Bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçlamasında, menfaatin yüz yüze görüşmeyle sağlanması sebebiyle basit dolandırıcılığa dönüşen ve zamanaşımından düşen ceza davası.
Özet: Sanığın, kiraladığı daireyi internet üzerinden kiralık ilanı vererek katılan ve mağdurlarla yüz yüze görüşmek suretiyle kira ve depozito aldığı eyleminin, yüz yüze menfaat temini gerçekleştiği için bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık değil, TCK 157/1 maddesindeki adi dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenmiş olup, bu suç için öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin temyiz incelemesi öncesinde dolduğu tespit edildiğinden, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/31236 E.  ,  2026/4789 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/428 E. 2016/187 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, ... Emlak'tan kiralamış olduğu daireye ilişkin ....com isimli internet sitesi üzerinden kiralık ilanı verdiği, katılan ... ve mağdur ...'ın anılan daireyi kiralamak amacıyla farklı tarihlerde sanığı aradıkları, sanıkla buluşarak daireyi gezdikleri ve akabinde anlaşarak sanığa kira ücreti, depozito ve senet verdikleri iddia olunan olayda; sanık ile katılan ve mağdurun yüz yüze geldikleri ve menfaat temininin bu yüzyüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla sanığa yüklenen eylemin sübutu hâlinde, 5237 TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın eylemlerine konu TCK'nin 157/1. maddesine uyan “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan mahkumiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.