10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, yargılama sürecindeki zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın temyiz dilekçesinin maddi hukuka ilişkin geçerli bir temyiz nedeni içerdiği kabul edilerek, ilgili suç için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin, bozma öncesi ilk hükmün verildiği tarih ile bozma sonrası ikinci hükmün verildiği tarihler arasında gerçekleştiği tespit edildiğinden, yerel mahkeme kararının bozulmasına ve bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği için sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/3201 E.  ,  2025/12317 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/710 E., 2024/840 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyizin reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 24.12.2024 tarihli temyiz dilekçesinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarih ve 2411-... sayılı kararında da açıklandığı üzere maddi hukuka ilişkin geçerli bir temyiz nedeni içerdiğinin kabul edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki aksi yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 23.11.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.10.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.