Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan temyiz aşamasında sanığın vefatı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi ve eşyaların müsadere edilmesi.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanığın hükümden sonra temyiz aşamasında öldüğünün Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğiyle kesinleşmesi üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı doğrultusunda, ölümle ilgili somut bir şüphe veya müsadereye tabi eşya hakkında ayrıca bir aydınlatma gereksinimi bulunmadığı durumlarda kamu davasının düşürülmesi gerektiği belirtilerek, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmüş, hüküm bozulmuş, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine ve suç konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1319 Esas, 2024/644 KararSUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/1319 Esas, 2024/644 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: "Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hallerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin, b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hallerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hallerinde yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir."Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16.04.2026 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından;Açıklanan nedenle; sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2026 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, adli emanetin 2021/3325 sırasında kayıtlı suça konu eşyanın ve şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince müsaderesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.