Yargıtay 10. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti davasında bir sanığın mahkumiyetini onayıp, diğer iki sanığın gerekçeli karar ve delil sunumu eksiklikleri nedeniyle hükümlerini bozma kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini temyiz incelemesinde, bir sanık hakkındaki kararı yargılama sürecinin hukuka uygunluğu, delillerin tartışılması ve vicdani kanaatin dosya bilgileriyle örtüşmesi gerekçeleriyle onarken; diğer iki sanık hakkındaki hükümleri ise, mahkemenin Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanununa aykırı olarak yetersiz gerekçe göstermesi, sanıkların somut suç fiillerini ve delillerin nasıl değerlendirildiğini açıklamaması, cezaların şahsileştirilmesi ilkesine uymaması ile iletişim tespiti, fiziki takip ve ekspertiz raporları gibi kritik delillerin aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya sunulup duruşmada sanıklara okunmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/293 E., 2022/368 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak, kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA,B. Sanıklar ... ... ve ... ... hakkında kurulan hükümler yönünden1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yazılı şekilde, Dairemizin bozma kararı öncesinde verilen İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin aynen yazılarak, sanık ... ... hakkında hangi tarihteki eylemi ile ilgili, sanık hakkında hangi delillere dayanarak dosyadaki tüm deliller ayrı ayrı tartışılmak suretiyle değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiillerinin belirlenmesi ve nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, 2. 08.09.2012, 21.09.2012, 25.09.2012, 28.09.2012, 29.09.2012, 30.09.2012 tarihli olaylara ilişkin iletişimin tespiti tutanakları, olay ve muhafaza altına alma tutanakları, fiziki takip tutanakları, ekspertiz raporlarının denetime elverişli şekilde aslı veya onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilip duruşmada sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve sanık ... ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.