ZMSS poliçeli aracın tek taraflı kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin temyizde, davalı sigortacının maluliyet, kusur ve tazminat hesabı itirazlarının reddi kararı.
Özet: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı davada, uyuşmazlık hakem heyeti kararı ve davalı itirazının reddi sonrası temyiz incelemesinde; sürücünün tam kusurlu olduğu, tazminat hesaplama yönteminin doğru olduğu ve davacının müterafik kusurunun bulunmadığı belirtilirken, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanması olduğu tespitine rağmen düzenlenen maluliyet raporunun dayandığı mevzuat hükümlerinin detaylı incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2025/815 E.  ,  2026/5592 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/1629 Değişik İş, 2024/1634 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2023 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosikletin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 506.370,11 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulüne, 405.096,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, davacının davaya konu kaza nedeniyle elde ettiği kazanımların hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, davaya konu kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin bir delilin bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyanın incelenmesinde, davacı yolcunun 21.04.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı, ... Şehir Hastanesinin 21.04.2023 kaza tarihli genel adli muayene raporunda, davacının trafik kazası nedeniyle geldiği, sol tarafta T3-4 düzeyinde ağrı, sağ cruriste(bacak) 4 cm abrazyon ve ağrı, sağ ayak 1.parmakta ağrı olduğu, ortopedi notunda sağ cruriste(bacak) 2 cm kesisi olduğu, çekilen grafilerinde osseöz(kemik) patalojisinin görülmediğinin kayıtlı olduğu, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.08.2023 tarihli raporunda, davacının davaya konu kaza nedeniyle yaralandığı, meydana gelen arızanın kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu kanaatinin bildirildiği, İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2024 tarihli ve 2024/600 Esas, 2024/286 Karar sayılı ilamı ile davacının basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, davalıya sigortalı aracın sürücüsü sanığın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın 2.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, HAGB'ye yer olmadığına karar verildiği, kararın 11.01.2025 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.05.2024 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.05.2023 tarihli (kazadan yaklaşık 13 gün sonra) sağ diz mr raporunda, proksimal tibiada (diz) fraktür (kırık) izlendiği, menisküste dejenerasyon, pcl liflerinde tibia düzeyinde tam kat rüptür (lif kopması) izlendiği, .... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.06.2023 tarihli (kazadan yaklaşık 2 ay sonra) sağ diz mrg raporunda, menisküste dejenerasyon, tibiada fraktür(kırık) izlendiği, patellada(diz) ödem ve lineer şüpheli fraktür(kırık) izlendiği belirtilerek diz eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle %5 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, ancak söz konusu araz ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının olup olmadığı, bu arazın kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun dosyadaki tedavi belgeleri ile rapor içeriğinden anlaşılamadığı, ayrıca raporun hazırlanması sırasında davacının söz konusu arızasının güncel durumunun anlaşılması amacıyla herhangi bir tıbbi görüntüleme yönteminin kullanılmadığı, davacının güncel film ve grafilerinin çekilmediği, davacı tarafça sunulan ve kazayla illiyet bağının olup olmadığı anlaşılamayan .... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin radyoloji raporları esas alınmak suretiyle davacının maluliyet oranının tespit edildiği, raporun yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının eksik kalan tedavi belgeleri ve özellikle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alındıktan sonra, davacının yaralanmasına ilişkin güncel film ve grafiler de çekilmek suretiyle yeniden muayenesi yapılarak, davaya konu trafik kazası nedeniyle ne oranda maluliyetin oluştuğu, davacıda tespit edilecek maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının bulunduğu heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.