11. Hukuk Dairesi, torna tezgahlarının taşınması sırasında oluşan hasarın tazmini davasında taşıma sözleşmesi kapsamındaki taşıyıcı sorumluluğunu ve tazminat miktarını değerlendiren kısmen kabul kararı.
Özet: Davacı, modernizasyon amacıyla Almanyaya gönderilen iki torna tezgahının nakli sırasında, davalı taşıma şirketinin görevlendirdiği şoförün hatası sonucu tırdan düşerek hasarlanması nedeniyle, tarafların uzlaştığı 152.000,00 USD tutarındaki hasar bedelinin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, asıl taşıyıcının başkası olduğunu ve yükleme sorumluluğunun davacıya ait olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi ise bozma kararına uyarak Türk Ticaret Kanununun taşıma sözleşmelerinde yükleme sorumluluğu ve zıya tazminatına ilişkin maddeleri çerçevesinde yargılamayı sürdürmüştür.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/789 Esas, 2025/567 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iki adet torna tezgahını modernize ettirmek için ...'ye gönderilmelerinin gerekmesi nedeniyle davalı şirketin ... ve ... Şubesi ile 13.03.2017 tarihinde e-mailleşmek yoluyla anlaşmaya vardıklarını, torna tezgahlarının Konya'daki fabrikadan araç üzerinden teslim alınarak ... nakletmek, ...da gümrüklenmek ve konteyner içinde deniz yoluyla ...'ye nakli konusunda anlaştıklarını, yükleme, boşaltma, gümrük ve ... masraflarının müvekkili şirkete ait olmak üzere sair tüm masraf ve sorumlulukların davalı şirkete ait olacak şekilde 7.900,00 USD nakliye bedeli üzerinden tarafların nakliye anlaşması yaptıklarını, müvekkilinin tamir amaçlı geçici ihracat fatura ve irsaliyelerini düzenleyip diğer belgeleri de tamamlayarak 13.04.2017 tarihinde Konya'daki fabrikadan torna tezgahlarını teslim almak ve 14.04.2017 tarihinde... hazır olacak şekilde nakletmek üzere sürücünün tezgahları Mersin'e götürmek üzere tıra yüklediğini, saat 13:00'de Mersin'e hareket ettiğini, fabrikadan çıkan şoförün Mersin yönü yerine Ankara yönüne yönelmesi nedeniyle ters yola girdiğini, yanlış manevra sonucu araç üzerindeki tezgahları yere düşürerek hasarlanmalarına neden olduğunu, davalı şirketin görevlendirdiği dava dışı ... A.Ş.'nin hasarlanan tezgahlar üzerinde inceleme yaptığını, makinelerin eski hale gelebilmesi için 244.008,02 USD gerektiğini bildirdiğini, torna tezgahlarının 20 08... model tezgahlar olması nedeniyle ikinci el piyasa fiyatlarının 90.000,00 USD ve 100.000,00 USD olduğunu, müvekkilinin 02.04.2012 tarihinde tezgahları 145.000,00 euro karşılığı satın aldığını, davalı şirketin düzenlettiği raporlarda 284.392 USD değerinde olan tezgahların kullanılmaz hale gelmesi sonucu tahmini hasar miktarının 130.000,00 USD, sovtaj bedelinin 20.000,00 USD, ve nihai hasar bedelinin ise 110.000,00 USD olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin bu miktarı kabul etmesinin mümkün olmadığını bildirip yeniden rapor istediğini, bunun üzerine davalı şirketin sorumlusu ... ile müvekkilinin mutabakata vardıklarını, bu mutabakata göre hasar bedelinin 172.000,00 USD, sovtaj bedelinin 20.000,00 USD ve nihai zarar miktarının 152.000,00 USD olarak belirlendiğini, ancak davalı şirketin bu miktarı ödemeye yanaşmaması ve yargı yoluyla ödeme yapabileceklerini bildirmeleri üzerine işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek 152.000,00 USD hasar bedelinin hasar tarihi olan 13.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca bir yıllık USD mevduatı hesabına uygulanan en yüksek faizi ile ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşıma işinde taşıma işleri komisyoncusu olarak görev yaptığını, taşıyan ile taşıtanı bir araya getirdiğini, taşıma işinin davanın ihbarını istedikleri ... Nakliyat Tic. Ltd. Şti. ve sair alt taşıyanlar tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ambalajlama, yükleme ve istif işlerinin davacı tarafından yapıldığını, davacının hasardan kendisinin sorumlu olacağını, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, gerekirse davacının ve taşıyıcıların kusur ve sorumluluklarının ve bunların oran ve miktarlarının belirlenmesi gerektiğini, taşınan emtialar için istenen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu, taşıyıcının, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü tutulduğu, yine aynı Kanun'un 880. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı, eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının karine olarak kabul edileceği, eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceği, eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğunun varsayılacağı, başka deyişle hasar durumunda davacının gerçek zararının anılan esaslara göre hesaplanacağı, somut olayda, yükleme ve istif sorumluluğunun tarafların anlaşmasında aksi yazılmamış olması nedeniyle davacı tarafa ait olduğu, zira anlaşmada kastedilen lashing şerhinin taşımanın deniz yolu kısmına ilişkin olduğu, kaldı ki davacının sorumluluğunda olan ambalaj ve istifin bağlama sorumluluğunu da kapsadığı, davacının gerçek zararının belirlenmesi, bulunan miktarın sınırlı sorumluluk limiti bakımından denetlenmesi, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi için uzman heyetten alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; yükleme, istifleme, sabitleme ve ambalajlamanın davacı şirket üzerinde olduğu, taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı sabitleme olmasına rağmen sevkiyata başladığı, ihtirazı kayıt ileri sürülmediği, yüklemenin görünüşe göre kontrolünde de metal kasa ile araç tabanı arasına kaydırmaz malzeme konulmadığının fark edilebilmesi ve aracın tüm kontrollerini yükleme öncesi yapmamış olması sebebiyle dava konusu olayda kusur durumunun yarı yarıya olduğunun değerlendirildiği, bu değerlendirmenin tüm dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususlara uygun düştüğü, bilirkişi raporunda dava konusu torna tezgahı fiyatının gerçek değerinin 182.500,00 USD olarak hesaplandığı, bu zararın 91.250,00 USD'sine davacı yanın, 91.250,00 USD'sine davalı yanın katlanması gerektiği, davalı taşıyıcının katlanması gereken zararın, sorumluluk sınırının altında kalması sebebiyle 91.250,00 USD'nin davalıdan tahsili şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 91.250,00 USD'nin 13.04.2017 tarihinden itibaren yıllık %5 oranı aşmamak kaydıyla kamu bankalarının Amerikan Doları mevduat hesabıyla açılmış bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak döviz faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.