İftira suçundan Yargıtayın zincirleme suç ve fazla ceza bozması üzerine sanığın kastı, ceza miktarı ve zamanaşımı iddiaları ışığında mahkumiyetin yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Sanığın, kendisine gelen tebligattaki imzanın kendi el ürünü olmadığını ve çalışanına ait olduğunu iddia etmesi üzerine, çalışan ve postacı hakkında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından yargılama başlamış, ancak kriminal raporla imzanın sanığa ait olduğunun belirlenmesi üzerine bu kişiler beraat etmiştir; Yargıtayın zincirleme suç ve maddi eser uydurma hükümleri yönünden bozma kararının ardından yerel mahkemece Türk Ceza Kanununun 267/1 maddesi uyarınca iftira suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş olup, dosyadaki tüm deliller ve iftira suçuna özgü zamanaşımı hükümleri dikkate alındığında, sanığın suç kastıyla hareket ettiğinin ve atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, dolayısıyla mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/9155 E.  ,  2026/4662 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/103 E. 2024/205 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,24.05.2023 tarih, 2022/275 Esas, 2023/182 Karar sayılı kararı ile sanığın, iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 267/2, 43/2 delaleti ile 43/1, 62, 53. maddeleri 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 24.01.2024 tarih, 2023/4320 Esas, 2024/770 Karar sayılı kararı ile
"1- Şikayetçi ... hakkında, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için resmi belgede sahtecilik yaptığını ve görevi kötüye kullandığını beyan etmek suretiyle iftira ettiği, şikayetçi ...'ın ise, 09.12.2012 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, sanığın talebi üzerine, tebliğ evrakını teslim alanın kendisi olduğunu ve sanığın imzasını taklit ettiğini beyan etmesi nedeniyle, iftira suçunun mağduru olmayıp, sanık yararına ifade veren kişi olduğu, suçun mağdurunun sadece posta memuru olan ... olduğu anlaşıldığından, somut olayda uygulanma koşulları bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ile hüküm kurulması
2- Sanığın, şikayetine konu tebligat evrakındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek suç isnadından bulunduktan sonra, aşamalarda, tebliğ evrakını ...'ın aldığını beyan etmesi ve ...'un da benzer şekilde beyanda bulunması karşısında, mağdura isnat olunan resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarının maddi eser ve delillerinin uydurulması söz konusu olmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak fazla ceza tayini,"
Hususlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli, 2024/103 Esas, 2024/205 Karar sayılı kararı ile, sanığın, iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62, 53. maddeleri gereğince, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık MüdafininTemyiz Sebepleri
Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, ayrıca zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme Ve Gerekçe
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kendisine gönderilen tebliğe ilişkin evrak üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, işçisi mağdur ...'a ait olduğunu beyan etmek suretiyle şikayetçi olduğu, akabinde mağdur ... ve posta memuru olan mağdur ... hakkında, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesince, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından yargılama yapıldığı ve ...Laboratuvar Amirliğinin 13.02.2015 tarihli, 2015/68 sayılı uzmanlık raporu ile tebligat üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun belirlenmesi üzerine mağdurlar hakkında beraat kararı verildiği, bu şekilde sanığın, işlenmediğini bildiği halde mağdurlar hakkında isnatta bulunarak yargılama yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, mağdur ifadeleri, kriminal rapor, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/347 Esas ve 2015/130 Karar sayılı beraat kararı ve sanık savunmaları itibariyle, sanığın, atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 267/8. maddesinde, iftira suçlarına ilişkin özel bir düzenleme olarak, "İftira suçundan dolayı dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlayacağının" belirtildiği, bu durumda, sanığın suça konu isnadı üzerine mağdurlar hakkında verilen beraat kararının kesinleşme tarihi olan 03.06.2015 tarihinin, zamanaşımının başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle 12 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesi sonucunda verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli, 2024/103 Esas, 2024/205 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.