İstanbul 6. Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ciddi Yatırımlar Yapıp Başarıya Ulaşan Bayinin, Şirket Tarafından Haksızca Feshedilen Sözleşme Nedeniyle Uğradığı Maddi ve Manevi Zararların Tazmini Davası.
Özet: Davacı, davalı şirketin eski bir çalışanı olarak başladığı bayilik faaliyetini büyük yatırımlar ve özverili çalışmalarla Türkiye genelinde örnek gösterilen başarılı bir konuma getirmesine rağmen, kendisiyle ilgisi olmayan talihsiz bir olayın bahane edilerek bayilik sözleşmesinin haksız ve masumiyet karinesini hiçe sayar şekilde feshedildiğini, bu durumun güven ilişkisini zedelediğini, haksız fesih nedeniyle hem maddi ve manevi zarara uğradığını hem de çalışanlarına tazminat ödemek ve bankalara yüklü miktarda borçlanmak zorunda kaldığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2020/321 EsasKARAR NO : 2026/607DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 01/07/2020KARAR TARİHİ : 10/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirkette yıllarca personel olarak çalışan müvekkilinin 01.01.2017 tarihinden itibaren kurduğu ... şahıs şirket ile davalı şirketin ... Bayisi olarak ve sadece .... ürünlerinin temini, abonelerin fokasyonlarında satışı ve pazarlanmasını yapmak" üzere çalışmaya başladığını, ilk iki sene sözleşme düzenlenmeden çalışmaya devam ettiğini, 01.01.2019'dan itibaren ise taraflar arasında ... Evde Satış Kanalı Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiğini, şirketine ciddi yatırımlar yaparak, kısa zamanda 20 kişinin çalıştığı ve ... bayileri içinde parmakla gösterilen bir bayilik olmasını sağladığını, müvekkilinin henüz beş aylık bir bayi iken, çalışmasından memnun kalan davalı şirket tarafından kendisine ... Bayiliği yanında ayrıca zararda olan ... Bayiliğinin de verildiğini, çok çalışkan ve azimli olan müvekkilinin, davalı şirketin kendisine olan güvenini de görünce, uzun soluklu olduğunu düşündüğü bu iş için yatırım amacıyla tüm koşullarını zorlamaktan kaçınmadığını, işletme giderlerini karşılamak amacıyla ilk etapta kendi araçlarını satarak nakit ihtiyacını karşıladığını, iş ortamını teftiş ettiğini, yeni eşyalar demirbaşlar ve ilerleyen süre için araçlar aldığını, bankalara 500,000 TL borçlandığını, müvekkilinin bir zamanlar maaşlı çalışan olması hasebiyle de kendi çalışanlarına empati ile yaklaştığını ve onların motivasyonunu üst seviyede tutmaya özen gösterdiğini, çalışmaya başladığı ilk altı ay içinde zarar etmesine rağmen çalışanlarına bunu yansıtmadığını, araçlarını satarak ve kredi çekerek nakit temini yoluna gittiğini, maaşlarını ayın son günü yerine birkaç gün öncesinden hesaplarına yatırmayı ilke edindiğini, motivasyon amacıyla sosyal etkinlikler düzenlediğini, çalışanlarına, Türkiye'de hiçbir bayide olmayan ofis ortamı sağladığını, her çalışana ayrı oda, masa ve bilgisayar tahsis ettiğini, 20 çalışan olmasına rağmen İnsan Kaynakları Departmanı oluşturduğunu, yemek-piknik-ödül-maaş farklarını vererek çalışanlarına karşı özveride bulunmaktan asla geri kalmadığını, müvekkilinin işini ve çalışanlarını sahiplenmesinin etkileri çok kısa zamanda görüldüğünü ve bayi olarak çalışmaya başladığı ilk yıl olan 2017'de Türkiye genelinde silver bayiler kategorisinde birinciliğe yükseldiğini, kendisine Kıbrıs'ta ödül verildiğini, müvekkilinin, işine odaklanmış şekilde başansını arttırarak çalışmasına rağmen kendisi ile hiçbir alakası olmayan talihsiz bir olayın gerekçe edildiği haksız fesih ile hüsrana uğradığını, müvekkilinin bayi olarak her zaman yaptığı işlerden olan hat aktarma nedeniyle hattı aktarılan kişinin şikayeti üzerine başlatılan C. Savcılığı soruşturmasında, işlemi gerçekleştiren şirketin sahibi olması hasebiyle soruşturmaya dahil edilmesini fırsat bilen davalı şirket sözleşmeyi haksız feshederek, müvekkilinin gerek maddi zarar gerek yoksun kalınan kar, portföy tazminatı gerekse de manevi yönden zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin, müvekkiline hitaben 05.03.2020 tarihinde ihtarname gönderilerek bayilikleri ile kurulan güven ilişkisinin ağır bir şekilde zedelendiği gerekçesi ile sözleşmenin 22/vii maddesine atıfta bulunarak 01.01.2019 tarihli sözleşmenin haklı nedenle, derhal ve tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, feshe gerekçe gösterilen sözleşme maddesinin “yüz kızartıcı nitelikte bir suç işlenmesi de dahil olmak üzere, şirketin ya da ortaklarının hukuka aykırı fiilleri nedeniyle ... ve ... Grup Şirketleri'nin marka ve imajına zarar gelme ihtimali bulunduğunun ... tarafından değerlendirilmesi" şeklinde olduğunu, davalı şirket, hukukun temel ilkesi olan masumiyet karinesinin bir tarafa iterek müvekkilimin haksız fiilin faili olduğuna ve bu şekilde güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürdüğünü, esasen burada güven ilişkisini zedelenen tarafın müvekkili olduğunu, müvekkilinin bayi olarak üç yıl boyunca yaptığı özverili çalışmalar neticesinde...'u ... gibi ...'nun büyük bir şehrinde çok iyi bir konuma getirdiğini ve ...'a büyük gelirler sağladığını, böylece Türkiye genelinde parmakla gösterilir bir bayilik haline getirdiğini, buna rağmen işin aslını öğrenmeden ve müvekkilini dinleme tenezzülünde bile bulunmadan, verilen bunca emeği tek kalemle çizen tarafın ise güven ilişkisini ihlal eden davalı şirket olduğunu, müvekkilinin iş ortamına tefriş amacıyla demirbaşlar aldığını, kuruluş giderleri yaptığını, iş için yatırım amacıyla tüm koşullarını zorlamaktan kaçınmadığını ve bankalara 500.000 TL de borçlandığını, aylık 25.000 TL'lik kredi ödemesinin söz konusu olduğunu, davalı şirketin haksız feshi sebebiyle bayiliği elinden alınan müvekkilinin, işten ayrılan çalışanlarına Tazminat ödemesi yapmak zorunda kaldığını, bayi olarak çalıştığı 2017 yılının Haziran ve Temmuz aylarına ait aktivasyon ... prim hesaplamasında, davalı şirket yetkililerince de kabul edilen bir hata sebebiyle 17.500-20.000 TL civarında primini alamaması sebebiyle maddi zararı söz konusu olduğunu, yine Nisan 2018 dönemine ilişkin hedeflerin eksik kalan kısmın Mayıs 2018'de gerçekleştirilmesi durumunda Nisan 2018 primlerinin de Mayıs ayı primleri ile birlikte ödeneceği hususu gerek bayi salış yöneticileri gerekse son dakika duyurusu ile bildirilmesine rağmen, 6.900 TL civarında ödenmeyen telafi primi sebebiyle de müvekkilinin maddi zararının söz konusu olduğunu, müvekkilinin satış rakamları incelendiğinde; 01 01.2017'de başladığı bayilik faaliyetinden 2017 yıl sonu itibarı ile 673.378,46 TL brüt satış gerçekleştirildiği, 2018 yıl sonunda %131'lik bir artışla brüt satışların 1.556.840,23 TL'ye, 2019 yıl sonunda ise 1,587.826,95 TL'ye yükseldiğini, müvekkilinin 2017 ve 2018 yılları rakamlarını gören davalı şirketin, müvekkil ile artık bir sözleşme düzenlemesi gerektiğinin farkına vararak 01.01.2019 tarihli sözleşmenin imzalanmasını temin ettiğini, müvekkilinin maddi zararının hesabında, hayatı boyunca aynı tür işte çalıştığı ve başka bir iş tecrübesi bulunmadığı, diğer GSM operatörlerine yaptığı başvuruların davalı şirketin fesih gerekçesi sebebiyle reddedildiği hususlarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, müvekkil hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir ceza kararı olmamasına rağmen, 01.01.2019 tarihli sözleşmenin 22/vii maddesi gerekçe gösterilerek fesih yoluna gidilmesi haksız olduğundan, işbu fesih, sözleşme hükümlerine aykırı yapılması hasebiyle de haksız olduğundan, öncelikle sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, akabinde müvekkilin maddi zararı, yoksun kalınan karı ve portföy tazminatının tespiti ile şimdilik 100.000 TL'nin, haksız feshin fiilen gerçekleştirildiği 09.02.2020 tarihinden itibaren ticari avans faiz oranından tahakkuk ettirilecek faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin uğradığı manevi zararının karşılanması amacıyla 200.000 T'nin yine haksız feshin fiilen gerçekleştirildiği 09.02.2020 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile vekil eden davalı taraf arasındaki “...” haklı nedenle feshedilmiş olup, davacı tarafın iddiaları kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafın, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiasının kabulü mümkün olmayıp, dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşme hükümlerine aykırı ve aynı zamanda suç teşkil eden eylemler nedeniyle feshedilmiş olup, aksi yöndeki iddianın abesle iştigal olduğunu, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacıya ait ... kodlu ... tarafından 16.11.2018 tarihinde ... GSM numaralı hat başka bir operatörden...'a taşınmış olup, aynı gün içinde hat sahibi abone ...'un şikayet üzerine söz konusu hattın sahibi ...'un bilgisi ve rızası dışında taşındığının tespit edildiğini, hattın gerçek sahibi ...'un 10.07.2019 tarihinde ...şikayet kaydı ile mail üzerinden ikinci kez bildirimde bulunulduğunu ve hesabından yaklaşık olarak 18.500 USD'ın çalındığını bildirildiği, her ne kadar davacı hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı yok ise de davacı taraf hakkındaki iddiaların Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ciddi görüldüğünü ve kuvvetli suç şüphesinin varlığı kabul edilerek davacının tutuklanmasına karar verildiğini, sahte evraklarla işlem yapıldığı sabit olan bayi ve hakkında bu suçtan dolayı tutuklama kararı verilmiş olan davacı taraf ile ticari ilişkinin sürdürülmesinin ve ceza dosyası kesinleşene kadar hat açma yetkisinin devamının sağlanmasının beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmış olan ...'in ...1. Sulh Ceza Hakimliği ...D.İş kararı ile adli kontrol ile serbest bırakılmış olup, yargılamanın devam ettiğini, bununla birlikte...kemsilçisi ve aynı zamanda davacı tarafın akrabası olan ...'in tutuklanan ... ve ...isimli kişilerle organize olarak ... gerçekleştirdiği tespit edilmiş olup, bu hususun dosya kapsamı ile de sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'in sübut bulmuş olan fiille ilgisi olmadığı varsayımında bile yanında çalıştırdığı kişilerin eylem ve işlemlerinden sorumlu olacağını, davacı tarafın bizzat soruşturma konusu suçun faili olduğu gibi, aynı zamanda çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle de sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 12 ay olduğu ve kabul anlamına gelmemekle birlikte var ise tazminat hesaplamasının bu süre dikkate alınarak yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden manevi tazminat şartları gerçekleşmemiş olduğunu belirterek, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle uğranan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... CBS ...soruşturma sayılı dosyası, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası, banka kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Ticaret sicil kaydı, delil olarak değerlendirilmiştir.6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun 112. Maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Davacının maddi tazminat talebinin temelini bu madde oluşturmaktadır. Ancak bu maddede düzenlenen tazminat koşullarının oluşması için öncelikle davalı tarafın karşılıklı borç yükleyen sözleşme (Bayilik sözleşmesi) ile üstlendiği edimi hiç veya gereği gibi ifa etmediği (Haksız fesih) iddiasının ispatlanması gerekmektedir. Dosya kapsamından davacının 01.01.2017 tarihinden itibaren kurduğu ... şahıs şirket ile davalı şirketin ... Bayii olarak ve sadece ... ürünlerinin temini, abonelerin fokasyonlarında satışı ve pazarlanmasını yapmak" üzere çalışmaya başladığı, ilk iki sene sözleşme düzenlenmeden çalışmaya devam ettiği, 01.01.2019'dan itibaren ise taraflar arasında ....Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.Davacı ...hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan yapılan soruşturma kapsamında 24/12/2019 tarihinde gözaltına alınması ve 25/12/2019 tarihinde tutuklanması sonrasında davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...ılı dosyasının tetkikinden; dosyamız davcısı ... aleyhine bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davası olduğu, yapılan yargılama sonunda müsnet suç açısından sanığın suçu işlediğini gösterir mahkumiyet hükmü kurmaya yeter şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, müsnet suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile sanığın CMK 223/2-e md gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Aynı davada yargılanan dava dışı sanık ...'ın iştirak halinde bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçundan; sanık ... ve ...'un iştirak halinde bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, ...'in istinaf incelemesinde beraatine karar verildiği, hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının temel iddiası, kendisinin yargılandığı suç ile ilgisi olmamasına rağmen sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedilmesiyle iş yerine yaptığı yatırımlarını kaybettiği, maddi zarara uğradığı, ayrıca manevi zarara da uğradığı yönündedir. Hakkında yapılan yargılamanın beraatle sonuçlanmasının da iddiasını doğruladığını savunmaktadır. Davacı hakkında her ne kadar ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmiş ise de 25/12/2019 tarihinde somut suç şüphesi ile tutuklanması, 13/02/2020 tarihine kadar yaklaşık 3 ay süreyle tutuklu kalması, atılı suçun taraflar arasındaki sözleşmeye konu işiyle bağlantılı olması karşısında davalı şirketin sözleşmeye devam etmesi, yargılamanın akıbetini ile maddi gerçeğin ortaya çıkmasını gözetmesi beklenemeyecektir. Şirketin bu süreçte uğraması muhtemel itibar kaybını düşünerek sözleşmeyi feshetmesinin haksız olarak nitelendirilmesi mümkün görülmemiştir. Neticeten sanık hakkında verilen beraat kararı da CMK 223/2-e md gereğince "müsnet suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" nedeniyle verilmiş olup "suçu işlediğinin sabit olmadığı" net bir şekilde tespit edilememiş, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gözetilerek bu yönde bir karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 5.123,25-TL peşin harcın mahsubu ile artan 4.391,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. m.13 uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 45.000,00-TL, m.10 uyarınca manevi tazminat talebi yönünden 45.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzen karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*