilgili bulunsa dahi davayı esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/890 Esas, 2025/1377 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/282 E., 2022/321 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve “...” ibaresine ekli ibare ve şekillerden oluşmuş 242 adet tescilli marka ve marka başvurusu sahibi olduğunu, dolayısıyla bu markaların seri marka niteliği taşıdığını, iş bu markaların davalı gerçek kişi tarafından “...” ibareli markanın tescil için başvurulduğu sınıfları da kapsadığını, müvekkilinin ... ibareli markaları ile başvuru markası olan "..." markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, “...” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkili markasının itibarından ve getirisinden faydalanmak amacı ile yapıldığını, müvekkilinin “...” markalarının yeni bir versiyonu ve/veya bu markalarının devamı olduğu izlenimi yarattığını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin itirazlarının nihai olarak reddine ilişkin 2021-M-6286 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) kararının iptali ile 2020/... sayılı “...” marka başvurusunun tescil edilmesi halinde iptaline, hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden farklılaştığını, ortak unsurun “...” ibaresi olduğunu, ibarenin günümüzde taşınabilir mobil telefonları ifade etmek üzere neredeyse herkes tarafından kullanıldığını, başvuruda ayrıca “aktif” ibaresinin de yeraldığını, bütüncül olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, markaların ilgili tüketicide oluşturduğu intibanın aynı olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığının bulunmadığını, taraf markalarında tek benzer ibarenin “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin ... telefonunun kısaltılmış hali olarak herkes tarafından oldukça yaygın kullanıldığını, hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, "..." kelimesinin günümüzde pek çok satış işleminin ... telefonu üzerinden yapılıyor olması nedeniyle 35. sınıftaki satış hizmetlerinde tanımlayıcılık içerdiğini, davacı tarafından kullanımı kanıtlamak amacıyla sunulan delillerin yeterli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... kararının iptali davası bakımından itiraza konu davacının 2016/..., 2015/..., 2015/... tescil numaralı markalarının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı 31.01.2020 tarihinde henüz 5 yıldır tescilli olmadıkları anlaşıldığından bu markalar yönünden iltibas değerlendirmesi yapılacağı, hükümsüzlük istemi bakımından ise bunlara ilave olarak, ..., ..., ..., 2013/..., ...tescil numaralı markaların dava tarihinde 5 yıldır tescilli olmadıklarının tespit edildiğinden iltibas değerlendirmesinde dikkate alınacağı, davacının marka işlem dosyasına ve dava dosyasına sunulan delilleri incelendiğinde, ... ve ... ibareli başkaca markalara yönelik eski tarihleri içerdiği, sunulan delillerin kullanım ispatı talep edilen markaların dava tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itirazına dayanak gösterdiği 09., 35., 36... . sınıftaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye piyasasında etkin şekilde kullanıldığına dair yeterli olmadığı, bu nedenle sair markaların kullanıldığının ispatlanamadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan 09, 35... . sınıftaki mal ve hizmetlerin davacının redde mesnet gösterdiği ... tescil numaralı, ... tescil numaralı ve ...tescil numaralı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı, aynı tür olduğu, yine davalının başvurusundaki 36. sınıftaki “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri”nin ... tescil numaralı ve ... tescil numaralı markaların kapsamında aynı şekilde yer aldığı, bununla birlikte davacının 35.05. sınıfta belirtilen 09. sınıf mallarının satışına yönelik hizmetlerinin de yine davalının 09. sınıftaki malları arasında yer aldığı, işbu mal ve hizmetlerin birbiri ile ilişkili olduğu, zira ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu, bu bağlamda bahsi geçen emtia arasında ürün-hizmet ilişkinin bulunduğu, hükümsüzlük istemine ilişkin ilave olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan 09, 35... . sınıftaki mal ve hizmetlerin davacının redde mesnet gösterdiği ... tescil numaralı "..." ibareli ve ... tescil numaralı "..." ibareli markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı, aynı tür olduğu; yine davacının 2014/... "..." ve 2013/... "..." ibareli markalarında 09. sınıf ile 35. sınıf hizmetlerinin aynı şekilde yer aldığı, iş bu markaların kapsamındaki 35.05 perakendecilik hizmeti altında 09. sınıf mallarının satışına yönelik hizmetlerin ise davalının 09. sınıf malları arasında bulunduğu, bu mal ve hizmetlerin birbiri ile ilişkili olduğu, dava konusu marka başvurusunun "... aktif" ibaresinden oluştuğu, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet olup kullanmama def'ine tabi olmayan markalarının, "...", "...", "...", "...", "...", "...müzik", "...", "..." ibarelerinden meydana geldiği, markalarda müşterek olan unsurun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin, günümüzde ... telefonu olarak tanımlanan mobil telefonlar için halk arasında yaygın olarak kullanıldığı, “...” ibaresinin günümüz şartlarında elektronik cihazlar, haberleşme, bilişim, telekomünikasyon ve iletişim alanındaki mal ve hizmetler başta olmak üzere bankacılık hizmetleri, market alışverişi, yayıncılık hizmetleri, e-ticaret sitelerinin mobil uygulamaları, elektronik kitaplar, restoran faaliyetleri, temizlik hizmetleri, araç kiralama ve makine kiralama, satış hizmetleri vs. hemen her türlü mal ve hizmette ticari işletmelerce oldukça yaygın olarak kullanıldığı ve ileride de kullanılacağı, başka bir ifadeyle ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olması gereken “...” ibaresinin tüketici algısında son derece zayıf ve kimsenin tekeline bırakılmaması gereken bir ibare olduğu, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak aralarında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının "..." ibareli markaların tanınmış olduğunu ispatlamaya elverişli yeterli nitelik ve nicelikte delil ibraz edemediği, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının kullanmama def'ine tabi olmayan ... unsurlu mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan ... ibaresinin herkesin kullanımına açık olması gereken, tüketici algısında son derece zayıf bir ibare olduğu, davacının kullanım ispatı yönünden sunduğu delillerin yeterli bulunmaması nedeniyle kullanım ispatına tabi bulunan markalarının değerlendirmeye alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.