Marka tescil başvurusunda iltibas tehlikesi gerekçesiyle YIDK kararının iptali ve tescil talebinin, ilk derece ve istinaf mahkemelerince esastan reddinin temyizde onanması.
Özet: Davacı tarafından yapılan marka tescil başvurusu, davalıya ait tescilli markalarla görsel ve sesçil benzerlik ile emtia benzerliği nedeniyle iltibas tehlikesi oluşturduğu gerekçesiyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmiş; davacının bu karara karşı açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, başvuruyu reddeden kararı hukuka uygun bularak davanın esastan reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek davacının marka tescil talebi kesin olarak reddedilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5359 E.  ,  2026/2431 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/787 Esas, 2025/978 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/210 E., 2022/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/100919 sayılı "..." ibareli marka başvurusu yaptığını, davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara hem müvekkilinin hem de davalı şirketin itiraz ettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) müvekkili itirazının reddine karar verdiğini, davalı itirazını ise kabul ederek müvekkili başvurusunu reddettiğini, davacıya ait marka başvurusu ile davalının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, marka başvurusunun, redde mesnet markalardan farklılaştığını, özellikle müvekkili başvurusunun sonundaki "E" harfli şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağladığını, ayrıca taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin de kısmen farklı olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-3608 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile birleşen davanın davalısı şirketin 2011/... 61... /... sayılı "şekil+..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden emtia benzerliğinin de oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.