Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız tutukluluk nedeniyle fazladan cezaevinde kalma sonrası hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarı üzerine davacı ve davalı vekilinin temyiz başvurularını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının cinsel taciz ve silahla tehdit suçlarından yargılandığı davada tahliyesinin gecikmesi sonucu fazladan 169 gün haksız tutuklu kalması nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin reddettiği, bölge adliye mahkemesinin kısmen kabul ettiği, yüksek mahkemenin bozması sonrası yeniden ele alınarak davacıya 8.898,26 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminat hükmedilen karara karşı, her iki tarafın da tazminat miktarlarının düşük veya yüksek olduğu ve vekalet ücreti konularında temyiz başvurularının incelenmesini konu almaktadır.
12. Ceza Dairesi         2025/5696 E.  ,  2026/3479 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2046 E., 2025/758 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 20.00,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde belirtilen yasal şartları taşımadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak talebin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 8.898,26 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğine, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, reddedilen kısım yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/424 Esas - 2018/577 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cinsel taciz ve silahla tehdit suçlarından 23.03.2018 tarihinde tutuklandığı, 31.05.2018 tarihinde tahliye edildiği ancak tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle fiili tutukluluğun 16.11.2018 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle davacının 23.03.2018-16.11.2018 tarihleri arasında 238 gün tutuklu kaldığı, tutuklama müzekkeresinin cinsel taciz suçu yönünden infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda cinsel taciz suçu yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı, silahla tehdit suçu yönünden ise 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi üzerine hapis cezasının 8.100,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kararının 10.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacı vekilinin tazminat talebinin tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının fazladan cezaevinde kaldığı 31.05.2018-16.11.2018 tarihleri arasındaki 169 günlük süreye ilişkin olduğu, davacı hakkında hükmedilen hapis cezasının hatalı olarak adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün gerekçesine müdahale edilemeyeceği anlaşılarak, talebe konu davacının fazladan cezaevinde kaldığı 169 günlük süre yönünden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1-Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu ve haksız tutuklama nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde reddedilen toplam 31.101,74 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu görülmekle; 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2-Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.