Oğlunun okulda darp edildiği iddiasıyla okula gelerek kişileri hürriyetinden yoksun bırakan sanık hakkında Yargıtay Bozma kararına rağmen Ceza Genel Kurulunun fikri içtima hükümleriyle onadığı mahkumiyet.
Özet: Oğlunun okulda darbedildiği iddiasıyla ruhsatlı tabancayla gittiği okulda, müdür odasında birden fazla mağduru silahla tehdit edip yaklaşık otuz dakika alıkoyarak "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunu işlediği sabit görülen sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yürütülmesi, suçun oluştuğuna dair yeterli ve kesin delillerin bulunması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda birden fazla mağdura yönelik aynı neviden eylemlerin fikri içtima kapsamında tek fiil olarak değerlendirilmesi ve sanık müdafiinin ileri sürdüğü haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmaması gerekçeleriyle hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/122 E. 2025/360 K.SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma Kararı1. Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/262 Esas ve 2013/472 Karar sayılı kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a, 62, 53 maddeleri gereğince, mağdur sayısınca 4 kez, 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin, 2019/3151 Esas, 2021/4193 Karar sayılı kararı ile "Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebini içeren iddianamede, 5237 sayılı TCK.nın 43/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 109/2-3-b maddesinin 4 kez uygulanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.3. Bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014/19828 KD sayılı itirazı üzerine, Dairemizin 2021/9459 Esas, 2021/19011 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen 308/3. madde ve fıkrası hükmüne göre dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 16.10.2024 tarih, 2021/8-374 Esas, 2024/305 Karar sayılı kararı ile, "Olay tarihinde oğlunun aynı okulda öğretmen olarak görevli inceleme dışı katılan tarafından darbedildiği iddiası üzerine bahse konu okula gelerek eylemlerini aynı odada bir arada bulunan mağdurlar ile katılana yönelik olarak gerçekleştiren sanığın zaman ve mekan yönünden aralarında sıkı bir ilişki olan benzer nitelikteki eylemlerinin hukuki anlamda tek bir fiil oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği" gerekçesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve dairemizin bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama SüreciSiirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarih, 2025/122 Esas, 2025/360 Karar sayılı kararı ile, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a, 43/2 delaleti ile 43/1, 62, 53 maddeleri gereğince, 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz SebepleriSanığın atılı suçu işlediğine dair müşteki ve mağdur beyanları dışında somut delil bulunmadığına, aksi kanaat halinde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, oğlunun, okulda bir öğretmen tarafından darp edildiğini öğrenen sanığın, olay tarihinde eşinin üzerine ruhsatlı olan tabancayı alarak okula gittiği ve okul müdürü mağdur ...'in odasında diğer mağdurlar ... ve ... de bulunduğu halde, zaman zaman silahı mağdurlara doğrultmak suretiyle tehditler ve hakaretlerde bulunduğu, bir süre sonra müşteki ...'nin de odaya geldiği ve sanığın silahla tehdit etmek suretiyle, mağdurlar ve müştekinin 30 dakika boyunca odadan dışarı çıkmalarını engelleyerek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulandığı, mağdurların ve müştekinin beyanları, sanık savunmaları, olay tutanağı ve kamera görüntüleri itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde ve dosya kapsamı ile örtüşen gerekçeler doğrultusunda haksız tahrik hükmünün uygulama dışı bırakılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2025 tarihli, 2025/122 Esas, 2025/360 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.