Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri ve banka araçlı dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, adli para cezasının infazı hususunu da değerlendirerek oy birliğiyle onamıştır.
Özet: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, toplanan delillerle eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin kesin verilere dayandırıldığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği tespit edilerek, Anayasa Mahkemesinin TCK 53. maddesindeki bazı ibareleri iptal eden kararı ile adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak prosedürün infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme dikkate alınmış, sanık müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek yerel mahkeme kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/394 E. 2016/45 K.SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesinin ve sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,20.04.2026 tarihinde karar verildi.