Danıştay, KHK ile kapatılan üniversiteden Sultangazi Belediyesinin talep ettiği imar para cezasının 670 sayılı KHKdaki 60 günlük başvuru süresi aşıldığı için reddini inceliyor.
Özet: Sultangazi Belediyesi, Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan bir üniversiteye uygulanan imar para cezasının tahsili amacıyla yaptığı başvurunun reddine yönelik işlemin iptalini istemiştir. Ancak, 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan kurumlardan alacak taleplerinin, 670 sayılı KHKnın yürürlüğe girmesinden itibaren 60 gün içinde yapılması gerektiği ve belediyenin başvurusunun bu yasal sürenin çok dışında, 06/02/2018 tarihinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi ile Danıştay ilgili dairesi tarafından, yasal başvuru süresi şartının yerine getirilmemesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2067Karar No : 2025/1554 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... BelediyesiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Sultangazi Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararları ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin eki IV sayılı listesi ile kapatılan Murat Hüdavandigar Üniversitesi adına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi hükümleri uyarınca uygulanan toplam 307.522,33-TL imar para cezasının tahsili amacıyla yapılan 06/02/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği, Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun ... tarih ve ... sayılı işlemine yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 667 sayılı KHK'nın 2. maddesi uyarınca kapatılan Üniversitelerden borç ve yükümlülüğe ilişkin hak ileri süren ilgililerin 670 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ilgili idaresine başvurması gerektiği, davacının kapatılan Üniversiteden olan alacaklarının ödenmesi talebinin, 670 sayılı KHK'nin yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapılması gerekirken, 06/02/2018 tarihinde yapılan başvurunun yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine yönelik işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin davaya konu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 06/11/2023 tarih ve E:2020/1273, K:2023/15183 sayılı kararıyla; davacı Sultangazi Belediye Başkanlığı tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Hazineye devri yapılan Murat Hüdavendigar Üniversitesine, ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararı ile verilen 304.528,00-TL idari para cezası ile ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararı ile verilen 2.994,33-TL idari para cezasının toplamı 307.522,33-TL idari para cezasının ödenmesi istemiyle 06/02/2018 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu; bu başvurunun, KHK ile kapatılarak Hazineye devredilen kurum ve kuruluşların geçmiş dönem borçları için 670 sayılı KHK kapsamında başvuru süresi içerisinde İl KHK İşlemleri Bürolarına alacak başvurusunda bulunulması gerektiği, idari para cezasının ödenmesi kanuni süresinden sonra talep edildiğinden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle İstanbul Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedildiği; davacı Belediye Başkanlığı tarafından, ödeme talebinin reddine ilişkin anılan işleme 14/03/2018 tarihinde yapılan itirazın cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesi, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesi, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi, 6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrası ve 7091 sayılı Kanun ile kabul edilen, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları, 7082 sayılı Kanun ile kabul edilen, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesine yer verilerek;Anılan mevzuata göre, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum ve kuruluşların borç ve yükümlülüklerine ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 4. fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih olan 17/08/2016 tarihinden itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerektiği;Anayasa Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve Başvuru No:2017/32445 sayılı Bireysel başvuru kararında; 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında yapılan başvuruları kapsamayacağı yorumunun makul ve öngörülebilir olmayacağı, bu yorumun Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan güvence ile açıkça çelişeceği, hukuk kurallarının öngörülebilirlik ilkesiyle çelişen yorumları esas alınarak mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanunilik kriteri taşımayacağının belirtildiği;Anayasa Mahkemesinin anılan kararı ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 4. fıkrasındaki başvuru süresine ilişkin düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu fıkra kapsamındaki başvuruların 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında olduğu sonucuna varıldığı; Mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiği, hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının, kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi için en etkili yol olan yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesi olduğu, uyuşmazlığın esasının incelenmesini engelleyen yasal düzenleme veya uygulamanın, mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil edebildiği; Bu nedenle, davacı Belediye Başkanlığının, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca bir işlem veya eylemin yapılması için idareye her zaman başvurulabilmesi ve bu başvurunun sonucuna göre yasal süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilmesinin mümkün olduğunun kabulü gerektiği;Uyuşmazlıkta, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Hazineye devri yapılan Murat Hüdavendigar Üniversitesinden olan alacağının ödenmesi talebiyle, 06/02/2018 tarihinde, 2787 sayılı yazı ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, ödeme talebinin reddedilmesine 14/03/2018 tarih ve 6659 sayılı yazı ile itiraz edildiği, bu itirazın idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği;Bu durumda, yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında davacı Sultangazi Belediye Başkanlığının yaptığı başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında görülmesi ve bu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada borç ve alacak ilişkisinin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, ödeme talebinin 670 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği;Bu itibarla, anılan gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdari Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kamu alacağının tahsili için icra işlemlerine başlandığı, borçlu adına kayıtlı gayrimenkule Sultangazi Tapu Sicili Müdürlüğünün 25/12/2014 tarihli kamu haczinin tatbik edildiği, ancak Müdürlüğün 24/07/2016 tarihli müzekkeresi ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği anılan gayrimenkulün Maliye Hazinesine devredildiği ve kamu haczinin resen terkin edildiği bilgisinin verildiği, kamu alacaklarının tahsili usulünde 670 ve 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde öngörülen usulün uyugulanamayacağı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,4. 16/07/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 06/11/2023 tarih ve E:2020/1273, K:2023/15183 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.KARŞI OY XX- 7091 sayılı Kanun ile kabul edilen, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne ... gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir." kuralına yer verilmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında ise, "Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar." kuralı yer almıştır.Yukarıda yer verilen mevzuata göre, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum ve kuruluşların borç ve yükümlülüklerine ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 4. fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih olan 17/08/2016 tarihinden itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerekmektedir. Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacı Belediye Başkanlığı tarafından, mülkiyeti Murat Hüdavendigar Üniversitesine ait olan Sultangazi İlçesi ... ada, ... parsel ... kapı numaralı binada yapı ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığı gerekçesiyle ... tarih ... sayılı ve ... tarih ... sayılı Encümen Kararları ile toplam 307.522,33 TL idari para cezası verildiği, söz konusu idari para cezasının ödenmemesi nedeniyle anılan Belediyece kamu alacağının tahsili amacıyla icra işlemlerine başlandığı ve borçlunun adına kayıtlı gayrimenkule Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde ... tarih ve ... yevmiye sayılı yazı ile kamu haczi uygulandığı, ardından Sultangazi Tapu Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile borçlu adına kayıtlı ve hacizli olan taşınmazın 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. fıkrası gereğince Maliye Hazinesine devredildiği ve taşınmaz üzerindeki kamu haczinin resen terkin edildiği bilgisinin verildiği, davacı Belediye Başkanlığının 06/02/2018 tarihinde alacağının ödenmesi talebiyle ... sayılı yazı ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, ödeme talebinin reddedilmesine ... tarih ve ... sayılı yazı ile itiraz edildiği, bu itirazın idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği görülmektedir. Uyuşmazlık, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, 6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Murat Hüdavendigar Üniversitesine verilen idari para cezasının tahsili istemiyle yapılan başvurunun, yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı idarece reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. 667 sayılı KHK ile kapatılan Murat Hüdavendigar Üniversitesine uygulanan idari para cezası, hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idari bir işlem niteliğinde olup, yargı mercilerince iptal edilmediği sürece hukuk aleminde varlığını sürdürmektedir. Böyle bir idari işlemin iptali istemiyle dava açılmamışsa ya da dava açılmış ve reddedilmiş ise bu işlem hukuken kesinleşmiş bir idari işlem niteliği kazanmaktadır. Bu kapsamda uyuşmazlık konusu idari para cezası, tesis edildiği tarihten itibaren hukuki sonuçlarını kazanan ve sürdüren bir nitelik taşımaktadır. Bu işlemin hukuk aleminde varlığını sürdürmesi için başkaca yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Dolayısıyla 667 sayılı KHK ile kapatılan Murat Hüdavendigar Üniversitesine uygulanan idari para cezası, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekliyle ilgili idare tarafından ayrıca tespit gerektiren bir işlem değildir. Başka bir ifade ile idari para cezasının, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle ayrıca tevsik edilmesi gereken bir yönü bulunmamaktadır. Nitekim 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 5. fıkrasıyla KHK'lar kapsamında kapatılan kurumların borçlarının ödenmesinde takip edilecek sıralamaya yer verilmiş ve kapatılan kurumlarca kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlara ayrıca işaret edilmiş olup, kamu idarelerine olan borçlar herhangi bir işleme gerek olmaksızın yapılacak olan sıra cetveline kanunen dahil edilmiştir. Böylece kamu alacakları öncelikli alacak olarak kanunda belirlenmiştir. Bu bağlamda, davacı Belediye Başkanlığı tarafından 667 sayılı KHK ile kapatılan Murat Hüdavendigar Üniversitesine uygulanan idari para cezası, kamu idarelerine ödenmesi gereken diğer borçlar gibi 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 5. fıkrası uyarınca borçların ödenmesinde takip edilecek sıra cetveline kanunen ve doğrudan dahil edilecek olup, sıra cetveli oluşturuluncaya kadar kapatılan kurumdan alacaklı olan kamu idarelerinin sıralamaya dahil edilmek için herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın ilgili idareye başvurabileceği, yapılan sıra cetveline gerekirse itiraz edebileceği ve itirazın reddi halinde ayrıca dava açabileceği kuşkusuzdur. Bundan dolayı davacı Belediyenin 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 4. fıkrasına göre ilgili idareye başvurarak idari para cezasından kaynaklanan alacağını tespit ettirmesine ve bu amaçla bir başvuru yapmasına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı Belediye Başkanlığının idari para cezasının ödenmesi için yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada ödeme talebinin 670 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 17/08/2016 tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.